ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
640 sonuç · toplam 903 · “Tâbi” · 24/27
01Semâ-I Râh
Mevlevi tâbiridir. Kelime Farsça’da yol semâ’ı demektir. Yolda yapılan semâ’a denir. Mevlana, Konya’da Varakçılar Çarşısı’ndan geçerken, Selahaddin Zerkub’un ardarda inen çekicinin sesinden etkilenip yol ortasında semâ’a başlamıştı. Bayram…
Ser-Kudûmî
Mevlevî tabiri olup, kudüm çalan (Kudum-zen) larm başına, “Ser-Kudûmî” denir. Mevlevî ayinini idare eden kişi. Bu görevi yapanlar, Mevlevî erkanına dahildir. Bir kısım erkan evlenemediği halde, bunlar evlenebilirdi.
Ser-Tabbah
Farsça-Arapça, baş ahçı anlamındadır. Mevlevî tabiridir. Mevlevîlikte, Konya’daki Mevlana makamında, Ser-tarik dede’den sonra gelen bir rütbeye sahipti. Tekkenin maddi-dünyevi işleri, sert-tabbah’a bırakılmıştı. Yeni intisab edenlerin terbi…
Ser-Tabbah Küçeği
Mevlevî tâbiridir. Ahçıbaşının çömezine, ser-tabbâh küçeği denirdi.
Sicn
Arapça, hapishane demektir. Bir vücûd mertebesi olup, günahkarları karanlık süflî tabiat derekelerinde, hakir düşürür.
Sikke Tekbiri
Mevlevî tâbiri. Tarikate yeni giren nevniyâzın başına sikke giydirilirken yapılan duaya “sikke tekbiri” denir.
Simid
Mevlevi tâbiridir. Sikkenin üzerine, fakat destarın alt tarafına sarılan beze simid denir. Pamuktan yapılır, sarık bunun üzerine sarılır.
Soyunmak
Mevlevî tâbiridir. Dervişliğe ikrar verip, dervişlik kisvesine bürünmek, tasavvufî mânâda soyunmak, yani dünyadan soyunup sıyrılmaktır. Mevlevîlikte de, 1001 günlük çile için ikrar verip hizmet tennuresini giyinmeye, soyunmak denir.
Sultan Veled Devri
Mevlevî tâbiridir. Mukabele günü, semâ’dan önce, şeyh efendi önde, derviş (can)ler ortada olmak üzere, semahanenin etrafında halka şeklinde yürüyerek yapılan üç devir (daire)’e Sultan Veled Devri denirdi. Bunun ilk düzenleyicisi Sultan Vele…
Sultan Veled Makamı
Mevlevî tabiridir. Meydan-ı Şerifteki kırmızı renkli posta, Sultan Veled Makamı denir. Şeyh, tören için meydana gelince, bu posta otururdu.
Şatah
Arapça, hareket, kıpırdama vs. gibi anlamları olan bir kelime. Konuşmada şatah, konuşurken ölçüyü kaçırmayı ifade eder. Aşırı tecellî ve feyz gelen velîlerden, bir takım şeriata uymaz gibi görünen sözler zuhur eder. Dıştan bakınca, bu sözle…
Şeb-Külâh
Farsça, iki kelimeden oluşmuş bir ifâde. Gece külahı, gece başlığı demektir. Dövme yünden yapılan, bir karış veya daha kısa olan bu başlık, gece yatarken giyilir. Bal renkli ve beyaz olur.Her dürr-i sitâre tab’ı nazmın, Pirâye-i şeb-külâh-ı…
Şem’i Okunmak
Şem’ Arapça’da mum, meş’ale demektir. Mevlevî tâbiri. Dört selamdan ibaret olan mukabelelerden, neş’eli geçenlerin tesirini bir kat daha artırmak amacıyla, okunan âyinlerden birinin adı. Âyin şu parça ile başlardı:Şem’-i ruhuna cismimi perv…
Şerbet Vermek
Bedeviye tasavvuf okulu ıstılahındandır. Bey’at töreni yapılırken, mürşidin yaptığı telkin ve içirdiği şerbet için, şerbet vermek tabiri kullanılır. Şerbet, yedi şeyle birlikte verilirdi. Müridin çok cezbeli olması istenirse şerbet, nefes v…
Şey’en Li’llah
Arapça, Allah rızası için bir şey anlamındadır. Tasavvuf tarihinde çok az bir kısım tasavvuf erbabı, nefs terbiyesi için, müridlerini, geçici bir süre bir şeyler toplamaya yollarlardı. Onlar da “şey’en lillah” diyerek keşkülleriyle dolaşır,…
Şeyh-İ Necdi
Mecazi bir tabir olup şeytan anlamındadır. Bir Hadis-i Şerifte, şeytanın boynuzlarının Necid’den zuhur edeceği kaydedilir. Tabirin dayanağı muhtemelen, bu hadisi şeriftir.
Alaniyye
İçi ve dışı temiz olan demektir. Arapça tamlama. Allah’ın ve kullarının haklarına uyan kişi için kullanılan bir tâbirdir.TÂHİRÜ’Z–
Taht
Farsça, hükümdar koltuğu anlamında bir kelime. Bektaşî tâbiri olarak, Meydan’daki makamların en büyüğüdür.Diğer makamlarda olduğu gibi, burada da niyaz olunurdu. Tarikata yeni giren kişi, rehberinin delâleti ile buraya geldiğinde, ona buras…
Tamtam Kapu
Mevlevi tâbiri, Konya’da Mevlânâ türbesinin kuzey tarafında, mescidin sağlamlaştırılması için yapılan dayanak duvarı altında, kadınlar kafesine çıkılacak kapının açılıp kapanmasından meydana gelen sesten kinaye olarak kullanılırdı. Bu kapı…
Tarikat Cihazı
Tarikat mensup-larının sırtlarına giydikleri elbise, başlarına giydikleri külah, ayaklarına giydikleri papuç, ellerinde taşıdıkları asa (baston), bellerine takındıkları kemer, sırtlarındaki hırka vs. gibi şeyler hakkında kullanılan tâbirdir…
Tarikatçı
Mevlevi tâbiridir. Tarikata yeni girenlere, tarikat usûl ve erkânını öğretmekle görevli bulunan dede-ye, tarikatçı denir. Buna pîş-kadem veya ser-tarîk de denir. Çelebi Efen-di’nin yardımcısı makamındadır.
Tarikatçı Köçeği
Köçek, Farsça küçik’den bozmadır, küçük manasınadır. Bu, bir Mevlevî tâbiridir. Tarikatçının hizmetinde bulunan cân’a verilen addır.
Tarikatçı Mezarı
Mevlevî tâbiridir. Mevlânâ’nın türbesinin Babü’s-Selâm’dan girilince, sol tarafında bulunan mezarlığa verilen isim.
Târik-İ Dünya
Arapça, dünyayı terke-den kişi demektir. Dünya ile alâkasını kesen, uzlete çekilen (misantrop) kişi için kullanılan bir tâbirdir.Târik-i dünyâ geçünür derbeder, Der tama itme bana, kendi eder.Vâhid