Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 53/76

Arşivin bazı koleksiyonları şu anda güncellenemiyor. Sonuçlar eksik veya son başarılı okumaya ait olabilir.

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müteşâbihât

Mânâsı kapalı âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler (Bkz. Âyet) . Müteşâbihâta îmân etmeli, mânâsını Allahü teâlâya bırakmalıdır. Bunlar, Allahü teâlânın sevdiklerine bildirdiği sırların sembolleri, işâretleridir. Bunları anlıyanlar açıklama…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mütevellî

Bir vakfın işlerini şer'î (dînî) hükümler ve vakf şartları dâiresinde idâre etmek üzere, vakfeden veya hâkim tarafından tâyin edilen kimse. Mahalle câmisinin gelirini toplaması, tâmirini, masraflarını idâre etmesi için mahalle halkının bir…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müvekkel

Birinin yerine vekil tâyin edilmiş kimse. Her kim sabah namazının farzını cemâat ile kılarsa, kıyâmet gününde yüzü ayın on dördü gibi parlar. Öğle ve ikindi namazlarının farzlarını cemâat ile kılsa, Hak teâlâ o kula bir saf melek müvekkel k…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nahle

Hurma ağacı. Bu ağacın yaratılışında topluluk ve adâlet vardır. İnsanın yaratılışı da böyledir. Bunun içindir ki, Peygamber efendimiz nahle ağacına âdemoğullarının halasıdır, derdi: "Halanız olan nahleye saygı gösteriniz. Çünkü bu ağaç, Âde…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nakş-İ Kadem-İ Nebî

Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek ayaklarının taş üzerindeki izi. Osmanlı pâdişâhlarından Sultan Birinci Abdülhamîd Han'ın kabri İstanbul Sirkeci'de, Dördüncü Vakf Hanı karşısında köşedeki türbededir. Oğlu dördüncü M…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nakdeyn

Basılmış para hâlindeki altın ve gümüş. Fülûs denilen bakır, bronz paralar (ve kâğıt liralar) aynı sayıda (yâni îtibârî kıymetleri aynı olarak) kendi cinsleri veya altın, gümüş karşılığında satılınca dâimâ semen olurlar. Nakdeyn karşılığınd…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nâkıs

Eksik, noksan, kusurlu. Allahü teâlânın zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde (işlerinde) ortağı ve benzeri yoktur. O'nda kemâl (kusursuz) sıfatlar olmasaydı, eksik ve âciz olurdu. Âciz (güçsüz) ve nâkıs olmak, Allahü teâlâ hakkında muhâldir…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nâs Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yüz on dördüncü ve son sûresi. Nâs sûresi Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Altı âyet-i kerîmedir. İnsanların Allahü teâlâya sığınmalarını emrettiği için Sûret-ün-Nâs denilmiştir. (İbn-i Abbâs) Allahü teâlâ Nâs sûresi…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ödünç Vermek

Çarşıda misli yâni benzeri bulunan her şeyi, belirsiz bir zaman sonra, misli geri verilmek üzere verme. (Bkz. Karz-ı Hasen) Bir müslümana Allah rızâsı için ödünç veren kimseye, her gün için sadaka sevâbı verilir. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâ…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nass

1.Âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler. Çoğulu nüsûs'tur. Ehl-i sünnet âlimleri nassları zâhirleri üzere almışlardır. Yâni açık olan mânâlarını vermişlerdir. Zarûret olmadıkça nassları te'vil etmemişler (yorumlamamışlar), bu mânâları değişt…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nâşize

Kocasının izni olmaksızın evinden kaçan ve kendisini beyinden haksız yere men eden kadın. Nâşizeye nafaka verilmez. Geri gelince nafaka da başlar. (İbn-i Nüceym) Kadın kendisi ile birlikte oturan kocasını yanına girmekten men etmesi hâlinde…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ölüm

Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, mevt. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddî…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ömr (ömür)

Hayat, yaşama, yaşayış. İnsanın doğumundan ölümüne kadar geçen zaman. Kur'ân-ı kerîmde Allahü teâlâ meâlen buyuruyor ki: Herkesin ömrü ve ömürlerin kısalması hep yazılıdır. (Fâtır sûresi: 11) Allahü teâlâ ezelde insanları yaratırken; ecelle…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nazar Değmesi

Göz değmesi, bâzı kimselerin gözlerinden çıkan zararlı şuâların, canlı ve cansız bir şeye bakıp beğendikleri zaman bozulmalarına sebeb olması. Nazar değmesi haktır. Nazarı değen kimse, hattâ herkes, beğendiği bir şeyi görünce "Mâşâallah" de…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Özr (özür)

1.Abdesti bozan bir şeyin bir namaz vakti durdurulamayıp, devâm etmesi. İdrârını tutamama, iç sürmesi, yel kaçırmak, burun kanaması, yaradan kan, sarı su akması, ağrı ile göz yaşı akması birer özür olup, özürlü erkeğe mâzûr, kadına ma'zûre…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Özr Sâhibi

Bir namaz vakti içinde yâni namaz vaktinin başından sonuna kadar, abdest alıp yalnız farzı kılacak kadar bir zaman, abdestli kalamayan yâni idrâr ve başka akıntılar gibi abdesti bozan şeylerden biri kendisinde devamlı mevcûd olup durduramay…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nazm

Kelimeleri inci gibi yanyana dizmek. Kur'ân-ı kerîmin kelimeleri Arabîdir. Fakat bu kelimeleri yanyana nazmeden Allahü teâlâdır. Bu kelimeler insan nazmı değildir. Muhammed aleyhisselâm Allahü teâlâ tarafından mübârek kalbine bildirilen şey…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nazm-I İlâhî

Allahü taâlâ tarafından yanyana dizilen mübârek sözler, Kur'ân-ı kerîm. Kur'ân-ı kerîm nazm-ı ilâhîdir, Arabçadır. Bu arabî kelimeler, Allahü teâlâ tarafından nazmedilmiş olarak âyetler hâlinde gelmiştir. (Zerkânî)

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nebâtî Ruh

Her canlıda mevcud olan ve doğma, büyüme, beslenme, zararlı maddeleri dışarı atma, üreme ve ölme gibi canlılık hallerini yapan rûh. Nebâtî rûha sâhib olan canlılarda büyüme bütün hayat boyunca olmaz. Muayyen bir miktâra vardıktan sonra, bu…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Necâşî

Habeş hükümdârı. Habeş krallarına verilen isim. Peygamber efendimiz zamânındaki Necâşî'nin adı Eshame idi. Nasrânî (hıristiyan) iken müslüman oldu. Cenâze namazını Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem Medîne'de kıldırdı. (İbn-i Hişâm-Hale…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Necdet

Yiğitlik, kahramanlık. Necdet sâhibi, korkulu hâllerde, sıkıntılı işlerde sabır ve sebât eder (kararlılık gösterir), bağırıp çağırmaz, uygunsuz iş yapmaz. (Ali bin Emrullah) Necdet sâhibi olmak insanı yükseltir. Korkaklık ise zelîl eder (al…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Niyyet (niyet)

Kasd etme, kalbin bir şeye yönelmesi. İbâdetleri, emre itâat ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için yaptığını kalbinden geçirmek. Ameller (iş, ibâdet), niyete göre iyi veya kötü olur. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim) Kul, birçok iyi amelle…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Neciyyullah

Allahü teâlâ tarafından tûfandan kurtarılan mânâsına Nûh aleyhisselâmın lakabı. Tufândan önce, Allahü teâlânın emri ile bütün ehlî, vahşî ve yırtıcı hayvanlar hazret-i Nûh'un huzûrunda toplandı. Bunların toplanmasıyla çok büyük izdihâm, kal…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nokta-İ Cevvâle

Dâimî hareket hâlindeki nokta. Dâire şeklinde hızlı dönen bir nokta. Vehm (zan) ve hayâl, nokta-i cevvâleyi hâricde dâire şeklinde görür. Hâlbuki hakîkatte dâire yoktur. Nokta vardır. Fakat vehm ve hayâl bakımından, hâricde dâirenin bulunma…

↗