Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

772 sonuç · toplam 1781 · “Şişe” · 20/33

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Neşr

1.Âhirette, ölülerin diriltilip, hesâbları görüldükten sonra, cennetliklerin Cennet'e ve cehennemliklerin Cehennem'e dağılmaları. (Bkz. Haşr) Resûlullah efendimizin; kabir ve kıyâmet hâllerinden, haşrdan (ölülerin kabirlerinden kalktıktan s…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nezr

Adak yâni bir isteğin yerine gelmesi ve bir korkunun giderilmesi için, farz veya vâcib olan bir ibâdete benzeyen ve başlı başına ibâdet olan bir işi yapacağına dâir Allahü teâlâya söz verme. Mutlak ve muayyen olmak üzere iki kısımdır. Allah…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nemaz (namaz)

İslâm dîninin beş şartından biri. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Belli zamanlarda namaz kılmak, mü'minlere farz oldu. (Nisâ sûresi: 102) Namaz dînin direğidir. Namaz kılan kimse, dînini kuvvetlendirir. Namaz kılmayan, elbe…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Neml Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yirmi yedinci sûresi. Neml sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Doksan üç âyet-i kerîmedir. On sekizinci âyetinde Süleymân aleyhisselâmın ordusuna yol veren karıncalardan bahs (söz) edildiği için sûreye, Neml denilmiştir. Ne…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nemmâm

Söz taşıyan, koğuculuk yapan. Duyulması istenmeyen bir sözü başkalarına götürüp söyleyen. Nemmâm Cennet'e giremez. (Hadîs-i şerîf-Tebyîn-ül-Mehârim) Size en fenânızı haber vereyim. Nemmâmlık edenler, aranızı bozanlar ve insanları birbirine…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nesâik

Kesilen kurbanlar. Nesîke kelimesinin çoğuludur. Kurbanlarınızı büyük yapınız. Yâhut yağlı yapınız. Muhakkak ki nesâik, sırât üzerinde sizin binekleriniz olacaktır. (Hadîs-i şerîf-Riyâdünnâsihîn)

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nesh

Emir ve yasaklarla ilgili şer'î (dînî) bir hükmün, ondan sonra gelen şer'î bir delîl (hüküm) ile kaldırılması, yürürlülük zamânının sona erdiğinin haber verilmesi, açıklanması. Hükmü kaldırılan delîle, nâsih; kaldırılan hükme mensûh denir.…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs âlimi

Hadîs-i şerîf sahasında mütehassıs kimse.

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ âhâd

Hep bir kimse tarafından rivâyet edilen, bildirilen, müsned-i muttasıl (Resûlullah efendimize varıncaya kadar, rivâyet edenlerden yâni nakledenlerden hiçbiri noksan olmayan) hadîs-i şerîfler.

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ âmm

Herkes için söylenmiş hadîs-i şerîfler

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Cibrîl

Peygamber efendimiz Eshâbı (arkadaşları) ile otururlarken, Cebrâil aleyhisselâmın insan sûretinde gelip; İslâm'ı, îmânı ve ihsânı sorduğunda Resûlullah efendimizin verdiği cevabları bildiren hadîs-i şerîf. Cibrîl hadîsinde o zât-ı şerîf (Ce…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Hâs

Bir kimse için söylenmiş hadîs-i şerîfler. Her ümmetin bir emîni vardır. Ey ümmetim! Bizim emînimiz de Ebû Ubeyde bin Cerrâh'tır. Bu hadîs, hadîs-i hâstır. (Sahîh-i Müslim)

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Hasen

Bildirenler (râvîler) sâdık (doğru) ve emîn (güvenilir) olmakla beraber hâfızası, anlayışı sahîh hadîsleri bildirenler kadar kuvvetli olmayan kimselerin bildirdiği hadîs-i şerîfler. YüceAllah, can boğaza gelmedikçe, (îmânlı) kulunun tövbesi…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Kavî

Resûlullah efendimizin, söyledikten sonra, peşinden bir âyet-i kerîme okuduğu hadîs-i şerîfler.

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Maktû'

Söyleyenleri (râvîleri), Tâbiîn-i kirâmakadar bilinip, Tâbiîn'den rivâyet olunan hadîs-i şerîfler. Tâbiîn'den rivâyet edilen, bildirilen maktû' hadîslerin sonraki râvîleri (nakledenleri) Ehl-i sünnet âlimlerinden iseler, bunlar hakîkaten ha…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Meşhûr

İlk zamanda bir kişi bildirmişken, ikinci asırda şöhret bulan, yâni bir kimsenin Resûl-i ekremden, o kimseden de, çok kimselerin ve bunlardan dahî, başka kimselerin işittiği hadîs-i şerîfler. Hadîs-i meşhûra inanmayan kâfir olur. (İbn-i Âbi…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Mevdû

Bir hadîs imâmının şartlarına uymayan hadîs-i şerîfler. Bir müctehid (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden hüküm çıkaran âlim), bir hadîsin sahîh (doğru) olması için, lüzûm gördüğü şartları taşımıyan bir hadîs için; "Benim mezhebimin usûlün…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Mevkûf

Eshâb-ı kirâma kadar râvîleri (nakledenleri) hep bildirilip, sahâbî olan râvînin, Resûl-i ekremden işittim demeyip, böyle buyurmuş dediği hadîs-i şerîfler.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Mevsûl

Sahâbînin (Resûlullah efendimizin arkadaşları); "Resûlullah'tan işittim, böyle buyurdu" diyerek haber verdiği hadîs-i şerîfler. Bunda, Resûl-i ekreme kadar rivâyet edenlerin hiç birinde kesinti olmaz.

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Muddarib

Kitab yazanlara, çeşitli yollardan, birbirine uymayan şekilde bildirilen hadîs-i şerîfler.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Muhkem

Te'vîle (yoruma, açıklamağa) muhtaç olmayan hadîs-i şerîfler.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Mu'allak

Baştan bir veya birkaç râvîsi(rivâyet edeni, nakledeni) veya hiçbir râvîsi belli olmayan hadîs-i şerîfler.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hadîs-İ Munfasıl

Aradaki râvîlerden (nakledenlerden), birden ziyâdesi (fazlası) unutulmuş olan hadîs-i şerîfler.

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hafî

Gizli, kapalı. 1. Usûl-i fıkıh ilminde, mânâsı açık olduğu hâlde söyleyenin maksadını ifâde etme husûsunda kapalı, gizli söz. "Kâtil mîrâsçı olamaz" hadîs-i şerîfinde kâtil lafzı hafîdir. Bu kelimenin, kasten bilerek adam öldürenin mîrâsçı…

↗