1Kâfirin fethi hakkında münzel oldu Zülfikâr Haydar’ın elinden ayrı yerde kesmez Zülfikâr Bin kişi çekse kınından taşra çıkmaz Zülfikâr “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”88
2Bunların nûru hemân Cebbâr-ı âlem varıdır Cümle mürsel tâcıdır hem anların serdârıdır Anların bakdıkları bir Tanrı’nın dîzârıdır “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
3Hem velâyet hem kerâmet vechinde pinhândır bunun Dört kitâbın ma‘nası nutkunda beyândır bunun Her ne işler Hak içün işler işi ayândır bunun “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
4Dinle hikmetden cevâbı rûhunu şâd eyle sen Gayrıyı gel taşra ko imdi sözün az eyle sen Evliyânın hürmetine cân ile nâz eyle sen “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
5Varına kıldı nazar ol Hâlık-ı perverdigâr Zât-ı Hakk’ın emriyile Düldül’e oldu süvâr Na‘rasının heybetinden kâfir oldu târumâr “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
6Gitdi aklım gitdi fikrim oldu varım târumâr Evliyânın cismini hiç yemez imiş mûr u mâr Kâfirin ikrârı yokdur mürşide inkârı var “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
7Çıkdı Hayber Kal‘asından cenk içün ol zü’l-himâr Şâh-ı Merdân katline kasd eyledi ol nâ-bekâr Görme misin emrile çaldı yere ol şehsüvâr “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
8Yer yüzünde kâfirin kopdu kıyâmet başına Zehr-i kâtiller karışdı etmeğine aşına Gök yüzünden mü’minin yağdı çü rahmet başına “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
9Emr ederse bir nefes söyler ana hâk ü gubâr Vechinin âyînesinin sevgisi cânımda var Evliyânın zübdesidir şâhid ana Çâr-yâr “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
10Bî-nişân ü lâ-mekândan zâhir oldu âfitâb Halk-ı âlem cismini pâk eyledi ol mâhitâb Besmele başındaki bir noktadadır dört kitâb “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
11Bu kelâmın ma‘nası “kul ındehû ümmü’l-kitâb”89 İlm-i hikmet sırrıdır Peygamber’e olan hitâb Nefsini fehm etdin ise rûhuna budur sıfât “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
12“Lâ” demezsen diyeyin dinlendi vahdet gûşesin Cân içinde cân ile dinlendi işret gûşesin Ârif-i bi’llâh olanlar buldu vuslat gûşesin “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
13Teslîm etdin kendini çık aradan sen Vâhibî Bu velâyet sırrının Haydar-ı Kerrâr sâhibi Cümleden bu remzinin tevhîd-i zâtdır şâhidi “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
14Aç gözün kaldır hicâbı kutb-ı âlemdir Alî Sen ana imân getir zinhâr sakın olma deli Şübhesiz ayne’l-yakîn hakka’l-yakîn oldur velî “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
15Hak Taâlâ kudreti levhinde yazmış sûretin İns ü cinn ü nüh felek fehm eylemezdir sîretin Hak’dan âhar kimse bilmez mu‘cizâtın hikmetin “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
16Zülfikâr’ın kıssasından bir varak söyler bu cân Mustafâ hükmündedir görmez misin âhir zamân Âşık olan her kim ise tevhîdi olmaz yalan “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
17Hûb nefesdir bu nefes kim söylenir hakkânedir90 Bu hitâbın ma‘nasın fehm eyledim kim cânadır Bu kelâmı söyleyen ayık değil mestânedir “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
18Gün dolandı gel dedi döndü yerine geldi gün Fazlına hem lutfuna îmân getirdi durdu gün Cümle âlem halkına ulaşdı geldi sırr-ı ün “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
19Dâd-ı Hak’dır şübhe yok dilimde güftârım benim Okudu “innâ fetahnâ” kalbde envârım benim91 Âlem-i bezm-i ezelden oldu ikrârım benim “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
20Hak Taâlâ zâtının âyînesidir Mustafâ Vechini kim gördü ise anlara olmaz cefâ “Küntü kenz”in vahdetinden cânıma budur safâ “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
21Âsiye kılsa nazar mü’min muvahhid hâs eder Gönüle kılsa nazar ol sâfi nûrdan tas eder İşidicek her nefes münkir münâfık yas eder “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
22Ey birâder “lâ” demezsen bildiğim diyem sana Gayrısı lâzım değildir gördüğüm diyem sana Bu kelâmın ma‘nasını söylemek lâzım bana “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
23Hâlık’ı zikr eyler isen seni aşka düşürür Çiğ yerin komaz senin âteş-i aşkda pişirir İblis’in hannâsının sadrında fi‘lin şaşırır “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
24Pâdişâhım çok şükür vechinde halk etdin bizi Cümle sâdıkların envâr-ı İlâhî’dir özü Şübhesiz âşıkların hakka’l-yakîn budur sözü “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
25Âşıkam hem sâdıkam medh-i Alî söyler dilim Tevhidin ma‘nâsını hakka’l-yakîn söyler dilim Hürmetine bunların ol Hazret’e doğru yolum “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
26Ol Hasan ile Hüseyn’in bendesidir cânımız Dâd-ı Hak’dır anladık tevhîd imiş îmânımız Aşk-ı sâfî nûrudur Hakk’a bizim dermânımız “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
27Anların medhi hakında âcizem hem kâsırem Müşterî âşık gerekdir satmağa ben tâcirem Ma‘rifet ma‘nâsının üstünde bak ben nâzırem “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
28Ârif-i bi’llâh olanlar anlar imiş ârifi Ma’naya gâfil olanlar bilmez imiş ârifi Aşka mazhar düşmeyenler bilmez imiş ârifi “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
29Hakk’ın esmâ vü sıfâtı Âdem’in yâdındadır Bilmesi hakka’l-yakîn nûr-ı İlâh adındadır Söyleyen âşık bunu bir Tanrı’nın yanındadır “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
30Benden umman bu kelâmı ben değilem söyleyen Aşk-ı sâfî Vâhib’e envâr İlâhî söyleyen Mustafâ’nın sevgisidir gönlümüzü eğleyen “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”
31Şâh-ı Merdân-ı Alî Peygamber’in sır yâridir Bu kelâmın ma‘nası âşıkların gülzârıdır Evliyâ nutkundaki dost zâtının esrârıdır “Lâ fetâ illâ Alî lâ seyfe illâ Zülfikâr”