Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

163 sonuç · toplam 163 · “sahih” · 6/7

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Hasen

Bildirenler (râvîler) sâdık (doğru) ve emîn (güvenilir) olmakla beraber hâfızası, anlayışı sahîh hadîsleri bildirenler kadar kuvvetli olmayan kimselerin bildirdiği hadîs-i şerîfler. YüceAllah, can boğaza gelmedikçe, (îmânlı) kulunun tövbesi…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Mevdû

Bir hadîs imâmının şartlarına uymayan hadîs-i şerîfler. Bir müctehid (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden hüküm çıkaran âlim), bir hadîsin sahîh (doğru) olması için, lüzûm gördüğü şartları taşımıyan bir hadîs için; "Benim mezhebimin usûlün…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hükm (hüküm)

Bir dâvâ, bir mes'ele, bir kişi hakkında verilen karar, emir. Allahü teâlânın mü'minler hakkındaki hükmüne hayret ettim. Ona genişlik taktîr eder ve kulu buna râzı olursa, kulun hakkında hayırlı olur. Şâyet darlık ile hükmeder de yine kulu…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Seyyid-Ül-İstiğfâr

Duâ ve istiğfârların başı. İstiğfâr duâlarının büyüğü. Allahü teâlâdan günâhın bağışlanmasını istemek için yapılacak duâların en üstünü, en kıymetlisi. "Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. İbâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ancak sen varsın. Beni…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sırât-I Müstekîm

İslâmiyet'in gösterdiği doğru yol. Allahü teâlâ âyet-i kerimelerde meâlen buyuruyor ki: Ey âdemoğulları! Şeytana itâat etmeyin; o size apaçık bir düşmandır, diye size öğüd vermedim mi? Bir de bana ibâdet edin; sırât-ı müstekîm budur ( diye…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Südüs

Altıda bir. Ferâiz ilminde yâni İslâm mîras hukûkunda bildirilen altıda bir hisse (pay). Südüs hisseyi yedi kimse alır. Ölenin babası, anası, sahîh dede ve nineler, oğlunun kızları, babadan kız kardeş, anadan kardeş. (M. Mevkûfâtî)

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünnet-İ Hasene

İlk asırda (Resûlullah efendimiz ve O'nun arkadaşları olan Eshâb-ı kirâm zamânında) asılları îtibâriyle bulunan, sonraları daha da geliştirilen, minâre, mektep yapmak ve kitâb yazmak gibi, İslâm'ın izin verdiği, hattâ emrettiği güzel ve fay…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünnet-İ Seyyie

İslâmiyet'in yasak ettiği, sonradan ortaya çıkan, kötü, beğenilmeyen şeyler. Peygamber efendimiz ve dört halîfesinin zamânında bulunmayıp da, onlardan sonra, dinde meydana çıkarılan ibâdet olarak yapılan şeyler. Bid'at. (Bkz. Bid'at) ...Bir…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Allah Deyip Dururuz

Bu ifadelerin dayandığı olay şöyle nakledilir : Bir gün Bektaşî, Mevlevî’ye sormuş :Ne der de dönersiniz? Mevlevî de;Allah deyip döneriz, demiş. Bektaşî bu sözü duyunca şu karşılığı vermiş :Biz de Allah deyip dururuz.Bu anlatıma bakılırsa M…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İctihâd

İnsan gücünün yettiği kadar zahmet çekerek, çalışma. Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan işlerin hükümlerini açıkça bildirilenlere benzeterek meydana çıkarma. (Bkz. Müctehid) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sell…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İftitâh Tekbîri

Başlama tekbîri. Namazın evvelinde "Allahü ekber" demek. Buna Tahrîme tekbîri de denir. Bir gün Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem namaz kılarken bir kimse sabah namazında iftitâh tekbîrine yetişemedi. Bir köle âzâd etti (serbest bırakt…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İhtiyât

Dîne uygun olmayan bir işi yapma şüphesinden kurtulmak için, tedbirli hareket etme. Hanefî mezhebi âlimlerinin çoğuna göre (sabahleyin) ufkun bir yerinde beyazlık başlayınca, (imsak vakti) olup, oruca başlanır. Bundan (6-10 dakika) sonra be…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İkrâh-I Gayr-İ Mülcî

Mülcî olmayan ikrâh. Bir kimseyi istemediği bir sözü veya işi yapmaya zorlarken tam şiddet kullanmama. İkrâh-ı gayr-i mülcî ile kan, domuz yinmez, şarap içilmez ve müslümanın malı telef edilmez (zarar verilmez). (Ali Haydar Efendi) İkrâh-ı…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

îmân-I İcmâlî

Kısaca inanmak, Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Allahü teâlâdan ne bildirmiş ise, hepsine inandım, demek. Mü'min olmak için, inanılacak şeyleri ayrı ayrı bilmek lâzım değildir. Bunlara, îmân-ı icmâlî ile îmân etmek, inanma…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

îsâ Aleyhisselâm

İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Yeni bir din getiren peygamber olup, kendisine dört büyük kitaptan biri olan İncîl verildi (Bkz. İncîl). Annesinin adı Meryem'dir. Allahü teâlâ onu babasız yarattı. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstinbât

Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş hükümleri, bilgileri, açıkça bildirilenlere benzeterek, meydana çıkarmak. Eshâb-ı kirâmdan radıyallahü anhüm ecmaîn sonra gelen müctehidlerin en büyüğü İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'dir…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Anka

Halk arasında, ismi olup, cismi bulunmayan mitolojik bir kuşa verilen isimdir. Misli az bulunan şeyler hakkında da kullanılır. Mutasavvıflar bunu, vücutta taayyünü olmayan, yalnız zihinde suret bulan heyula diye tarif ederler. Eski edebiyat…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Debûr

Arapça. Batıdan esen ve Ad kavmini helak eden rüzgarın adı. Nefsin hevâsmın hücumu ve nefsi istilâ etmesi, kelimenin ıstılah anlamını tarif eder. Bunun zıddı, Doğu rüzgarıdır ki, Saba rüzgarı diye anılır. Bu da, ruhun eğiliminin ağır basıp…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hubs

Arapça, herhangi birşeyin kötü, çirkin ve bozuk olması anlamında kullanılan bir masdar. Mekruh (çirkin) olan şeylere, hubs denir. Âlem, vahdet-i vücûd telakkisine göre Hakk’ın suretidir. Bu yönüyle âlem, temelde iyidir. “Eşyada temel veya e…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İhsâ

Arapça, saymak, ama teker teker saymak demektir, ilâhî isimlerin sayılması, yaratılışa ait şekillerden fani olunca, hazret-i vahidiyyette onları gerçekleştirmekle olur. Beka, Hazret-i ehadiyyette beka iledir. Esma-i İlâhînin sayılması, o is…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Na’t

Arapça, vasıf, özellik, övmek anlamına bir kelime. Tasavvufta, vasfedenlerin, vasfedilenin fiil, hüküm ve ahlâkından haber vermesidir. Na’t, vasf ile aynı manada olmakla birlikte, vasf mücmel, na’t ise, fark’tır. Zat kendi nefsiyle kâim ola…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mâliyyet (mâliyet)

Alış fiyatı ile birlikte taşıma ile işçilik ücretleri, vergi gibi masrafların hepsi. Semenin (bedelin) cinsi söylenmedi ise, söz kesilirken orada kullanılan semen anlaşılır.Burada, piyasadaki paraların mâliyeti ve revâcı, yâni geçer kıymeti…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Revâtib Sünnetler

Peygamber efendimizin beş vakit namazın farzından önce veya sonra devamlı kıldığı müekked sünnetler. Revâtib sünnetler, sünnet-i hüdâ olup, bunlar İslâm dîninin şiârıdır (alâmetidir). Bu ümmete mahsusturlar. (Abdülganî Nablüsî) Revâtib sünn…

↗
24
Mekân · Bağlam eşleşmesi

Karaman’daki müstakil türbesi

Karaman · Türkiye · Safer 1010 sonlarında vefat edince defnedildiği, Karaman yakınındaki müstakil türbe. İlişkili kişi dosyası Hamîdî Seyfullah Efendi : Hamîdî Seyfullah Efendi (ö. Safer 1010/Ağustos 1601), Hamid vilâyetinden yetişerek Şah-…

↗