ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
80 sonuç · toplam 126 · “teslim” · 3/4
Arşivin bazı koleksiyonları şu anda güncellenemiyor. Sonuçlar eksik veya son başarılı okumaya ait olabilir.
01Tevvâb (et-Tevvâb)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarına tövbe etme sebeblerini kolaylaştıran, şartlarına uygun tövbe edenlerin tövbesini kabûl eden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ve o zaman İbrâhim ve İsmâil (…
Urvet-Ül-Vüskâ
Tutunulacak en sağlam kulp. 1. İslâmiyet veya Kur'ân-ı kerîm. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Kim kendini Allahü teâlâya O'nu görür gibi teslim eder ( tamâmen O'na yönelir, bütün işlerinde Allahü teâlânın rızâsını gözetir ise ) muhakka…
Vekîl (el-Vekîl)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mahlûkâtın dünyâda ve âhirette işlerini hakkıyla yerine getiren, rızkları veren, tevekkül etmeye (kendisine güvenilmeye) lâyık olan. Bir kısım kimseler mü'minlere; "Düşmanlarınız s…
Zürriyyet
Soy, nesil. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Ey Rabbimiz! Bizi sana teslîmde, boyun eğmekte ve ihlâsta sâbit kıl. Zürriyyetimizden bir topluluğu da sana itâatkâr ve boyun eğici kıl. (Bekara sûresi: 128) Hudâ Rabbim, Nebîm hakka, Muhamme…
Züyûf
Altın ve gümüş oranı yarıdan az olan paralar. Züyûf ile ödünç verdikten sonra, o züyûfun kıymeti kalmasa, İmâmeyne yâni İmâm-ı Ebû Yûsuf ve Muhammed'e göre teslim ettiği zamandaki kıymetinde altın veya bu kadar altın karşılığı geçer akçe il…
Garer
Tehlike, zarar. Sonu belli olmayan şüphe ihtimâli olan satış. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem garer bulunan satışı, yasak etmiştir. Bu sebeble yakalanmadan önce, balığı, havadaki kuşu, kaçıp, kayıp olan hayvanı satmak bâtıldır. Hattâ…
Sahîh Bey '
Aslı ve sıfatı dîne uygun olan satış. Mûteber olması için bütün şartlarını taşıyan alış-veriş. (Bkz. Bey') Sahîh bey'in meydana gelmesi için alıcı ve satıcının aynı kimse olmaması yâni bir kimsenin hem satıcıya, hem alıcıya vekîl olarak ken…
Müste'cir
Ücret ödeyen. 1. Kirâcı. Âcir yâni mal sâhibi, müste'cirden günlük kirâyı her akşam isteyebilir. Kirâya verilen mal, müste'cire teslim edilince, emânet olup, müste'cirin elinde kasdsız telef olunca, ödemez. (Fetâvâ-yı Hindiyye) Hayvan, binm…
Mütevellî
Bir vakfın işlerini şer'î (dînî) hükümler ve vakf şartları dâiresinde idâre etmek üzere, vakfeden veya hâkim tarafından tâyin edilen kimse. Mahalle câmisinin gelirini toplaması, tâmirini, masraflarını idâre etmesi için mahalle halkının bir…
Nazariyye
Bir veya birkaç hipotez (faraziye) ile, birçok hâdiseleri îzâh ederek ve bunlardan yeni hâdiselere vararak ve bu hâdiseleri tecrübe ile inceleyerek görülen hipotez. Hipotez, aynı sebeblerle îzâh edilen çeşitli hâdiselerin hepsini birden îzâ…
Hûrî
Allahü teâlânın îmân edenlere mükâfat olarak yarattığı, nasıl oldukları bilinmeyen Cennet kızı... Kızdığı zaman istediğini yapabilecek bir mü'min kimse, kızmazsa, Allahü teâlâ kıyâmet günü onu herkesin arasında çağırır; "Cennet'te istediğin…
Hakîm (el-Hakîm)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hikmet sâhibi, ilmi kâmil, işi güzel, uygun işler yaratıcı ve kullar arasında hükmedici. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ hakkıyla bilendir ve Hakîmd…
Sülûk Yolu
İnsanı Allahü teâlânın sevgisine kavuşturan yollardan biri. (Bkz. Vilâyet Yolu) İnsanı Allahü teâlânın sevgisine kavuşturan yol ikidir. Biri nübüvvet yolu olup, aslın aslına kavuşturur. Eshâb-ı kirâmın (Peygamber efendimizin mübârek arkadaş…
Hırka-İ Seâdet
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem, Eshâb-ı kirâmdan (Peygamberimizin arkadaşlarından), Kâ'b bin Züheyr'e, yazdığı güzel kasîdesinden dolayı hediye ettiği bu hırka, İstanbul'da Topkapı Sarayı Müzesi Hırka-i Seâdet dâiresinde…
Şit (şîs) Aleyhisselâm
Âdem aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamber. Âdem aleyhisselâmın oğludur. Babası vefât edince peygamber oldu. Kendisine elli suhuf kitâb verildi. Şit ismi İbrânice olup Arapça'da Allah'ın hibesi (hediyesi) mânâsındadır. Şit yerine Şîs d…
Abdu’l-Muksıt
el-Muksıt, adaletli davranan anlammadır. Bu (ismin tecellî ettiği kul), adaletli davranmada, insanların en mükemmeli olandır. Öyle ki varsa, başkasının kendi üzerindeki hakkını bile teslim eder de bir başkası onu ne hisseder, ne de bilir. Z…
Balım Taşı
Kırşehir dolaylarında çıkan ve kendisinden oyularak vazo, masa, sürahi vs. gibi eşyalar yapılan balgamî tür taşa, Alevîler ve Bektaşîler “Balım Taşı” derler. Onlara göre bu taş, Balım Sultan’ın kerâmetiyle çıkmıştır. Teslim Taşı, Palheng gi…
Maksûda (amacına) Tez Erişir
Bu söz, kâmil mürşide, tam ve mükemmel bir hüsn-i zan ile bağlanan kişinin, vuslata çabuk ereceğini ifade eder. Akşemseddin, HacıBayram-ı Velî’den 3-5 ay gibi kısa zamanda olgunlaşıp hilâfet beratı alınca, bu vuslata 30 yıldır erişemeyen di…
Bî-Ser Ü Pâ
Farsça, başsız ve ayaksız demektir. Melâmiyyei Bayramiyye mensuplarının mezar taşlarına denir. Hacı Bayram-ı Veli’den sonra tarikatı; Şemsiyye-i Bayramiyye (Akşemseddin kolu), Melâmiyye-i Bayramiyye (Bıçakçı Ömer Dede Kolu) ve İnce Bedreddi…
Destâr-I Şerif
Farsça-Arapça. Şerefli sarık demektir. Mevlevîlerin başlarına giydikleri, sikke üzerine sarılan sarık hakkında kullanılır bir tabirdir. Sarık, sikke giyenlerin arif olanlarına bir imtiyaz (ayrıcalık) olarak verilirdi. Destâr, Çelebî Efendi’…
Kanberiyye
Kanber, Hz. Ali (r)’nin kölesidir. Hz. Ali (r)’ye çok bağlıydı. O, evden çıkınca, Kanber muhafızlık görevi yapmak üzere kılıcını takınır, peşinden giderdi. Kanber, zencî idi. Haccâc’a karşı Hz. Ali’yi öğdüğü için 95/71 4’de şehit edilmiştir…
Müsterih
Arapça, geniş, rahat kişi anlamındadır. Allah’ın kader sırrını bildirdiği kula, müsterih (rahat kişi) denir. Onun rahat olmasının sebebi; Allah’ın takdir ettiği her şeyin, belli olan vakti gelince, vuku bulacağını, takdir edilmeyenin de, or…
Muzahere
Arapça, iki kişinin sırt sırta vermesi ve dayanışma halinde bulunması, destek olması anlamında, bir masdar. Mücâhede yoluna giren bir sâlikin, uzun bir mücâdeleden sonra, vecd dolu bir ruha mazhar olması, hicâb içinde bulunan huzura girmesi…
Sabr
Birini bir şeyden alıkoymak, hapsetmek, tutmak, dayanmak, sabretmek vs. gibi anlamları olan Arapça bir kelime. Başına gelen belalara, sıkıntılara dayanmaya sabır dendiği gibi, Allah’a ibâdette devam ve isyandan sürekli kaçmaya da sabır deni…