Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

707 sonuç · toplam 3917 · “sa'd” · 2/30

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

sadaka-i mevkûfe

üa^) huk. Şeriat hukukuna göre vakfedilen bina için kulecilanılan terim. ere apı sadaka-i muharreme a. bir bk. sadaka-i an mevkufe. bu

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

sadru’l-evvel

Hadis büimi tarihinde, hayırla anılan ilk üç nesü. Bunlar: sahabeler, tâbiîler, tebe-i tâbiîn

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

sadaka-i muhbese

580 sadaka-i muhbese a. huk. bk. sadaka-i mevkûfe

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

seyyidü’s-sâdât

Muhammed. 2. Hem ba hem anne tarafindan H Ali’nin soyundan gelen ki seler için kullanılan terim

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

sebîlü’r-reşâd

“Doğru yol.” anlamında olan s bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’in iki ayetinde geçmektedir (“Mü'min suresi”. s

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

sadaka-i fıtr

Di Ramazan aymda verilen ve bu ihtiyaçtan fazla mah bulunan lla müminler için vacip olan sadaka. Al sadaka-i mahbûse a. huk. Şeriat hukukuna göre vakfedilen sadaka, saneldaka-i mevkufe. lla

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

sadûk

Hadis bi minde, çoklukla ravînin güven lir olduğunu ifade eden bir t rim

↗
08
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

medresetü’l-irşâd

GU^l UjAo) İslâm dünyasında, vaiz ve imam yetiştirilmek üzere açılan mektepler

↗
09
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Muhbir-İ Sâdık

Hep doğru söyleyici, doğru haber verici mânâsına Muhammed aleyhisselâm. Muhbir-i sâdık aleyhi minessalevâti etemmühâ buyurdu ki: "Kıyâmet günü, şehîdlerin kanını, âlimlerin mürekkebi ile tartarlar. Mürekkeb ağır gelir." (İmâm-ı Nevevî) Muhb…

↗
10
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Vukûf-I Sâdık

Arapça, doğru bilmek, doğru vukûfiyyet anlamındadır. Kâşânî bu terimi, Hakk’ın muradı ile beraber olma hali, şeklinde tanımlar.

↗
11
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sadist

Başkasına eziyet ve sıkıntı vermekten, sapık işleri yapmaktan zevk alan ruh hastası kimse. Tıp ve fen fakültelerinde okuyup da, mahlûklardaki san'at inceliklerini, aralarındaki hesaplı bağlantıları gören ve anlayabilen aklı başında bir kims…

↗
12
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sadaka-İ Fıtır

İhtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak, nisâb yâni dinde zenginlik ölçüsü miktarında malı, parası bulunan her hür müslümanın, Ramazân bayramının birinci günü sabâhı, fakirlere vermekle yükümlü oldukları belli miktarlardaki buğda…

↗
13
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sadâkat

Dostluk; bir kimseye Allahü teâlâ için kalbden bağlılık; doğruluk. İnsana sadâkat yaraşır görse de ikrâh, Doğruların yardımcısıdır hazret-i Allah. (Ziyâ Paşa)

↗
14
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sadr-I Evvel

Peygamber efendimiz ve arkadaşlarının (sahâbe-i kirâmın) ve onları gören müslümanların (Tâbiînin) yaşadığı asır. Sadr-ı evvelden sonra, minâre, mekteb, kitab gibi sonradan yapılmış şeyler bid'at yâni dinde reform değildir. Bunlar dîne yardı…

↗
15
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Kutb-İ İrşâd

İnsanların irşâdına (doğru yolu bulmasına) ve hidâyetine (saâdete ve kurtuluşa ermesine) vesîle kılınan zâtların reisi. Kutb-i irşâd, âlemin irşâdı ve hidâyeti için feyzlerin gelmesine vâsıta olur. Kutb-i irşâdın her zaman bulunması lâzım d…

↗
16
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

âlem-İ Ecsâd

Yerler, dağlar, gökler gibi, ölçülebilen ve tartılabilen madde âlemi. Buna âlem-i halk, âlem-i şehâdet ve âlem-i mülk de denir.

↗
17
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Tavâf-I Sadr (sader)

Hac esnâsında cemrelerin taşlanması bittikten sonra Mina'dan Mekke'ye inildiğinde yapılan tavâf. Buna Tavâf-ı vedâ da denilir. Hac vazîfeleri bununla sona erer. Âfâkî olan yâni Mîkât denilen yerden daha uzak memleketlerin hacılarının Mekke'…

↗
18
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Fesâd

Bozukluk, karışıklık, fitne, anarşi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allah'a ve Peygamberine karşı harp edenlerin ve yeryüzünde fesâd çıkarmaya çalışanların cezâsı ancak öldürülmeleri veyâ asılmaları yâhut elleriyle ayakla…

↗
19
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Halef-İmüttekîn (bkz. Halef-İ Sâdıkîn) Halef-İsâdıkîn:

Selef-i sâlihînden yâni Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiînden sonra gelen Ehl-i sünnet âlimleri. Halef-i sâdıkîn, îmân (inanç) ve amel bilgilerinde ve kalb bilgilerinde, hep Selef-i sâlihîne (Hicrî ilk iki asırda yaşayan müslümanlara) t…

↗
20
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Şerh-İ Sadr

1. Peygamber efendimizin çocukluğunda ve peygamberliği sırasında (mîrâc gecesinde) mübârek göğsünün açılarak kalbinin çıkarılması ve yıkanıp ilim, hikmet ve mârifet ile doldurulduktan sonra yerine konması hâdisesi. (Bkz. Şakk-ı Sadr) Yeşil…

↗
21
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İfsâd

Bozmak, fitne, karışıklık çıkarmak, bozgunculuk yapmak. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ ifsâd edenleri sevmez. (Mâide sûresi: 64) Sarı sabır maddesi balı ifsâd ettiği gibi, kızgınlık da îmânı bozar. (Hadîs-i şer…

↗
22
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İktisâd

1. Orta yol, orta hâl. Tutumlu olma, gereği kadar ölçülü harcama. Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dîni tamâmen Allahü teâlâya hâs kılarak ( ihlâsla ) O'na yalvarırlar. Allahü teâlâ onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içler…

↗
23
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İrşâd

Yol gösterme, rehberlik etme. İnsanları, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına ve Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine uymaya, her zaman Allahü teâlâyı anmaya, O'nu unutmamaya, kalbde O'ndan başkasının sevgisine yer vermemeye çağırmak,…

↗
24
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Diyeni İrşad Mümkün Değildir

Tasavvufta kişinin kendine değer vermesi, malını, mülkünü, makam ve mevki’ini ön plâna çıkararak Cenab-ı Hakk’ı unutması matlûb değildir. Bunun için benlikten geçmeyen, nefsini terbiye etmeyen, hep “ben” diyen, bu yolda manevî mesafe alamaz…

↗