Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

12 sonuç · toplam 22 · “Merg” · 1/1

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Merg

Ölüm. tas. Madde elbisesini çıkarıp atmak, dünyayla bağları koparmak, ilgiyi kesmek, mana âlemine yönelerek isim, sıfat ve zatta fani olmak. Dört çeşit ölüm vardır: Zillet ve lanetli ölüm, kâfirlerin ölümü; hasret ölümü, günahkârların ölümü…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ars

Feleklerin felegi, en büyük felek, taht, mülk, hâkimiyet, ihata, zuhur, tecelli, tas a Azamet mazharı, tecelli mahalli, zatın hususiyeti, cism-i külli (cik 11:5). b Allah'ın mukayyet isimlerinin istikrar mahalli. c Külli cisim, mutlak varlı…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kanberiye

Hz. Ali'nin Sadık ve vefakâr kölesi Kanber'e nispet edilen, ehl-i beyte bağlılığı, erenlere hizmeti ve mücerretliği simgeleyen, baba tarafından tekbir getirilerek kuşatılan bir kemer (Grp 186), Kandil geceleri tar. يل) 4:3) Bkz. İhya gecele…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mehr (mehir)

Erkeğin evlenirken kadına vereceği ve kadının hakkı olan altın, gümüş veya her hangi bir mal yâhut menfaat. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Nikâh ettiğiniz kadınların mehirlerini seve seve verin. Şâyet ondan bir kısmını gönü…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Eshâb-I Tercîh

Hanefî mezhebinde, fıkıh âlimlerinin beşinci tabakası. Bunlar, ictihâd gücüne sâhib olmayan, sâdece bağlı oldukları mezhebdeki müctehidlerin ictihadları (verdikleri hükümleri) arasından delili kuvvetli olan ictihâdı seçen âlimlerdir. Kudûrî…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yemîn-İ Gâmûs

Günâha ve Cehennem'e sokan yemin. Geçmişteki bir şey için, bile bile yalan söyleyerek, yemin etmek. Yemîn-i gâmûs eden kimse için peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: Kim yalan yere yemîn ederse, Allahü teâlâ onu Cehennem'e koyar. (Mergin…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sâime

Senenin yarısından fazla, meralarda, kırlarda sırf sütleri alınmak veya üreme ve beslenmeleri için otlatılan (koyun, keçi, sığır, manda, at ve deve cinsinden olan), ehlî hayvanlar. Sâime hayvan sayısı nisâb miktârı olduktan (zekât sınırına…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Süftece

Tahrîmen mekrûh olan bir havâle şekli. Yolcuya borç verip, gittiğin yerde, falancaya ödeyeceksin demek. Süftece yoluyla borc vermek tahrîmen mekrûhtur. Çünkü emânet olarak vermeyip süftece yolunu tercih etmenin sebebi, paranın yolda kaybolm…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İsfâr

Sabah namazını ortalık aydınlanıncaya kadar geciktirmek. Sabah namazını isfâr ediniz. Bunun ecri, sevâbı çoktur. (Hadîs-i şerîf-Nasb-ur-Râye) Sabah namazını her mevsimde isfâr etmek, müstehabdır. Bu geciktirmeler, hep cemâat ile kılanlar iç…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lukata

Yolda veya başka bir yerde bulunup da, sâhibi bilinmeyen mal. Lukata, bulanın elinde emânet hükmündedir, yâni o mal, mülk edinmek için değil, başkası nâmına muhâfaza etmek (korumak) için alınır. Ancak sâhibi bulunmazsa ve fakir ise kendi ku…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yetim

Ergenlik çağına ulaşmadan babasını kaybetmiş çocuk. Anne-babasını veya annesini kaybeden çocuk için günlük dilde daha geniş kullanılabilir. Kur’ân yetimin malını korumayı, ona iyi davranmayı ve hakkını gözetmeyi ısrarla emreder. Vesayet alt…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

dis şakku’l-kamer

G>öll ja) bk. bir inşikâku’l-kamer en

↗