ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
119 sonuç · toplam 237 · “Şeref” · 3/5
Arşivin bazı koleksiyonları şu anda güncellenemiyor. Sonuçlar eksik veya son başarılı okumaya ait olabilir.
01Ehad (el-Ehad)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hiç bir yönden benzeriolmayan, tek olan, ikilik tasavvur edilmeyen, hiç bir şeye muhtaç olmayan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: De ki: O, Allah'tır, Ehad'dır. ( İhlâs sûresi: 1…
Ebter
Nesil ve hayırdan kesilmiş. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Habîbim) gerçekten biz sana Kevser'i verdik. O hâlde (buna şükür olarak) namaz kıl ve kurban kes. Sana buğzeden, düşmanlık eden yok mu? İşte asıl ebter odur. (Sa…
Kureyş
Peygamber efendimizin mensub olduğu kabîlenin adı. Peygamber efendimizin on birinci babası olan Kureyş'in (Fihr ibni Mâlik'in) çocukları ve torunları. Allahü teâlâ, İbrâhim aleyhisselâmın oğullarından İsmâil'i seçti. İsmâiloğullarından Kinâ…
Müheymin (el-Müheymin)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden); her mahlûkun (yaratılmışın) ömrünü, amelini, rızkını, ecelini, nefeslerini, sözlerini bilen, gören, onların bütün hallerinden haberdâr olan. Müheymin yalnız Allahü teâlâya mahsûs isi…
Mükerrem
Muhterem, azîz, saygı değer. Peygamber efendimizin anaları ve babaları arasında bulunmakla şereflenen bahtiyarların hepsi, zamanlarının ve memleketlerinin en asîl, en şerefli, en temiz zâtları idi. Hepsi azîz ve mükerrem ve muhterem idiler.…
âlem-İ Kebîr(büyük âlem)
İnsandan başka bütün mahlûkât, kâinat ve içindekiler. Âlem-i kebîrdeki mahlûkların en şereflisi ve en büyüğüArş'dır. (İmâm-ı Rabbânî)
Eshâb-I Bedr
İslâm târihinin ilk ve en önemli muhârebesi olan Bedr savaşında Peygamber efendimiz ile birlikte Mekkeli müşriklere (puta tapanlara) karşı harbedip kıyâmete kadar unutulmayacak şanlı bir zafer kazanan üç yüz on üç kahraman mücâhid. Eshâb-ı…
Asâlet
1. Soy temizliği, köklülük. Kibrin, yâni kendini büyük, üstün görmenin bir alâmeti de asâletle övünmektir. Babaları, dedeleri ile övünmek, câhilliktir. (MuhammedHâdimî) 2. Güzel huy. Mü'minin kerem ve iyiliği, dîni; şeref ve asâleti, güzel…
âsâr
Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemden veya O'nun huzûrunda bulunmakla şereflenen arkadaşlarından (Sahâbe) ve onları görmekle şereflenen müslümanlardan (Tâbiînden) bildirilen haberler. (Bkz. Eser)
Aşere-İ Mübeşşere
Peygamber efendimiz tarafından Cennet'e girecekleri dünyâda iken müjdelenen on sahâbî. Ebû Bekr Cennet'tedir. Ömer Cennet'tedir. Osman Cennet'tedir. Ali Cennet'tedir. Talhâ Cennet'tedir. Zübeyr Cennet'tedir. Abdurrahmân ibni Avf Cennet'tedi…
Bedevî
Sahrada, çölde ve vahada göçebe halde yaşayanlar. Medîne-i münevvere çevresindeki Müzeyne, Cüheyne, Eslem, Eşca' kabîleleri bedevî idi. Peygamber efendimiz Hudeybiye sulhünün yapıldığı sene umre için Mekke'ye gitmeye karar verdikleri sırada…
Benî âdem (âdemoğlu)
İnsanoğlu. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey Benî Âdem! Yiyin, için, isrâf etmeyin. Çünkü Allahü teâlâ, isrâf edenleri sevmez. (A'râf sûresi: 31) (Ey Benî Âdem!) Şeytana itâat etmeyin, o size ap-açık bir düşmandır diye siz…
Târûh
İbrâhim aleyhisselâmın asıl, öz babası. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden anlaşıldığı ve binlerce İslâm âliminin kitâbında yazıldığı üzere Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem anaları ve babaları arasında bulunmakla şereflen…
Tecellî-İ Cemâl
Allahü teâlânın cemâlinin zuhûru. Cennet'te mü'minlerin makbûl olanları, her sabah ve akşam, derecesi aşağı olanlar ise, her Cumâ günü ve kadınlar, dünyâ bayramı gibi yılda birkaç kere tecellî-i cemâl ile şerefleneceklerdir. (Mevlânâ Hâlid-…
Terk-İ Hükmî
Dünyâyı hükmen terk etmek, (terk etmiş sayılmak) yâni her işte İslâmiyet'e uymak. Meselâ zekâtı İslâmiyet'in gösterdiği yere seve seve vermek, komşu, akrabâ, fakir ve ödünç istiyenin hakkını gözetmek ve başkalarının hakkına tecâvüz etmemek…
Vakt (vakit)
1. Namazın dışındaki farzlardan birisi. Namazın dışındaki yedi farzdan birisi olan vakt üç şeyle tamam olur. 1) Her namazın vaktinin evvelini bilmekle, 2) Her namazın âhir (son) vaktini bilmekle, 3) Namazı mekrûh olan vakte vardırmamakla. (…
Vekar (vakar)
Ağır başlı olup yerine göre uygun davranmak, şahsiyetli olmak. Mü'min vakar sâhibi olur, yumuşak olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Âlimlerin vakâr sâhibi olmaları, şereflerine uygun giyinmeleri lâzımdır. (Hâdimî) Vakar sâhibi dünyâ işlerinde kol…
Vilâyet (velâyet)
Evliyâlık, velîlik makâmı, Allahü teâlâya yakın olma, gafletten uzak bulunma. Vilâyetin hâsıl olması için, hârikaların, kerâmetlerin meydana gelmesi lâzım değildir. Din âlimlerinin hârikalar göstermesi lâzım olmadığı gibi, evliyânın da hâri…
Zül-Celâli Ve'l-İkrâm
Esmâ-i hüsnâdan (Allahü teâlânın güzel isimlerinden). Kemâl mertebesinde (noksansız, kusursuz) şeref, kerem (ikrâm, ihsân, iyilik) celâl (büyüklük ve şeref) sâhibi olan, kereminden yarattıklarına ihsân eden. Zülcelâli ve'l-ikrâm ism-i şerîf…
Münâkehât
Fıkıh ilminin dört büyük kısmından biri. Evlenme, boşanma, nafaka gibi hususlar. Fıkıh ilmi; ibâdât (ibâdetler), münâkehât, muâmelât (alış-veriş, kirâ, fâiz, mîrâs v.b.) ve ukûbât (cezâlar) olmak üzere dört kısma ayrılır. Fıkhın ibâdât kısm…
Müsâhib
Arkadaş. Resûlullah'ın eshâbının (arkadaşlarının) hepsi, sözbirliği ile âdildirler, hak üzeredirler. Allahü teâlâ onları seçip yaratılmışların en üstünü ve var olanların en şereflisi, Resûl-i kâinât olan habîbi Muhammed'e sallallahü aleyhi…
Nasîb
1. Ele geçen, kavuşulan. İnsanların en akıllısı, ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâda şeref, âhirette yüksek dereceler nasîb olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Ey Allah'ım! Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sev…
Neseb
Soy, şecere. Çocuğu ana ve babaya bağlayan kan bağı. Ekseriya baba yönünden olan yakınlık için kullanılır. Babalar ve yukarıya doğru büyük babalar ile oğullar ve aşağıya doğruoğullar arasındaki alâkaya amûdî yakınlık; erkek kardeşler ile bu…
Hilâfet-İ Mutlaka
Tasavvufta bir velînin bir talebesinin mânen yetiştiğine ve başkalarını da yetiştirebileceğine dâir verilen mutlak izin. Ahmed Sa'îd-i Serhendî, babası ile birlikte Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin sohbetinde bulunup Nakşibendî yoluna girdi…