Ara
Menü
ذ

Kafir

ع

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-2476
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
214
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>ع ar. (كا فر) 7, Örten, inkar eden. 2. tas, Tefrika âleminde bulunan, makamı tefrika âlemi olan (11s; Tk 11:1252), Çok yetirme göklere efgânım ey kâfir sakın Incinir nâgeh mesiha isidip efgânımı Fuzüli</p><p>Kafir beççe r, Kâfir çocuğu. 2. tas. Vahdet âlemindeki tek renklilik (sp),</p><p>Kafir Sevgili,</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6262
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
214
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>ع ar. (كا فر) 7, Örten, inkar eden. 2. tas, Tefrika âleminde bulunan, makamı tefrika âlemi olan (11s; Tk 11:1252), Çok yetirme göklere efgânım ey kâfir sakın Incinir nâgeh mesiha isidip efgânımı Fuzüli</p><p>Kafir beççe r, Kâfir çocuğu. 2. tas. Vahdet âlemindeki tek renklilik (sp),</p><p>Kafir Sevgili,</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-1364
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
386
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Sözlük anlamı, “Örten, gizleyen, iyiliğe karşı nankörlük eden. ” olan bu söz, “Hz. Peygamber’i ve O’nun vahiy yoluyla Allah’tan getirdiği kutsal değerleri yalanlayan veya inkâr eden kimse.</p><p>” için kullanılan terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’irı “Bakara suresi” (2 / 161) nde mealen “ (Ayetlerimizi) inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince... ” ibaresinde açıkça ifade edilmektedir.</p><p>Buna benzer bir ifade ise “Tevbe suresi” (9 / 23) nde şöyle yer almaktadır: “Kâfir insanın babası ve kardeşi de olsa onunla dostluk kurulmaz. ” Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’irı pek çok ayetinde bu terim, gerek teklik gerekse çokluk biçimiyle geçmekte; onların durumu ve konumu hakkında geniş açıklamalar bulunmaktadır (M. F.</p><p>Abdülbâkî, el-Mu'cem, “kfr” maddesi). Kâfirûn suresi a. [&amp;lt; Ar.</p><p>“Sûretü’l- Kâfirûn” Qh&amp;gt; K1I »j j«)] Kur’ân-ı Kerîm’irı yüz dokuzuncu, iniş sırasına göre on sekizinci suresi olup “Mâ'ûn suresi” (107)nden sonra ve “Fîl suresi” (105) inden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve altı âyetten meydana gelmektedir. Admı ilk ayetteki kâfirlere hitap sözü olan “j^ü” (kâfirûn) kelimesinden alan bu sure, “Mukaşkışe” olarak da anılmaktadır. Burada özellikle “tevhîd” sözü ve inancı üzerinde durulur; Allah’a ibadet edilmesi ve O’na ortak koşulmasının büyük günah olduğu vurgulanır.</p><p>Bu sureyi Hz. Peygamber’in sabah ve akşam namazlarında sıkça okuduğu kaynaklarda zikredilmektedir.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-7083
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>İslâmiyette inanılması lâzım olan şeylerin hepsine veya birine inanmayan, dînin emirlerini beğenmeyen, hafife alan, alay eden.</p><p>Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:</p><p>Kâfirler, Allahü teâlânın emirleri ile Peygamberlerin emirlerini birbirinden ayırmak istiyorlar. Bir kısmına inanırız, bir kısmına inanmayız diyorlar. Îmân ile küfür arasında bir yol açmak istiyorlar. Onların hepsi kâfirdir. Kâfirlerin hepsine Cehennem azâbını, çok acı azâbları hazırladık. (Nisâ sûresi: 150-151)</p><p>Kâfirleri yüzleri üzerine sürünerek Cehennem'e göndeririz. (Meryem sûresi: 86)</p><p>Bir adam; &quot;Yâ Resûlallah! Kıyâmet gününde kâfir yüzüstü nasıl haşredilecek?&quot; diye sorunca, Resûlullah efendimiz; &quot;Onu dünyâda iki ayağı üzerinde yürüten, kıyâmet gününde yüzüstü yürütmeye kâdir değil midir?&quot; buyurmuştur. (Hadîs-i şerîf-Müslim)</p><p>Kâfirin hiçbir iyiliği, hayrâtı, hasenâtı âhirette faydalı olmaz. Îmânı olmayanın hiçbir iyiliğine sevâb verilmez. (Hâdimî)</p><p>Din bilgilerinde, ibâdetlerde zamâna uyulmaz. Îmân (inanç) bilgileri, din bilgileri zamanla değişmez. Bunları değiştirmek, zamâna uydurmak isteyenler, Ehl-i sünnetten (Peygamber efendimiz ve arkadaşlarının yolunda olanlardan) ayrılır, kâfir veya sapık olurlar. Çünkü İslâmiyet'in kıyâmete kadar bozulmayacağını, doğru olarak kalacağını Allahü teâlâ vâdetmiştir. (Tahtâvî-Hamdullah Decvî)</p>

ع

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

ع ar. (كا فر) 7, Örten, inkar eden. 2. tas, Tefrika âleminde bulunan, makamı tefrika âlemi olan (11s; Tk 11:1252), Çok yetirme göklere efgânım ey kâfir sakın Incinir nâgeh mesiha isidip efgânımı Fuzüli

Kafir beççe r, Kâfir çocuğu. 2. tas. Vahdet âlemindeki tek renklilik (sp),

Kafir Sevgili,

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Sözlük anlamı, “Örten, gizleyen, iyiliğe karşı nankörlük eden. ” olan bu söz, “Hz. Peygamber’i ve O’nun vahiy yoluyla Allah’tan getirdiği kutsal değerleri yalanlayan veya inkâr eden kimse.

” için kullanılan terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’irı “Bakara suresi” (2 / 161) nde mealen “ (Ayetlerimizi) inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince... ” ibaresinde açıkça ifade edilmektedir.

Buna benzer bir ifade ise “Tevbe suresi” (9 / 23) nde şöyle yer almaktadır: “Kâfir insanın babası ve kardeşi de olsa onunla dostluk kurulmaz. ” Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’irı pek çok ayetinde bu terim, gerek teklik gerekse çokluk biçimiyle geçmekte; onların durumu ve konumu hakkında geniş açıklamalar bulunmaktadır (M. F.

Abdülbâkî, el-Mu'cem, “kfr” maddesi). Kâfirûn suresi a. [&lt; Ar.

“Sûretü’l- Kâfirûn” Qh&gt; K1I »j j«)] Kur’ân-ı Kerîm’irı yüz dokuzuncu, iniş sırasına göre on sekizinci suresi olup “Mâ'ûn suresi” (107)nden sonra ve “Fîl suresi” (105) inden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve altı âyetten meydana gelmektedir. Admı ilk ayetteki kâfirlere hitap sözü olan “j^ü” (kâfirûn) kelimesinden alan bu sure, “Mukaşkışe” olarak da anılmaktadır. Burada özellikle “tevhîd” sözü ve inancı üzerinde durulur; Allah’a ibadet edilmesi ve O’na ortak koşulmasının büyük günah olduğu vurgulanır.

Bu sureyi Hz. Peygamber’in sabah ve akşam namazlarında sıkça okuduğu kaynaklarda zikredilmektedir.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

İslâmiyette inanılması lâzım olan şeylerin hepsine veya birine inanmayan, dînin emirlerini beğenmeyen, hafife alan, alay eden.

Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:

Kâfirler, Allahü teâlânın emirleri ile Peygamberlerin emirlerini birbirinden ayırmak istiyorlar. Bir kısmına inanırız, bir kısmına inanmayız diyorlar. Îmân ile küfür arasında bir yol açmak istiyorlar. Onların hepsi kâfirdir. Kâfirlerin hepsine Cehennem azâbını, çok acı azâbları hazırladık. (Nisâ sûresi: 150-151)

Kâfirleri yüzleri üzerine sürünerek Cehennem'e göndeririz. (Meryem sûresi: 86)

Bir adam; "Yâ Resûlallah! Kıyâmet gününde kâfir yüzüstü nasıl haşredilecek?" diye sorunca, Resûlullah efendimiz; "Onu dünyâda iki ayağı üzerinde yürüten, kıyâmet gününde yüzüstü yürütmeye kâdir değil midir?" buyurmuştur. (Hadîs-i şerîf-Müslim)

Kâfirin hiçbir iyiliği, hayrâtı, hasenâtı âhirette faydalı olmaz. Îmânı olmayanın hiçbir iyiliğine sevâb verilmez. (Hâdimî)

Din bilgilerinde, ibâdetlerde zamâna uyulmaz. Îmân (inanç) bilgileri, din bilgileri zamanla değişmez. Bunları değiştirmek, zamâna uydurmak isteyenler, Ehl-i sünnetten (Peygamber efendimiz ve arkadaşlarının yolunda olanlardan) ayrılır, kâfir veya sapık olurlar. Çünkü İslâmiyet'in kıyâmete kadar bozulmayacağını, doğru olarak kalacağını Allahü teâlâ vâdetmiştir. (Tahtâvî-Hamdullah Decvî)

Sözlüğe dön ←