Dinî Terimler Sözlüğü
Yapılması uygun olmayan, âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerle ve müctehidlerin (dinde söz sâhibi âlimlerin) söz birliği ile yasak edilen şey; günah. (Bkz. Haram)
Şüphesiz insanlar münkeri görüp de men etmedikleri zaman, onların hepsine Allahü teâlânın cezâ vermesi çabuklaşır. (Hadîs-i şerîf-Sünen-i İbn-i Mâce)
Münker iki kısımdır. Birinci kısım münkerler meydanda olup, âlim olan ve olmayan bunları bilir. Zinâ, alkollü içkilerin içilmesi, hırsızlık, yankesicilik, fâiz alıp vermek, başkasının malını gasb etmek gibi şeylerin haram olduğu birinci kısım münkerdir. İkinci kısmı yalnız âlimler bilir. Bunlar daha ziyâde îmânda, îtikâtta olan bozukluklardır. (Abdülkâdir Geylânî)
Münkeri (haramı) işleyeni görüp de gücü yettiği hâlde tatlı dil ile nehy (yasak) etmemek îmânın gitmesine sebeb olur. (Muhammed bin Kutbüddîn İznikî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça iyiliği emretme, kötülükten sakındırma anlamındadır, insanları kurtulmalarına vesile olacak olgunluklara yönlendirmeye, el-Emru bî’l-Ma’ruf denir. Şeriatta kınanan konulara engel olmaya da, en-Nehyu ani’l-Münker denir. el-Emru bi’l-Ma’ruf için hayra kılavuzluk etmek; kitap ve sünnete uygun olanı emretmek; Allah’ın söz-amel açısından kulundan razı olduğu şeyi göstermek gibi tanımlar yapılırken, en-Nehyu ani’l-Münker için de; kötülüğe engel olmak; nefs ve şehvetin meylettiği şeyleri yasaklamak, şeriat ve iffetin hoşlanmadığı, Allahü Teala’nın dininde caiz olmayan şeyi kötülemek, şeklinde tarifler yapılmıştır.