Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

244 sonuç · toplam 244 · “Beden” · 9/11

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cezb

Arapça kendine çekmek anlamına gelir. Allah’ın kulunu kendi hazretine çekmesi.Cezbu’l-Ervah : Ruhların çekilişi demektir. Münacat, muhataba, sırların müşahedesi ve kalplerin yücelmesi vs. gibi inayet ve tevfikten ibarettir. Harraz bu konuda…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Devir

Arapça dönmek demektir. Maddi olarak görülen şu âleme düşen bir mevcut, önce cemad (cansız), sonra bitki, sonra hayvan, sonra insan şekillerinde tecelli eder, ve sonunda da “insan-ı kâmil” şekline dönüşür, Hakk’a vasıl olur. insan-ı Kâmil’e…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Eğilen Boyun Vurulmaz

Yaptığı kusuru anlayıp özür dileyen, affını taleb eden kişinin bağışlanmasının, mürüvvetten olduğunu bildiren iki atasözüdür. Tıpkı Allah’a yapılan tövbelerde kulun, Allah’a, yaptığı kusurları dili ile ifade ve itiraf edişi ve ondan vazgeçt…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ene Ente-Ente Ene

Arapça, ben senim-sen bensin” anlamında bir ifade. Âşık maşuk birliğini ifade eder. Bu, iki bedende bir can gibi olmayı gösterir. Bu, sevginin tamlığı için varılması gereken bir noktadır.

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gaşyet

Arapça, kendinden geçmeyi ifâde eden bir kelimedir. Üzerine gelen vârid (hâl) sebebiyle, kulun kalbinin gaybet bulması, gayb tefekküründe boğulması, dışarıda vuku bulan olaylardan, tam anlamıyla habersiz hâle gelmesi. Bu, kulun beden azalar…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hatra

Arapça, kalbe gelen şeye denir. Kâşânî’ye göre hatra, kulu karşı konulmaz biçimde Rabbisine çağıran sebebe denir.

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Haydar (haydariyye)

Göğsü ancak kavuşabilecek kadar dar, yakasız, kolsuz, bele kadar gelen bir üst elbisesidir. Bunun üzerine hırka giyilir. Omuz başlarına doğru sarkan ve birer kavis teşkil eden uçları vardır. Omuzbaşları karşılıklı ha (^), yaka dal (j), bede…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hazra-Hadra

Arapça, hazır olmak, gelmek anlamında bir kelime. Kuzey Afrika’da yaygın olan Şaziliyye’nin zikir toplantılarına hazra (veya hadra) denir. Talebeler için yapılan günlük hazralarda, akaid, tefsir, fıkıh, hadis dersleri okunur. Bir de haftalı…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hırka-İ Huzeyfe

Arapça, Huzeyfe’nin hırkası demektir. Hasan-i Basrî yoluyla tanınan ve silsilesi, sahabeden Huzeyfe’de sonuçlanan tarikatlarda, müride, bağlandığı mürşidlerce giydirilen taç ile hırkaya veya hırkaya denir.

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hırka-İ Tevbe

Arapça, tevbe hırkası demektir. Günahdan tevbeye karar vermiş, hazırlık aşamasındaki derviş (tâlib) lerin giydiği hırkaya “hırka-i tevbe” denir.

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

La İllâ

La, Arapça’da olumsuzluk, illâ da, istisna edatıdır. La, nefy, illâ ise isbât ifadesidir, ikisi aynı cümlede bulunursa, La, vahdet-i vücud açısından Allah’tan başka varlığın bulunmadığını, O’ndan gayrisinin yokluğunu ifâde etmektedir. Varlı…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Latîfetü’l-İnsaniyye

İnsanî latîfe demektir. Tehânevî, insanî latîfenin nefs-i natıkadan ibaret olduğunu söyler. Keşfu’l-Lüğat’da insanî latîfenin, ruhun hakikati olduğu kaydedilir. Kâşânî buna kalp adını verir. Kalp insanî latîfedir. Kâşânî devamla şöyle der:…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Meclis-İ Meşayıh

Şeyhler konseyi anlamında Arapça bir izafet terkibi. Tekkelerin işleriyle meşgul olan ve meşihat dâiresi tarafından kurulan bir teşekkül. Görevi, tekkelerin tarikat usûllerine göre, idarelerini temin ve tekke şeyhliklerine faziletli ve aydı…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mekke

Müslümanların beş vakit namazda yöneldiği, Ka’be’nin bulunduğu, Hicaz bölgesindeki şehir. Sûfiyyenin ileri gelenleri, Mekke’de mücavir olarak, mukaddes yerlerde, kendilerini kulluğa hasrederlerdi. Mekke’deki bu makamın, ahlâkı olgunlaştırıp…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Onbeşler

Onbeş kişiden oluşan ricalu’l-gaybe denir. Bunlar, mü’min kâfir ayırımı yapmadan, herkese şefkat ve merhametle davranırlar.

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ser-Tabbah

Farsça-Arapça, baş ahçı anlamındadır. Mevlevî tabiridir. Mevlevîlikte, Konya’daki Mevlana makamında, Ser-tarik dede’den sonra gelen bir rütbeye sahipti. Tekkenin maddi-dünyevi işleri, sert-tabbah’a bırakılmıştı. Yeni intisab edenlerin terbi…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Uubûde

Arapça, kulluk anlamındadır. Ubûde; Allah’ı sevmek, O’ndan utanmak, korkmak ve O’nu yüceltmek üzere kulluk yapmaya denir. Ubûde, ubûdiyyetten daha üstündür. Aynı şekilde ubudiyet de ibâdetten üstündür. İbadetin, mahalli beden olup emri yeri…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'kûl İlimler

His organları ile duyularak, akıl ile incelenerek, tecrübe (deney, gözlem) ile ve hesâb edilerek elde edilen ilimler, fen bilgileri. Ma'kûl ilimler, matematik, mantık, fizik ve kimyâ gibi tecrübî ilimlerdir. İslâmiyet bunları men etmez, emr…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Medeniyyet

Memleketleri îmâr edip, insanları râhat ve huzûra kavuşturmak. Medeniyyet; tâmir-i bilâd ve terfih-i ibâddır, yâni beldeleri îmâr etmek, binâlar, fabrikalar yaparak, memleketleri kalkındırmak ve fenni ve her çeşit gelirleri milletlerin hürr…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mescid-İ Aksâ

Kudüs'te Süleymân aleyhisselâm tarafından yaptırılan mescid. Beyt-i Mukaddes (Makdis). Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: (Her türlü noksanlıktan) münezzeh bulunan (Allah) , kulunu (Muhammed sallallahü aleyhi ve sellemi) gecele…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mescid-İ Dırâr

Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz zamânında münâfıkların (inanmadıkları hâlde, müslüman görünenlerin) fitne, fesâd yuvası ve silah deposu olarak Kubâ'da yaptırdıkları mescid. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki:…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Meyl-İ Tabî'î

İç güdü. İnsanın irâdesi dışında, yaratılıştan olan meyl, bedenin istemesi. Allahü teâlâdan başka bir şeyi sevmek iki türlü olur: Birincisi; bir mahlûku, varlığı kalb ile ve beden ile birlikte sevmek, ona kavuşmak istemektir. Câhillerin sev…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Minâ

Mekke-i mükerremenin doğusundaki dağların eteğinden Arafât'a giden yol üzerinde bulunan yer. Hac ibâdeti esnâsında kurban kesmek ve cemre (şeytan) taşlamak için buraya gidilir. İbrâhim aleyhisselâm, kurban etmek için, oğlu İsmâil'i buraya g…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rızk (rızık)

Allahü teâlânın takdir ettiği maddî ve mânevî nîmet, kısmet. Yiyecek, içecek, giyecek ve barınacak yer. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Dünyâdaki maddî ve mânevî bütün rızıklarını aralarında taksim ettik. (Zührûf sûresi :…

↗