ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
732 sonuç · toplam 732 · “şifâ” · 17/31
01Abdu’r-Râfi’
er-Râfi’, yücelten demektir. Her şeyin üzerinde yükselen kula, Abdu’r-Râfi’ denir. O’nun ona nazarı, siva (diğer) ve gayr (başka)’ın nazarı iledir. Dereceleri yükselten, Hak ile kaim olmasından dolayı, nefsini kendi rütbesinden yukarı kaldı…
Kadîm
Başlangıcı olmayan. 1. Allahü teâlânın zâtına âit sıfatlarından. Varlığının evveli, başlangıcı olmayan. Biliniz ki, Allahü teâlâ kadîm olan zâtı ile vardır. O'ndan başka her şey, O'nun var etmesi ile var olmuş, O'nun yaratması ile yokluktan…
Hakâiku’l-Esmâ
Arapça, isimlerin gerçekleri demektir. Zatın ta’ayyünâtıyla, o ta’ayyünât arasındakinisbetler yerinde kullanılan bir tâbirdir. Nisbetler denilen şeyler, bir takım sıfatlardır ki, insanlar o sıfatlarla birbirinden ayrılır.
Kabz Ve Bast
Tasavvuf yolunda ilerleyenlerde görülen sıkıntı ve ferahlık. Kabz (sıkıntı, daralma) ve bast (ferahlık ve genişlik) insanı uçuran iki kanat gibidir. Kabz hâli gelince üzülmeyiniz. Bast sâhibi olunca da sevinmeyiniz. (İmâm-ı Rabbânî) Hâlleri…
Bâde-Fürûş
Farsça, bileşik sıfat olup şarap satan demektir. Tasavvuf edebiyatında kullanılmış bir terimdir. Şeyh, mürşid karşılığında kullanılmıştır. Bektaşî geleneğinde, kıyamet günü kevserin sunucusunun Hz. Ali olacağını bildiren bir hadîse dayanıla…
Rukumu’l-Ulum
Arapça, ilimlerin resimleri demektir. Bu, insan şuurudur. Alîm, Semî, Basîr gibi, insanda ve Hak’da ortak olarak zuhur eden sıfatları sebebiyle, kendini bilen, Rabbini bilir.
Ebced Hesâbı
Her harfi bir rakamı gösteren arabî harflerle yazılı sekiz kelimeden meydana gelen bir hesab sistemi. Hâdiselerin zamânının tesbiti ve hatırda daha kolay kalması için rakamları harf olan târih düşürme sanatı. Ebced hesâbında, harflerin sayı…
Burak
Peygamber efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gece (mîrac gecesinde) üzerine bindiği ve kendisini Mekke'den Kudüs-ü şerîfe kadar götüren (taşıyan) Cennet hayvanı. Burak, dünyâ hayvanlarından değildir. Erkekliği v…
Mıska
Şifâ âyet-i kerîme ve duâlarının yazılı olduğu kâğıt, muska. (Bkz. Rukye) Kur'ân-ı kerîm ile ve duâ ile olan mıskaları yapmak ve kullanmak câizdir ve insanı korurlar. Kur'ân-ı kerîm maddî ve mânevî her derde şifâdır ve her harf mübârektir,…
Kabr Ziyâreti
Ölümü ve âhireti hatırlayıp ibret almak, mezarlıkta medfûn (gömülü) olanlara duâ etmek ve Kur'ân-ı kerîm okumak ve velî olan ölülerin rûhlarından istifâde etmek maksadıyla bir kabre veya mezarlığa gitmek. Kabir ziyâretini önce yasaklamıştım…
Mebde' Ve Meâd
Başlangıç ve sonuç, dünyâ ve âhiret; mahlûkların (yaratılmışların) nereden ve nasıl vücûda geldiği, onları kimin yarattığı, yaratılış hikmetleri, sonunda ne olacakları ve ölümden sonraki hâlleri. Kelâm; Allahü teâlânın zât ve sıfatlarından,…
A'lâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen yedinci sûresi. A'lâ sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). On dokuz âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i kerîmedeki (en yüce) mânâsına gelen "A'lâ" kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede, Allahü teâlânın her türl…
âl-İ İmrân Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin üçüncü sûresi. Âl-i İmrân sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). İki yüz âyet-i kerîmedir. Otuz üçüncü âyet-i kerîmede geçen Âl-i İmrân kelimesi sûreye isim olmuştur.Sûrede, Allahü teâlânın birliği, yüce sı…
Hâdî (el-Hâdî)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarından dilediğine doğru yolu gösteren, kullarının havâssına (seçilmişlerine) doğrudan insanların avâmına (havâsstan aşağı derecede olanlara) yarattıkları varlıkları vâsıtasıyla k…
Ezelî
Öncesi, başlangıcı olmayan. Allahü teâlâ kadîmdir, ezelîdir. Varlığının başlangıcı yoktur, varlığından önce yok değildi. Hep var idi. Hiç bir zaman da yok olmaz. O'ndan başka hiç bir varlık, kadîm, ezelî değildir. (İmâm-ı Rabbânî) Biliniz k…
Allah (celle Celâlühü)
Esmâ-i hüsnâdan. Varlığı muhakkak lâzım olan, îmân ve ibâdet edilecek hakîkî mâbûd. Her şeyi yoktan var eden yüce yaratıcı. Allahü teâlâ zâtı ile vardır. Varlığı kendi kendiyledir. Şimdi var olduğu gibi, hep vardır ve hep var olacaktır. Var…
Küfv (küfüv)
Eş, denk. Evlenecek kız ile erkeğin din bilgileri, takvâ (haramlardan kaçmak), neseb (soy), mevki ve servet bakımından denk olması. Yâ Ali! Üç şeyi geciktirme! Namazı evvel vaktinde (girince) kıl! Hazırlanmış cenâzenin namazını hemen kıl! D…
Küllî İrâde
Allahü teâlânın başlangıcı ve sonu olmayan irâde (dileme) sıfatı. (Bkz. İrâde)
Asl
1. Kök, temel, esas. Nefsin hastalıklarını tedâvî eden şeylerin aslı beştir. 1) Az yemek, mideyi fazla doldurmamak, 2)Başa gelen işlerden Allahü teâlâya sığınmak, 3) Fitne yerlerinden kaçmak, 4) Devamlı istiğfar ve Resûlullah efendimize sal…
âyât-I Hırz
Okunduğunda veya üzerinde taşındığında Allahü teâlânın muhâfazasına (korumasına) kavuşmaya vesîle (sebeb) olan âyet-i kerîmeler. Bir köylü, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu söyledi. "H…
âyet-El Kürsî
Kur'ân-ı kerîmde Bekara sûresinin, fazîletiyle bilinen 255. âyet-i kerîmesi. Kur'ân-ı kerîmdeki âyetlerin en üstünü Bekara sûresinde bulunan Âyet-el-kürsî'dir. Bu âyet, bir evde okunduğu zaman, şeytan muhakkak oradan uzaklaşır. (Hadîs-i şer…
Cism
1. Boşlukta yer kaplayan şekil almış veya başka bir şekle giren madde. Bu dünyâda her cisim kendine mahsus sıfatları, özellikleri ile tanınmaktadır. Her cism, birer elementler ve bileşikler yığınıdır. Elementler, bileşikten bileşiğe geçerek…
Fâil-İ Muhtâr
İstediğini yapan. Allahü teâlâ fâil-i muhtârdır. Hiçbir işi yapmaya mecbûr değildir. Yaptıkları şey için de kimse O'na bunu niçin yaptın diyemez. Eski Yunan felsefecileri, akılları ermediğinden, Allahü teâlânın fâil-i muhtâr olduğunu inkâr…
Bey'-İ Fâsid
Aslı İslâmiyet'e uygun, fakat sıfatı uygun olmayan satış. Bir kimse satın aldığı bir malın bedeli olan paranın yarısını peşin verip, yarısını da yolcum gelince vereyim dese, bu alış-veriş Bey'-i fâsid olur. Çünkü yolcunun geleceği târih yân…