Kaynaklardaki ortak açıklama
Tasavvuf inancına göre bu terim, zahirî ve batınî bakımdan bütünüyle Allah’a kulluğu ifade etmek için kullanılmıştır.
Dinî Terimler Sözlüğü
Allahü teâlânın emirlerine teslîmiyet ve boyun eğmek. Allahü teâlânın işinden râzı olmak. Her an Allahü teâlâyı hatırlamak, anmak.
Ubûdiyyetin alâmeti, Allahü teâlânın emirlerini yapmak, yasak ettiklerinden sakınmaktır. (İmâm-ı Rabbânî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, kulluk demektir. Seyyid Şerif Cürcânî bu terimi, ahidlere vefalı olmak, İslâm’ın çizdiği sınırları muhafaza etmek, mevcud olana razı olmak, elden çıkana da sabretmektir, şeklinde tanımlar. Yine bir tarife göre üç türlü ubûdiyyet söz konusudur: 1) Nefsin nevasına uymaktan sakınmak, 2) Nefsi, te- mennîlerle oyalanma’dan kurtarmak, 3) Rabbisinin emrine boyun eğmek. Ubudiyetin nihayetinin hürriyet olduğu kaydedilir. Ayrılık durumunda olan kişi, Allah’a kul olarak, vuslata eren ise hür olarak ibâdet eder. Vuslat durumunda olan kulun kalbi, Allah’tan gayri herşeyin tahakkümünden kurtulmuştur. O, bu haliyle mâsivanın değil Allah’ın kulu olmuştur sadece.Mazhar-ı feyz-i ubûdiyyet olandır insan Yoksa ma’nfde kişi seki ile insan değil.Gâlib Dede