Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

550 sonuç · toplam 1014 · “Eren” · 21/23

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Mu’min

el-Mü’min, güven veren, va’dine güvenilen demektir. Allah’ın bela ve cezadan emîn kıldığı, insanların zatları, mal ve ırzları konusunda güven duyduğu kişidir. Kur’an’da ikiyüz yirmi sekiz yerde geçer.

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’r-Razzâk

er-Razzâk, bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren demektir. Allah’ın rızkını genişlettiği kula, Abdu’r-Razzâk denir. Allah, kullarına, onun vasıtasıyla tesir eder. (Yani, Abdu’r-Razzâk özelliğini taşıyan kulu vasıtasıyla, razzâklığın…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’s-Selâm

es-Selâm, esenlik veren demektir. Selâm ismi tecellî edip, her türlü noksan, âfet ve ayıptan kurtulan kişiye, Abdu’s-Selâm denir. Kur’an’da otuz dört yerde geçer.ABDU’S-SEMî’

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’ş-Şekûr

eş-Şekûr, az iyiliğe çok mükâfat veren demektir. Bu kul, Rabbisine daimî şükür halindedir. O, ni’meti ancak O’ndan gelmiş olarak görür. Bela ve cezalandırma şeklinde bile olsa O’ndan gelen her şeyi, sadece ni’met olarak değerlendirir. Çünkü…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdu’l-Vehhâb

el- Vehhâb, karşılık beklemeden, bol bol veren demektir. Hakk’ın cömertlik ismiyle tecellî ettiği kişi. Herhangi bir karşılık gerektirmeyecek şekilde, istediği kişiye lâyık olanı verir. Allah’ın inayetine ehil olanlara, imdâdıyla yetişir. Z…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ağza Tükürmek

Sıtmaya ateşli hastalıklara, ellerde çıkan ve siğil denen içi dolu kabarcıklara, çeşitli sebeplerle ruhî dengesini bozan kişilere nefes edilir ; yani muayyen ayetlerle, içlerinde “şifa” kelimesi geçen “şifa ayetleri” (ki Kur’an’da şifa ayet…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bî-Reng

Farsça, renksiz, renksizlik demektir. Arif renksizlik makamında her rengi görüp, bilip, değerlendirip, ona göre hareket eder. Zira o, fenada, “Allah’ın rengi” (Sıbgatallah) olan renksizliğe kavuşmuş, yetmiş iki milletin veya (meşrebin) dili…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bisât-I Üns

Üns yaygısı anlamında bir ifade. Allah’a yakınlığı gösteren üns makamı. Sûfilerin “bisat üzerinde dur, inbisattan sakın” ifadesi, Allah’ın huzurunda saygılı olmayı (bisat), laubalilikten (inbisat) uzak durmayı anlatır. Yani edebi gözeten sâ…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Soran Olmaz

Bu meydan erenler meydanıdır. Sırrı, anlamayanlara faş edince, sonuçta kan dökülür. Bu uğurda nice başlar verildiği yukarıdaki sözle anlatılır.Kûh kün ez kellehâ Bahr kün ez hûn-i mâ Kellelerden tepeler yapsınlar Kanımızdan denizler…Seyyid…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Büzürgân

Farsça büyükler demektir. Nakşibendiyye tâbiridir. Kâmil mürşidlere, sohbette gönüllere hayat veren, diliyle cevherler saçan ariflere “büzürgân” denir. Bu tâbir “ekâbir” yerine de kullanılırdı: Büzürgân-ı erbâb-ı tarikat (Tarikat erbabının…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cem’u Fark

Arapça. Toplanma ve ayrılma. Kuşeyrî’den bu iki terimin kısa açıklamasının şu şekilde olduğunu öğreniyoruz: Fark, sana nisbet olunan ve cem’, senden alınandır. Yani, kulluğun yerine getirilmesine ve kulun hallerine layık veya ait olan işler…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dört Kapı Selamı

Bektaşî tabiri olup bu selam şöyleydi. “Esselam ey nur-ı şeriat erenleri, Esselam ey pir-i hakikat erenleri, Esselam ey marifet erenleri, Esselam ey nur-ı hakikat erenleri.”

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Deniz-Derya

Allah’ın gücü, bilgisi, sıfatlan,ucu bucağı olmayan bir ummana benzetilir. Kulun bunun karşısındaki durumu, denizden bir damlacık bile değildir. Bu sonsuzluğa Kur’an’da, “Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, sayamazsınız (yani buna gücün…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Edeb Ya Hû

Edeb, tasavvuf okulunda önemli bir husustur. Edeble davranma, canlıya, cansıza, insana, hayvana, her şeye, herkese yapılmalıdır. Mutasavvıflar cansız varlıklara, bir tür dirilik atfederler (pan-bioism). Bu sebeble, cansız varlıklara da edeb…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Esbab

Arapça, sebepler anlamına çoğul bir kelime olup, tekili “sebeb” dir. Vesileler, vasıtalar, araçlar. Tasavvufta herşey Allah’a götüren bir sebep, O’nu gösteren bir âyettir. Araçlar, yani sebepler amaç haline getirilmediği sürece problem yokt…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Evliyalık Satmak

Kendini dindar, âbid, zâhid gösteren riyakar kişiler için kullanılan bir deyiş.

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fena Fi’l-Aşk

Arapça, aşkta fânî olmak manasındadır. Vücûd-ı mutlak, aynı zamanda kemâl-i mutlak, cemâl-i mutlak ve hayr-ı mutlaktır. Cemâl, aşkı doğurur ve cemâl aşksız olamaz. Dünya üzerinde gördüğümüz her güzel, mutlak güzelden bir parçadır. Bu sebepl…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fütuhat

Arapça, açılmalar demektir. Beklenmedik birşeyin ele geçmesi. Zahirdeki fütûha “Fütuhûl- ibade”, batmdakine de “fütuhûl-halâve” denir. Bu iki fütûhtan başka, bir de “fütûhul-mükâşefe” vardır.Rızık, ibâdet, ilim, marifet, keşf vs. gibi maddî…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Havalet

Arapça, bir şeyi birisine ısmarlamak anlammadır. Misafirin konuk olduğu ev sahibi veya şeyhten, ayrılmak üzere izin istemesine denir. Mesela “havâlet verirseniz, kalkalım erenler” der.

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hay’dan Gelen Hû’ya Gider

Burada Hayy, Allah: Hû, yine Allah demektir. Bu şekliyle mana “Allah’tan gelen, Allah’a gider” şeklinde olur. Veren de Allah’tır, alan da… Bu atasözü, daha ziyade, tesadüfen ele geçen, bedavadan emek sarfetmeden kazanılan şeyin değeri bilin…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hırka Altında Er Yatar Veya Hırka Altında Sultan

Zenginler, süslü elbiseler altında dünyalığın kulu iken; dervişler, kaba saba hırka içinde, süse görünüşe aldanmayan, ona tapmayan bir sultandır. Dünyaya önem verenin taptığı şey, dünya; Allah’a önem verenin taptığı varlık ise, Allah’tır. D…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hucub

Arapça, hicab kelimesinin çoğulu olup, perdeler, engeller anlamına gelir. Kalpte Hakk’ın tecellisine, engel teşkil eden kevnî-şekil izlerine hucub denir.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İktisâb

Arapça, gayret etmek, kazanmak ve yüklenmek gibi manaları ihtiva eder. “Kazandığı iyilik lehine, ettiği kötülük de aleyhinedir…” (Bakara/286) âyetinde formüle edildiği gibi iktisab bir kulun, zararlı şeylerden uzaklaşması, menfaat vereni de…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kanberiyye

Kanber, Hz. Ali (r)’nin kölesidir. Hz. Ali (r)’ye çok bağlıydı. O, evden çıkınca, Kanber muhafızlık görevi yapmak üzere kılıcını takınır, peşinden giderdi. Kanber, zencî idi. Haccâc’a karşı Hz. Ali’yi öğdüğü için 95/71 4’de şehit edilmiştir…

↗