Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

772 sonuç · toplam 1781 · “Şişe” · 14/33

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mülk-İ Yemîn

Bir kimsenin emrindeki köleler ve câriyeler. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allah'a ibâdet edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ananıza, babanıza (güzel söz ve fiil ile) , akrabânıza (ziyâret etmekle), yetimlere (gönül…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müflis

1.İflâs eden. Bir vasî (bir yetimin veya akılca zayıf ve hasta olan bir kimsenin malını idâre eden kimse), yetîmin (babası veya anası-babası ölmüş çocuğun) ekim arâzisini bir müflise satsa; satış gözden geçirilir. Eğer bu uygun satış ise, k…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müfsid

1. Başlanılan ibâdeti bozan şeyler. Dünyâ kelâmı konuşmak, kendisi işitecek kadar gülmek, sakız çiğnemek, farzın birini özürsüz terk etmek, namazın müfsidlerindendir. (Muhammed bin Kutbüddîn İznikî) 2.Karışıklık çıkaran ve bozgunculuk yapan…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Saf Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin altmış birinci sûresi. Saf sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). On dört âyet-i kerîmedir. Dördüncü âyet-i kerîmede mü'minlerin saf saf olup Allah yolunda savaştıkları anlatıldığı için Sûret-üs-Saf denilmiştir. Sûrede; insanl…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sâffât Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin otuz yedinci sûresi. Sâffât sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz seksen iki âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen saf tutmuş melekler mânâsına gelen Sâffât kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede; Allahü teâlânın bir…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müftî (müftü)

Fetvâ veren. 1. Vilâyet ve kazâlarda din işlerine bakan, İslâm âlimlerinin dînî bir konuda vermiş oldukları hükümleri yâni fetvâyı, insanlara bildiren kimse; nakleden me'mur. Birçok işlerde âdet, nass (Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerin h…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tafdîliyye

Şîanın kollarından biri. Hazret-i Ali'yi sevdiklerini söyleyip, diğer Eshâb-ı kirâmı kötüleyen bozuk fırka. Eshâb-ı kirâma iftirâ edenler, üç grupta toplanmaktadır. Birincisi, Tafdîliyye. İkincisi Seb'iyye olup; Eshâb-ı kirâmdan birkaçından…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Taleb

İstemek, aramak. İlim Çin'de de olsa, taleb ediniz. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce) Her müslüman kadın ve erkeğe ilim taleb etmek ( ilmihâlini öğrenmek ) farzdır. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce) Taleb (aramak), kavuşmanın müjdecisidir. Yanıp yakılmak…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Talmûd

Yahûdîlerin Tevrât'tan sonra mukaddes kabûl ettikleri, sözlü emirlerin toplandığı Mişnâ ve Gamâra olmak üzere iki kısımdan meydana gelen kitap. Yahûdîlerin Tevrât'tan sonra mukaddes kitabları Talmûd'dur. Yahûdîlere göre; Mûsâ aleyhisselâm T…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tâlût

İsrâiloğullarının hükümdârlarından. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Vakta ki Tâlût askeriyle (Kudüs-i şerîften cihâd için) ayrıldı. (Nebînin haber vermesiyle yâhut ilhâmla askerlerine) dedi ki: "Şübhesiz, Allah sizi bir ırm…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ta'n Etmek

Kötülemek, dil uzatmak. Mü'min ta'n etmez, kimseye dokunmaz, lânet etmez. Fâhiş söz söylemez ve kimseyi yermez . (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) Belli bir mü'minin ayıbını, ta'n etmek için arkasından söylemek gıybet olur. Gıybet harâmdır. K…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Târık Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin seksen altıncı sûresi. Târık sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). On yedi âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyet-i kerîmede geçen ve parlak bir yıldız mânâsına gelen Târık'tan alır. Sûrede; insanın yaratılışı, kıyâmet gününün zorl…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Târûh

İbrâhim aleyhisselâmın asıl, öz babası. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden anlaşıldığı ve binlerce İslâm âliminin kitâbında yazıldığı üzere Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem anaları ve babaları arasında bulunmakla şereflen…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tasnif

1. Bir âlimin, te'lif etmeden, kendi usûlünce daha önce benzeri olmayan bir kitâb yazması. Kalb ve rûh ilimlerinin mütehassısları ya kitab tasnif ederler veya te'lif ederler. Tasnif çok zamandan beri dünyâdan kalktı. Yalnız te'lif kaldı. Fa…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tasvîr

Kâğıda, kumaşa, duvara ve başka yerlere canlı ve cansız resimleri yapmak veya bu şekilde yapılan resimler. Hazret-i Âişe rivâyet ediyor (naklediyor): Odama, üzerinde tasvirler bulunan ince bir perde takmıştım. Resûlullah sallallahü aleyhi v…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tâûn

Vebâ. Tâûn olan yere girmeyiniz ve Tâûn olan bir yerden başka bir yere gitmeyiniz, oradan kaçmayınız. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) Tâûn hastalığı bulunan yerden kaçmak, muhârebede kâfir karşısından kaçmak gibi büyük günâhtır. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) T…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tecribe (tecrübe)

Deneme, sınama, bilgi edinmeyi sağlayan üç yoldan biri. Eshâb-ı kirâm (Peygamber efendimizin mübârek arkadaşları) bir gün Peygamber efendimize sallallahü aleyhi ve sellem gelerek; "Yemen'e gidenlerimiz orada hurma ağaçlarını başka türlü aşı…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Teennî

İlerisini düşünerek acele etmeden yavaş ve ihtiyatlı hareket etme. İşlerde acele etmemeli ve hemen karar vermemelidir. Acele ile verilen kararlara şeytan karışır. Hadîs-i şerîfte; " Acele şeytandandır. Teennî Rahmân'dandı r" buyruldu. Nefsi…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tefe'ül

1. Bir şeyi uğur saymak, hayıra yormak, bir hâdiseyi hayra alâmet, işâret olarak görmek. Tefe'ülün mukâbili (zıddı) teşe'üm yâni uğursuz saymaktır. (Bkz. Teşe'üm) İslâm'da teşe'üm ( uğursuzluk ) yoktur. En hayırlısı tefe'üldür. (Hadîs-i şer…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tefsîr

Örtülü, kapalı olan şeyi ortaya çıkarmak, açmak, beyân etmek, beşerî kudret dâhilinde, Kur'ân-ı kerîm âyetlerindeki murâd-ı ilâhîyi (Allahü teâlânın murâdını) anlamak. Bu işi yapabilen âlime müfessir denir. (Bkz. Müfessir) Kur'ân-ı kerîmi k…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tegâbün Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin altmış dördüncü sûresi. Tegâbün sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). On sekiz âyet-i kerîmedir. Dokuzuncu âyette geçen ve aldanma mânâsına gelen Tegâbün kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede; insanların mü'min ve kâfir olara…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tegannî

Sesi mûsikî perdelerine uydurmak için, hareke, harf ve med (uzatma) ilâve etme ve çıkarma yapmak sûretiyle, kelimelerin asıllarını dolayısıyle mânâyı bozarak okuma. İlk tegannî eden şeytandır. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) Tegannî ile ses…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tehevvür

Çok kızmak, çok öfkelenmek, sertlik; hilmin (yumuşaklığın) zıddı. Gadabın, kızmanın aşırısı. Atılganlık. Tehevvür sâhibi hiddetli, sert olur. Bunun aksine hilm (yumuşaklık) denir. Halîm (yumuşak) kimse, gadaba sebeb olan şeyler karşısında k…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tehlîl

"Lâ ilâhe illallah (Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur)" sözünü söylemek. Tesbîh (sübhânallah) , tehlîl ve takdîse (Allahü teâlânın büyüklüğünü, yüceliğini, noksan sıfatlardan uzak olduğunu söylemeye) devâm edin. Bunlardan gaflet etmeyin. Şa…

↗