Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

79 sonuç · toplam 189 · “nizâm” · 3/4

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ebdâl

Bedeller. Dünyânın nizâmı, düzeni ile vazîfeli olup, Allahü teâlânın insanlardan gizlediği büyük zâtlar. Biri vefât edince, yerine başkası getirildiğinden bu isimle anılmışlardır. Bunlara Ricâlü'l-Gayb da denir. Ümmetim arasında her zaman k…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Münâfikûn Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin altmış üçüncü sûresi. Münâfikûn sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). On bir âyet-i kerîmedir. Sûrede münâfıkların (müslüman olmadıkları hâlde müslüman görünenlerin) davranışları anlatıldığından, Sûret-ül-Münâfikûn denilmişti…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Enbiyâ Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yirmi birinci sûresi. Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz on iki âyet-i kerîmedir. Sûre, bâzı peygamberlerden (İbrâhim, İshâk, Lût, Süleymân, Dâvûd, Eyyûb, Yûnus ve Zekeriyyâ aleyhimüsselâm) ve bunların kavimlerini îmâna dâvet…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kutb-İ Medâr

Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk-kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan büyük zât. Kutb-ül-aktâb, Kutb-ül-ebdâl da denir. Kutb-i medâr, her zaman bulunur. Resûlullah sallallahü aleyhi v…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kutb-Ül-Aktâb

Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk, kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan ricâl-i gayb yâni herkesin tanımadığı zâtların reisi. Emrinde üçler, yediler, kırklar... denilen yine bu işlerle…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâdî (el-Hâdî)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarından dilediğine doğru yolu gösteren, kullarının havâssına (seçilmişlerine) doğrudan insanların avâmına (havâsstan aşağı derecede olanlara) yarattıkları varlıkları vâsıtasıyla k…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Amelde Mezhep

Mutlak müctehid denilen derin âlimin, Kur'ân-ı kerîm, hadîs-i şerîf, icmâ ve Eshâb-ı kirâma âit nakilleri esas alarak, iş ve ibâdetle ilgili hükmü açıkça bildirilmeyen husûslarda çıkardığı hükümlerin hepsi. (Bkz. Müctehid) Amelde mezhebleri…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ateist

Dehrî, dinsiz. Kötülüklerin en kötüsü, Allahü teâlâya inanmamak (ateist olmak) tır. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Ateistler, Allahü teâlâya inanmazlar. "Her şey tabîat kânunları ile vâr oluyor. Bir yaratıcı yoktur. Dehr yâni zaman ilerledikçe, her…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Allah’a Dayan

Sufiyye arasında söylenen bu atasözü, herhangi bir işe doğru dürüst başlanınca, sağlam bir gönülle, başarı elde edeceğine inanarak, o işin üstüne düşülmesini öğütler. Aynı zamanda insanlara güvenerek, bir topluluğa dayanma başaramayacağı iş…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ağlatan Gülmez

Kötülük yapanın, sonunda yaptığının cezasını mutlaka çekeceğini ve bunun İlâhî adaletin sonucu olduğunu bildiren bir atasözüdür. Bu söz, aynı zamanda gidişin zulm ile değil, adalet ile mümkün olduğunu, zulmün sonunun hüsranlık şeklinde tece…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Söyleyen Bilmez

Vahdet sırrına vâkıf olan kişi bu sırrı söylemez. Şayet söylerse, bireysel zevkî bir tecrübe mahsûlü (sübjektif) olması dolayısıyla, o tecrübeyi zevk etmekten (tadmaktan) mahrum kalan kişi, anlatılanı anlamaz. Şeyh Sadi Şirâzi bu konuda şöy…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mülk Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin altmış yedinci sûresi. Mülk sûresi Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Otuz âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen el-Mülk kelimesinden dolayı, sûreye, Sûret-ül-Mülk denilmiştir. Ayrıca Tebâreke, Münciye, Mâni'a, Vâ…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mütekellim (el-Mütekellim)

1. Söyleyici mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden. Allahü teâlâ hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (kudret sâhibi) ve mütekellim olarak ve sonsuz zamanlarda hep hâzır ve nâzırdır (görücüdür). Hayât, ilim, kudret ve kelâm sıfatları zamansız…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nûrânî

Nûrlu, ışıklı, parlak, münevver. Alev iki kısımdır. Biri zulmânî (karanlık) ikincisi nûrânî. Zulmânî olandan cin, nûrânî olandan ise melekler yaratılmıştır. İnsanlar toprak maddelerinden yaratıldığı hâlde, Allahü teâlâ bu maddeleri, organik…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hilkat

1. Yaratılış, yaratılma. Üzerinde yatıp kalktığınız, yiyip içtiğiniz, gezip dolaştığınız, gülüp oynadığınız, dertlerinize devâ, korkulara, sıcağa-soğuğa, açlığa-susuzluğa, yırtıcı ve zehirli hayvanlar ile düşmanların hücumlarına karşı koyac…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünnetullah

Allahü teâlânın koyduğu kânunu, nizâmı, âdeti. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki: Fakat azâbımızı gördükleri zaman îmânları kendilerine bir fayda vermeyecektir. Kullar hakkındaki cârî olagelen sünnetullah budur. İşte kâfi…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâzır Ve Nâzır

Bulunucu, mevcut olucu ve gören. Allahü teâlâ, her zamanda ve her yerde hâzır ve nâzırdır derler. Halbuki Allahü teâlâ zamanlı ve mekanlı değildir. O halde bu söz görünüşü üzere kalmaz, mecaz olur. Yâni zamansız ve mekansız, hiçbir yerde ol…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İkbâl

1. Yönelme. Tasavvuf bilgilerinden maksad, kendini zorlamadan, uğraşmadan, her an Allahü teâlâya ikbâldir. Her an O'nu hatırlamaktır. (Ubeydullah-ı Ahrâr) 2. Kıymet verme, iyi karşılama, hürmet gösterme. Evlâdım! Orhan'ım! Allahü teâlânın e…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İlâhiyyât

İnanılacak şeylerden bahseden kelâm ilminin; Allahü teâlânın varlığı, zâtı, sıfatları ve fiillerinden (işlerinden) bahseden bölümü. Kelâm kitaplarının ilâhiyyât bahislerinde Allahü teâlânın varlığını isbat için bildirilen delillerden birisi…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Balım Taşı

Kırşehir dolaylarında çıkan ve kendisinden oyularak vazo, masa, sürahi vs. gibi eşyalar yapılan balgamî tür taşa, Alevîler ve Bektaşîler “Balım Taşı” derler. Onlara göre bu taş, Balım Sultan’ın kerâmetiyle çıkmıştır. Teslim Taşı, Palheng gi…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fena Fi’l-Aşk

Arapça, aşkta fânî olmak manasındadır. Vücûd-ı mutlak, aynı zamanda kemâl-i mutlak, cemâl-i mutlak ve hayr-ı mutlaktır. Cemâl, aşkı doğurur ve cemâl aşksız olamaz. Dünya üzerinde gördüğümüz her güzel, mutlak güzelden bir parçadır. Bu sebepl…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Habs-İ Dem

Kan anlamına gelen dem Farsça, habs kelimesi ise Arapça’dır: Nefesi alıp içeride tutmak, ânı, zamanı korumak, bir bakıma durdurmak, hep aynı ânı yaşamak. Nefy-ü İsbât zikrinde, sâlik, bir derin soluk alır, 21 Kelime-i Tevhidi zihnî olarak a…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hacım Sultan Makamı

Bektaşî deyimidir. Meydan’daki makamlardan biridir. Hacım Sultan Makamı’na aynı zamanda, “Meydan Taşı” da denir. Her makamda niyazda bulunulduğu gibi, burada da niyaz olunurdu. Nasib alan tâlib, kılavuzunun delaletiyle bu makamın ne olduğun…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

La Mekân âlemi

Bî ve la, ilki Farsça, öteki Arapça … siz,… sız, yok vs. gibi anlamları ihtiva eder. Bu durumda la mekan ve bî mekân sözleri; yersiz, yurtsuz gibi anlamlara gelir. La mekân âlemi de, yersizlik âlemi demektir. Mekan, var olan şeydir. Bir şey…

↗