Ara
Menü
ذ

İlahi

لهى

Köken ve kullanım

i. ar.

لهى

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

لهى) /) Besteli tasavvufi şiirler. |

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Ç^l) [< Ar. ilâh + î]

  1. tas. ı ed. Mutasavvıf şairler tarfmdan kaleme alman, daha çok Allah’ın birliğini, ululuğunu ve kudretini anlatan şiirler.
  2. müz. İslâm sanatında, genel olarak dinîtasavvufî nitelikli olarak bestee lenmiş şiirler. m n İlâhî hadis a bk. kudsî hadis ı

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. "Ey Allah'ım" mânâsına hitâb.

İlâhî! Dostlarını şöyle kıldın ki onları bilen seni buldu. Seni bulmayan onları bilmedi. (Abdullah-ı Ensârî)

İlâhî! Herkesi sıkıntıdan kurtaran yalnız sensin. Bizi dünyâda ve âhirette sıkıntıda bırakma. Muhtâçlara her şeyi gönderen yalnız sensin. Dünyâda ve âhirette hayırlı, faydalı olan şeyleri bize gönder. Dünyâda ve âhirette kimseye muhtâc bırakma. Âmîn. (Muhammed Rebhâmî)

Yüzüm dergâhına döndüm ilâhî,

Kapından etme red bu pür günâhı (günâhı çok olanı).

Ümîdim kesmem hiç senden ilâhî,

Ki sensin cümle mahlûkun penâhı (sığınağı).

Yüzüm karasına bakma ilâhî

Cehennem nârında (ateşinde) yakma ilâhî.

(Beykozlu Muhammed bin Receb)

2. Allahü teâlâ ile alâkalı, O'na âit, O'ndan gelen, O'nun gönderdiği, indirdiği. Tasavvuf, insanlık sıfatlarından çıkarak, melek sıfatları ile bezenmek ve ilâhî ahlâkı huy edinmektir. (S. Abdülhakîm Arvâsî)

Allahü teâlânın son ilâhî kitabı Kur'ân-ı kerîmdir. Kur'ân-ı kerîmden Allahü teâlânın murâd ettiği mânâyı ve hadîs-i şerîflerden Peygamber efendimizin maksâdını en iyi anlayabilenler, müctehîd denilen büyük İslâm âlimleridir. (Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Genellikle sûfî şairler tarafından dîni ve ilâhî fikirleri taşımak üzere yazılmış olan şiirlere, ilâhî denir. İlâhî Arapça bir kelime olarak, Allah’a ait manasına gelir. Başlıca İlâhî çeşitleri şunlardır: Ayin, durak, cumhur, tâbuğ, nefes. Ayinler, mevlevî tekkelerinde; tabuğlar ise Gülşenî tekkelerinde; nefesler, Bektaşî tekkelerinde; duraklar, Halveti tekkelerinde okunurdu.

Sözlüğe dön