ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
425 sonuç · toplam 791 · “Edeb” · 18/18
01Radıyallahü Teâlâ Anhâ
Hanım sahâbîlerden birinin ismi anılınca veya yazılınca söylenen "Allahü teâlâ ondan râzı olsun" mânâsına duâ, hürmet ve saygı ifâdesi. İki hanım sahâbî için (Radıyallahü teâlâ anhümâ" ve ikiden çok için "Radıyallahü anhünne" denir. Kadınla…
Mefhar-İ Mevcûdât
Mahlûkâtın (yaratılmışların) övündüğü Muhammed aleyhisselâm. Mefhar-i mevcûdât efendimizin, güzel huylarından, edeblerinden bâzıları şunlardır: İnsanların en rahat davrananı, en kahramanı, en adâletlisi, en çok affedeni, en cömerdi idi. Ken…
Menkıbe (menkabe)
Bir zâtın güzel iş, söz ve hallerini, hayâtını konu edinen hikâye ve hâtıralar. Çoğulu menâkıbdır. (Bkz. Menâkıb) Ebû Bekr'in radıyallahü anh bir menkıbesinde şöyle anlatılır: Hazret-i Ebû Bekr bir defâsında şüpheli bir şey yemişti. Bunu an…
Mescid-İ Nebi
Peygamber efendimizin, hicretten sonra Eshâb-ı kirâm (mübârek arkadaşları) ile birlikte Medîne-i münevverede inşâ ettiği mescid, câmi. Mescid-i Resûl, Mescid-i Saâdet ve Mescid-i Şerîf de denilmektedir. Yalnız üç mescide ziyâret için gidili…
Meşakkat
Zorluk, güçlük, zahmet. Babanın evlâdı üzerinde hakkı, baba kızdığı zaman ondan korktuğunu gösterip ona boyun eğmek, açlık ve meşakkat esnâsında önce babasını düşünüp onu kurtarmaktır. Çünkü iyiliğe karşı iyilikle karşılık veren, akrabâlık…
Mezheb Taklidi
1. Amelde yapılacak işlerde bir müctehidin ictihâdlarına, fetvâlarına tâbi olma. Mevcût dört hak mezhebden birini öğrenip, kabûllenip, onunla amel etme. Her müslüman vücud yapısına, yaşadığı iklim şartlarına, iş hayâtına göre kendisine daha…
Muvâcehe-İ Seâdet
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek kabrinin bulunduğu Hücre-i Seâdetin (odanın) kıble tarafında ziyâret sırasında önünde durulan duvar. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem kabrini ziyâret etmek isteyen k…
Mizâc
Huy, tabîat, bir kimsenin yaratılıştan gelen özelliklerinin hepsi. (Bkz. Huy) Gadaba gelen (kızan, öfkelenen) insan, aklın kontrolünden çıkmış olduğundan; bu kimsede basîret (kalb gözü, derin ve ince anlayış), düşünce, irâde (kendine hâkim…
Mu'ammâ
1.Gizli, örtülü, anlaşılmaz veya anlaşılması güç şey. Allahü teâlâyı mü'minler Cennet'te görecektir. Fakat, nasıl olduğu bilinmeyen bir görmekle göreceklerdir.Nasıl olduğu bilinmeyeni, anlaşılmayanı görmek de, nasıl olduğu anlaşılmayan bir…
Mu'âşeret
İnsanların birbirleriyle görüşmelerinde ve işlerinde karşılıklı uymaları gereken usûller, kurallar. (Bkz. Edeb)
Muharrem Ayı
Hicrî kamerî yılın ilk ayı. Ramazan'dan sonra oruçların en fazîletlisi, Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en fazîletli namaz da gece namazıdır. (Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb) Kim arefe günü oruç tutarsa, iki senelik gü…
Resûl
1. Yaratılışı, huyu, ilmi, aklı ve her bakımdan zamânında bulunan bütün insanlardan üstün olan ve yeni bir din ile gönderilen peygamber. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Resûl size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıys…
Resûl-Üs-Sakaleyn
İnsanlara ve cinne peygamber olarak gönderilen Muhammed aleyhisselâm. Rivâyet olunur ki, Mekke'de bir ağaç, Resûl-üs-sakaleyn'in önüne gelip; "Yâ Resûlallah! Cinnîlerden bir cemâat sizinle görüşmeye gelmişler. Hüsûn denilen yerde bekliyorla…
Reşîd (er-Reşîd)
1 . Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mahlûkâta (yarattıklarına) doğru yolu gösterip, dilediğini bu yolda bulunduran. Er-Reşîd ism-i şerîfini söyleyenin yaptığı ameller kabûl olur. (Yûsuf Nebhânî) 2.Rüşd sâhibi yâni,…
Risâle
Mektûb; bir mes'eleye, bir ilme ve fenne dâir yazılan müstakil küçük kitâb. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri Edeb risâlesi adlı eserine başlarken buyuruyor ki: "Edebi, kendine yaklaşmaya ve evliyâlığa anahtar kılan Allahü teâlâya hamd ols…
Müceddîd
Yenileyici, kuvvetlendirici. İslâm dînini kuvvetlendiren, bid'atleri yâni İslâm dînine sokulmak istenen reformları, hurâfeleri söküp atan ve sünnetleri ortaya çıkaran âlim. Her yüz senede bir müceddîd zâhir olur (ortaya çıkar) . Ümmetimin i…
Muâyede
Bayramlaşma; bayram dolayısıyla karşılıklı tebrikleşme. Arapça îd kökünden gelir. Osmanlı merasim dilinde resmî bayram kabulü ve tebrik törenleri için de kullanılmıştır.