Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
(cilj [Ar.] fik. İslâm k. hukukuna göre, vefat eden bir kimsenin geride bıraktığı mallaj) rm fıkıh usullerine göre ve miya ras yoluyla bu mallarda hakkı olanlara intikal etmesi işlemi. bk mîras ^j) ul veresiye a. Sonradan ödenmek üzere, yani vadeli yapılan alış veriş. na en verd a. [Ar.] bot. Gül, anlammbu daki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birlikte yeni terimler oluşturur. Bu er
Dinî Terimler Sözlüğü
Maddî ve mânevî olarak vâris olmak. (Bkz. Vâris)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, mirasçı olmayı ifade eder. Tâbi olmaktır. 1- Cennetü’l Verâse: Hz. Peygamber (s) e güzelce uymakla oluşan ahlâk cennetidir. 2- Ulûmü’l-Verase: Bu da fıkıhtır. Sûfîler, ilimlerini amele dökmüşlerdir. Bu yüzden onlar ilmin mirasçısı olmuşlardır. Sûfiyye, ilimleri ile, diğer ulemanın yanında yer alır. Ancak onlardan, ulumu’l-verâse yönüyle ayrılırlar. “Alimler Peygamberlerin mirascısıdırlar” hadisiyle anlatılan veraset, işte budur.