ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
140 sonuç · toplam 289 · “ulûm” · 6/6
01Kahve Ocağı
Esma zikri ile özgünleşmiş tasavvuf okullarının tekkelerinde “cümle kapısı” denen ve bahçeye açılan kapıdan sonra, asıl tekke kapısına girilince, giriş kısmının bir köşesindeki oda, kahve ocağı diye anılır. Oda kapısının karşısındaki köşede…
Kantara
Arapça’da büyük köprüye kantara denir. Dünya, kişiyi âhirete ulaştıran bir köprü durumundadır. Âl-i imran Suresi’nin 14 ve 15. âyetleri, dünya ve âhiret kıyaslamasını yapar ve hangisinin daha önemli olduğunu açıklarken orada şu ifadeler kul…
Rahmet Okutmak
Birinin zulüm veya kötülük yapma açısından diğerinden daha ağır olup, onu arattırması durumunda kullanılan bir tâbir.Kâfir ol mertebe kıydı cana, Rahmet okuttu Hülâgu Hân’a.Enderunlu Fâzıler-
Sabr
Birini bir şeyden alıkoymak, hapsetmek, tutmak, dayanmak, sabretmek vs. gibi anlamları olan Arapça bir kelime. Başına gelen belalara, sıkıntılara dayanmaya sabır dendiği gibi, Allah’a ibâdette devam ve isyandan sürekli kaçmaya da sabır deni…
Si’a-İ Kalb
Arapça kalbin genişliği anlamına gelen bir ifâde. Kâmil insanın imkân ve vücûbu toplayan berzahî hakikati gerçekleştirmesi. Kâmil insanın kalbi, işte bu berzahtır. Bir kudsî hadisde şöyle buyurulur: “yerime, göğüme sığmadım, mü’min kulumun…
Tekkeli
Nakşibendî tasavvuf okulu mensuplar, için kullanılan bir tabirdir.
Yyabancı
Türkçe, tanımadık kimse anlamına gelen, aynı zamanda Japonca’da aynı manada olmak üzere bulunan bir kelime. Başka tarikattan olanlara veya tasavvufla alâkası olmayan avam kesimine, yabancı denir. Aynı tasavvuf okulu mensuplarına “ihvan” (ka…
Yıkmak
Yıkmakla ilgili iki atasözü dikkat çeker: “Yıkma elin kalbini, sen de yıkılırsın”, “yıkma, yıkılırsın”: Gönül sırçadan yapılmıştır, kırıldı mı yapacak ustası yoktur, derler. Kırılmış, mazlum kişiden yükselen ateşli bir âh, Rahman’ın katına…
Lokman Hakîm
Allahü teâlâ tarafından kendisine ilim ve hikmet; akıl, anlayış, idrâk verilen peygamber veya velî. Kur'ân-ı kerîmde ismi zikr edildi. Dâvûd aleyhisselâm zamânında Arabistan Yarımadası'nın Umman taraflarında yaşadı. Uzun bir ömür yaşadıktan…
Mülk-İ Habîs
Helâl yolla kazanılan mal ile, haram yolla kazanılan malın karışmasından meydana gelen ve birbirinden kolayca ayrılamayan mülk. Bir kimsenin elindeki malın, gasb edilmiş, çalınmış, zulüm, hıyânet ile alınmış haram mal olduğu veya mülk-i hab…
Lokman Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin otuz birinci sûresi. Lokman sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Otuz dört âyet-i kerîmedir. Lokman aleyhisselâmın kıssası anlatıldığı için, sûre bu ismi almıştır. Sûrede; Kur'ân-ı kerîmin iyilere hidâyet ve rahmet vesilesi…
Mâide Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin beşinci sûresi. Mâide sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Yüz yirmi âyet-i kerîmedir. 112 ve 114. âyet-i kerîmelerde Îsâ aleyhisselâm zamânında gökten indirilmesi istenen bir sofradan bahsedildiği için sûre bu ismi almıştır…
Bî'at (bey'at)
1. Sözleşme, söz verme, teslimiyet. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey Resûlüm! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinâ etmemek, kız çocuklarını öldürmemek, herhangi bir iyilik husûsu…
Papaz (papas)
Hıristiyan din adamlarına verilen ad. Akıldan ve ilimden mahrûm olan papazlar, İslâm dînine ve onun yüce peygamberine karş ı korkunç iftirâ yapıp yalanlar uydurdular. İslâm âlimleri, papazlarla yaptıkları çeşitli münâzaralarda onları cevap…
Melek-Ül-Mevt
Ölüm meleği, Azrâil aleyhisselâm. (Bkz. Azrâil Aleyhisselâm) Allahü teâlâ Kur'ân-kerîmde meâlen buyurdu ki: (Ey Resûlüm onlara) de ki: Sizin canınızı almaya vekil kılınan Melek-ül-mevt canınızı alacak; sonra döndürülüp Rabbinize götürülecek…
Menkıbe (menkabe)
Bir zâtın güzel iş, söz ve hallerini, hayâtını konu edinen hikâye ve hâtıralar. Çoğulu menâkıbdır. (Bkz. Menâkıb) Ebû Bekr'in radıyallahü anh bir menkıbesinde şöyle anlatılır: Hazret-i Ebû Bekr bir defâsında şüpheli bir şey yemişti. Bunu an…
Mevkî'
Yer, mahâl, makam. Suyun bakliyâtı yetiştirmesi gibi, mal ve mevkî sevgisi de, kalbde nifâkı münâfıklığı (yâni için dışa uymamasını) yetiştirir. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) İki aç kurdun saldırdıkları zaman, koyun sürüsüne verdikleri za…
Mizâh
Latîfe, şaka. Ben mizâh konuşurum, fakat doğru konuşurum. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) Alay, şaka ve mizâhtan kaçınınız. Zîrâ insanın şerefini kırar, vekarını (ağırbaşlılığı) azaltır. (Hazret-i Ömer) Az olmak şartı ile arada bir mizâh mü…
Mizmâr
1. Her türlü çalgı âleti, ney türünden, biri kamış, diğeri ağaçtan olmak üzere iki parçadan meydana gelmiş olan âlet, düdük, kaval, fülüt. Bir zaman gelir ki, müslümanlar birbirlerinden ayrılır, parçalanırlar. İslâmiyet'i bırakıp kendi düşü…
Mûsâ Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Ülü'l-azm adı verilen altı büyük peygamberden biridir. Yâkûb aleyhisselâmın soyundan, İmrân adında bir zâtın oğlu, Hârûn aleyhisselâmın kardeşidir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki…