Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

616 sonuç · toplam 616 · “Mevlevi” · 19/26

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mesnevî-Hanlık Kürsüsü

Mevlevî tekkelerinde, Mesnevî takrirlerinin yapılması için, yanyana konan iki kürsüye denir. Bu kürsülerden birine Mesnevî-hân, diğerine Kârî Dede otururdu. Mesnevî-hân, ders takririni yaparken, Mesnevî’yi ezberden okur, hatırlayamazsa, yan…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mezheb-Meşreb

Arapça’da, mezheb, gidilecek yol, meşreb, su içilecek yer demektir. Istılahî olarak, islam dinini İmam-ı Âzam, imam Malik, İmam Süfyan-ı Sevrî gibi bilginlerin anlayışlarına, görüşlerine uyarak yaşamaktır. Bu imamların görüşlerine mezheb de…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muhib

Arapça, seven demektir. Tasavvuf yolunu ve o yolda gidenleri seveni ifade eder. Tasavvuf yolunu seven, fakat o yola girmemiş kişiye muhib derler. Bektaşîlik’te Muhiblik ilk derecedir. Bundan sonra dervişlik, babalık ve halifelik gelir. Mevl…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mukâbele-İ Şerif

Arapça, şerefli mukabele demektir. Mevlevi zikr tören(ayin)ine, Mukâbele-i Şerif denirdi. Bütün muhiblerin iştirakini sağlamak üzere, tatil olan cuma günü yapılırdı.

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mutrib-Hâne

Mevlevî tabiri. Ney, kudüm çalan ve ayin okuyan (ayinhan)ların bulunduğu özel yer (mahfil)e mutrib-hâne denir.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Pây-I Mâcân

Mevlevîler bu tâbiri “ayakkabılık” anlamında deyimleştirmişlerdir. Tasavvufî edebe aykırı hareket eden bir derviş, ayakkabılıkta sağ kulağı sol elinde, sol kulağı sağ elinde olarak tek ayak üzerinde bir süre durma cezasına çarptırılırdı. Bu…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Pazarcı Maşası

Mevlevî terimlerindendir. Pazarcı beline demir takıp, tekkenin levazımını tedarik için pazara giderdi. Pazarcının beline takdığı demire pazarcı maşası denir. Pazar esnafı, bu demiri görünce, pazarcıya vereceği, satacağı malda indirim yapard…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Pirinç Meydanı

Mevlevi tâbiri. Büyük dergahta, dervişlerin topluca pirinç ayıkladıkları yere denir.

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Piş Kadem

Farsça-Arapça bir kelime olup ön adım demektir. Tekkelerde âyini idare eden naib için kullanılır bir tâbirdir. Bu vazifeyi gören derviş, şeyhin muavini sayılırdı. Mevlevîlerde, Çelebi Efendi’nin yardımcısına, bu tâbir yerine “tarikatçı” tâb…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sabah Meydanı

Mevlevî tâbiridir. Erbain çıkarmış veya kapıdan geçirilmiş dervişlerin sabahleyin toplandıkları yere, sabah meydanı denir. Burada dervişler, “işrâk Namazı”nın vaktini (güneş doğuşundan kırk beş dakika sonra) istiğfar, tefekkür ve Kur’ân oku…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Saka Postu

Mevlevî-hanelerde, Bektaşî tekkelerinde suculuk görevini yapanların oturdukları yere (daha doğrusu posta) verilen addır. Saka postu, mutfak kapısının yanıbaşında bulunurdu.

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Saka Yeri

Mevlevî tekkelerinde dervişliğe soyunmak isteyenler, mutfak kapısının yanındaki saka postunda, üç gün oturma tecrübesinden geçerdi. Bunu başarırsa hizmete girebilirdi. Bu post üzerinde, tarikata girecek kişi, diz üstü üç gün tefekkür ve mur…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Secde-İ Şükür

Arapça, şükür secdesi anlamına bir ifade. Mevleviler, namaz kıldıktan sonra, namaz kılma nimetine muvvaffak kılması sebebiyle, Allah’a teşekkür için, şükür secdesi yaparlardı.

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sefer Gülbangi

Mevlevî tâbiridir. Dedeler ve muhiblerden birinin, Konya’ya veya Hac amacıyla, Mekke’ye gitmesi sırasında okunan gülbanktir. Derviş, yola çıkarken, dede ve diğer dervişler (canlar) kendisiyle musafaha yapar, daha sonra Dede Efendi dua ederd…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Selâm Başı

Mevlevi tâbiridir. Mevlevi âyinleri dört selâm, yani dört fasıldan ibarettir. Bir faslın bitmesine, “selâm başı” denir. Dördüncü selamdan sonra şeyh, postundan bir kaç adım yürüyerek hırkası ile, yani kollarını açmadan sema ederdi. Ayrıca,…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Selam Secdesi

Saygı maksadıyla, şer’î ölçüler içinde yere kapanma. Allah’tan başkasına yapılan bu secdelere, Kur’ândan örnekler şunlardır: 1. Meleklerin Allah’ın emri üzerine Hz, Adem’e secde etmesi(Bakara/34). 2. Hz. Yakub’un eşi ve onbir çocuğu ile bir…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Semâ-I Râh

Mevlevi tâbiridir. Kelime Farsça’da yol semâ’ı demektir. Yolda yapılan semâ’a denir. Mevlana, Konya’da Varakçılar Çarşısı’ndan geçerken, Selahaddin Zerkub’un ardarda inen çekicinin sesinden etkilenip yol ortasında semâ’a başlamıştı. Bayram…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sema’ Meşki

Meşk; örnek, iyi yazı anlamında Arapça bir kelime. Ders, musikide bir parçayı öğretmek, örnek bir yazı alıp ona bakıp aynısını yazmaya çalışmak, yani örneği taklid yolu ile öğrenmek mânâlarına gelir. Mevlevîliğe yeni giren (nevniyâz)’in, se…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sema Tahtası

Mevlevîlikte yeni dervişlerin, semâ’ı meşkettikleri, ortasında çivi bulunan, dört köşe, ceviz veya ıhlamur ağacından bir tahta.

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sema Tekbiri

Şeyh tarafından sikkenin yeni müridin başına, tekbirle giydirilmesi. Mevlevîliğin önemli âdetlerinden biri idi. Yeni mürid, mutfak işi ve meşkle meşgul olurdu.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zen Başı

Mevlevi ayini sırasında, sema’hane’de dolaşıp, sema’ edenlerin birbirine çarpmamalarını ve düzeni bozmamalarını sağlayan dede’ye, “sema-zen başı” denir. Sema’zen başı, sema’ı iyi yapanlardan olurdu. Sema’zen başı, sema’ sırasında, hırka giy…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ser-Kudûmî

Mevlevî tabiri olup, kudüm çalan (Kudum-zen) larm başına, “Ser-Kudûmî” denir. Mevlevî ayinini idare eden kişi. Bu görevi yapanlar, Mevlevî erkanına dahildir. Bir kısım erkan evlenemediği halde, bunlar evlenebilirdi.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ser-Pâ Etmek

Farsça, başı ayak etmek, demektir. Mevlevîlikte, kusur işleyen bir müridin cezalandırılması olayına, ser-pa etmek denir. Aşçıbaşı veya (Konya’daki dergahta) tarikatçı tarafından, suçlu müridin semahane, yahut meydan’da sikkesi alınır, ayakk…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ser-Tabbah

Farsça-Arapça, baş ahçı anlamındadır. Mevlevî tabiridir. Mevlevîlikte, Konya’daki Mevlana makamında, Ser-tarik dede’den sonra gelen bir rütbeye sahipti. Tekkenin maddi-dünyevi işleri, sert-tabbah’a bırakılmıştı. Yeni intisab edenlerin terbi…

↗