ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
772 sonuç · toplam 1781 · “Şişe” · 19/33
01Nağme
Sesi mûsikî perdelerine uydurmak. Tegannî. Hadîs-i şerîfte buyruldu ki: "Kur'ân-ı kerîmi Arab şîvesi ile onların sesi ile okuyunuz. Fâsıklar şarkıcılar gibi okumayınız." Şarkı okur gibi okuyan kimsenin imâm olması haramdır. Onun arkasında k…
Nahl Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin on altıncı sûresi. Nahl sûresinin son üç âyeti Medîne'de, diğer âyetleri Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz yirmi sekiz âyet-i kerîmedir. Altmış sekizinci âyette bal arısından söz edildiği için, Sûret-ün-Nahl denilmiştir. Sûre…
Nâib
1. Hac ibâdetinde birine vekâlet eden. Vekil. Allahü teâlâ bir hac ibâdeti ile üç kişiyi Cennet'e koyar: 1) Haccı vasiyet edeni, 2)Vasiyeti infâz edeni (yerine getireni), 3)Nâib olarak hacca gideni. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî) Nâib olarak hacca…
Nâkıl
Nakleden, birinden duyduğunu veya okuduğu şeyi bildiren. İctihâd derecesine varamayıp, sâdece müctehid (Kur'ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden hüküm çıkarabilecek dereceye ulaşmış olan) âlimlerin verdikleri fetvâları (dînî suâllere verdik…
Naklî İlimler
Tefsîr, hadîs, fıkıh gibi nakil yoluyla elde edilen ve değişmeyen dînî ilimler. Naklî ilimler, aklın, insan dimâğı gücünün dışında ve üstündedir. Bunlar hiçbir zaman kimse tarafından değiştirilemez. Dinde reform olmaz sözünün mânâsı budur.…
Nâs Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz on dördüncü ve son sûresi. Nâs sûresi Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Altı âyet-i kerîmedir. İnsanların Allahü teâlâya sığınmalarını emrettiği için Sûret-ün-Nâs denilmiştir. (İbn-i Abbâs) Allahü teâlâ Nâs sûresi…
Nasîb
1. Ele geçen, kavuşulan. İnsanların en akıllısı, ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâda şeref, âhirette yüksek dereceler nasîb olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Ey Allah'ım! Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sev…
Nâsih
Daha önce bildirilen bir hükmü kaldıran, âyet-i kerîme veya hadîs-i şerîf. Kaldırılan hükme mensûh denir. Müctehid olmak için arabî yüksek ilimleri tamâmen bilip, Kur'ân-ı kerîmi ezber bilmek, âyet-i kerîmelerin geldikleri zamanları ve gelm…
Oruç
İslâm'ın beş şartından biri. Fecrin (tan yerinin) ağarmasından yâni imsaktan güneş batıncaya kadar yimeği, içmeği ve cimâ'ı terk etmek. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey mü'minler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı…
Nasr Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz onuncu sûresi. Nasr sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Üç âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimiz, nusret-i ilâhî ile, Allahü teâlânın yardımı ile müjdelendiği için sûreye, Sûret-ün-Nasr denilmiştir. Allahü teâlâ Nasr sûr…
Ödünç Vermek
Çarşıda misli yâni benzeri bulunan her şeyi, belirsiz bir zaman sonra, misli geri verilmek üzere verme. (Bkz. Karz-ı Hasen) Bir müslümana Allah rızâsı için ödünç veren kimseye, her gün için sadaka sevâbı verilir. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâ…
Nass
1.Âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler. Çoğulu nüsûs'tur. Ehl-i sünnet âlimleri nassları zâhirleri üzere almışlardır. Yâni açık olan mânâlarını vermişlerdir. Zarûret olmadıkça nassları te'vil etmemişler (yorumlamamışlar), bu mânâları değişt…
Ölüm
Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, mevt. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddî…
Ömr (ömür)
Hayat, yaşama, yaşayış. İnsanın doğumundan ölümüne kadar geçen zaman. Kur'ân-ı kerîmde Allahü teâlâ meâlen buyuruyor ki: Herkesin ömrü ve ömürlerin kısalması hep yazılıdır. (Fâtır sûresi: 11) Allahü teâlâ ezelde insanları yaratırken; ecelle…
Öşr (öşür, Uşur)
Onda bir. Topraktan alınan mahsûlün zekâtı. Öşür vermek dînî delîllerle sâbittir. Nitekim "Ekinin hakkını biçildiği gün verin" (En'âm sûresi: 141) meâlindeki âyet-i kerîme ile farz kılınmıştır. (İbn-i Âbidîn) Semânın (yağmurun) suladığı mah…
Özr (özür)
1.Abdesti bozan bir şeyin bir namaz vakti durdurulamayıp, devâm etmesi. İdrârını tutamama, iç sürmesi, yel kaçırmak, burun kanaması, yaradan kan, sarı su akması, ağrı ile göz yaşı akması birer özür olup, özürlü erkeğe mâzûr, kadına ma'zûre…
Nebe' Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş sekizinci sûresi. Nebe' sûresi Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Kırk âyet-i kerîmedir. Kıyâmet haberlerini ihtivâ ettiği için sûreye bu mânâya gelen Sûret-ün-Nebe' denilmiştir. Amme kelimesi ile başladığı için…
Nisbet
1.Soy bakımından bağlılık, mensub olma. Kendisini babasından başkasına nisbet eden, Cehennem'e hazırlansın. (Hadîs-i şerîf-Savâik-i Muhrika) 2. Tasavvufta velî bir zâtla mânevî irtibat, feyz alma, huzûr. Bir velînin kabrinden feyz almak içi…
Niyyet (niyet)
Kasd etme, kalbin bir şeye yönelmesi. İbâdetleri, emre itâat ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için yaptığını kalbinden geçirmek. Ameller (iş, ibâdet), niyete göre iyi veya kötü olur. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim) Kul, birçok iyi amelle…
Necm Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli üçüncü sûresi. Necm sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Altmış iki âyet-i kerîmedir. İlk âyetinde geçen ve yıldız mânâsına gelen Necm kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede; mîrâc mûcizesi, putların uydurma ilâhlar olduğ…
Nûh Aleyhisselâm
Kur'ân-ı kerîmde adı geçen peygamberlerden. Peygamberlerin büyükleri olan ve kendilerine Ülü'l-azm denilen altı peygamberin ikincisi. İdrîs aleyhisselâmdan sonra peygamber olarak gönderildi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:…
Nûh Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş birinci sûresi. Nûh sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Yirmi sekiz âyet-i kerîmedir. Nûh aleyhisselâmın, peygamber olarak gönderilişi ve mücâdeleleri anlatıldığından sûreye, Sûret-ün-Nûhdenilmiştir. Sûrede; Nûh aleyh…
Necs (necis, Neces)
Dînen temiz olmayan, pis, murdar. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! Müşrikler (kâfirler) ancak bir necestir. Onun için bu yıllardan sonra onlar Mescid-i Harâm'a (Kâbe-i muazzama ve çevresine) yaklaşmasınlar. (…
Nusayrî
Eshâb-ı kirâma (Peygamber efendimizin arkadaşlarına) iftirâ eden şîanın kollarından. On birinci imâm olan Hasen bin Ali Askerî'nin adamlarından olduğunu söyleyen İbn-i Nusayr adındaki bozuk inanışlı kimseye uyanlar. Eshâb-ı kirâma iftirâ ed…