Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-5026- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 342
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>İslâm’ın beş şartında biri olan “zekât” {bk. bu madd m verildiği yerlerden biri olara Kur’ân-ı Kerîm’in “Tevbe sur si, 9 / 60”nde ifade edilen v yolculuk sırasında muhtaç d ruma düşenleri anlatan bir t rim. Pek çok fakih, bu durum düşenleri, memleketinde malı v parası olmakla birlikte seyaha te bulunduğu sırada çeşitli s beplerden dolayı parasmı ka betmiş, geçim sıkıntısma dü müş, yerine yurduna dönece parası bulunmayan kimsel olarak tanımlamışlardır.</p><p>Bunl ra zekâttan ve ganimetten hiss verilmesi uygun bulu muştur. ibrâ o. [Ar.</p><p>] ftk. Bir kişinin b başka kimseden alacağı için b tün haklarmdan vazgeçmesi. İbrahim suresi a.</p><p>(^jeP Ar. “Sûretü İbrahim” ] Kur’ân-ı Kerîm’in on dö düncü, iniş sırasma göre yetm ikinci suresi olup “Nûh sures nden sonra ve “Enbiyâ su 343 i'câm. resi” nden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve elli in iki âyetten meydana gelmektedir.</p><p>Kur’ân’da “elif-lâm-ra” n + harfleriyle başlayan beş surenin er beşincisidir. Adını ise 35. ayette en geçen ve Mekke’nin güvenliği, esi orada yaşayanlann iyiliği için dua eden Hz.</p><p>İbrahim’den almıştır. Konusu, AUah’m varlığı ve n + birliği, vahiy, peygamberler, ölan dükten sonra dirüme ve sorguya de) çeküme gibi temel inançlardan ak oluşmaktadır. re</p>Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-4097- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 342
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>İslâm’ın beş şartında biri olan “zekât” {bk. bu madd m verildiği yerlerden biri olara Kur’ân-ı Kerîm’in “Tevbe sur si, 9 / 60”nde ifade edilen v yolculuk sırasında muhtaç d ruma düşenleri anlatan bir t rim. Pek çok fakih, bu durum düşenleri, memleketinde malı v parası olmakla birlikte seyaha te bulunduğu sırada çeşitli s beplerden dolayı parasmı ka betmiş, geçim sıkıntısma dü müş, yerine yurduna dönece parası bulunmayan kimsel olarak tanımlamışlardır.</p><p>Bunl ra zekâttan ve ganimetten hiss verilmesi uygun bulu muştur. ibrâ o. [Ar.</p><p>] ftk. Bir kişinin b başka kimseden alacağı için b tün haklarmdan vazgeçmesi. İbrahim suresi a.</p><p>(^jeP Ar. “Sûretü İbrahim” ] Kur’ân-ı Kerîm’in on dö düncü, iniş sırasma göre yetm ikinci suresi olup “Nûh sures nden sonra ve “Enbiyâ su 343 i'câm. resi” nden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve elli in iki âyetten meydana gelmektedir.</p><p>Kur’ân’da “elif-lâm-ra” n + harfleriyle başlayan beş surenin er beşincisidir. Adını ise 35. ayette en geçen ve Mekke’nin güvenliği, esi orada yaşayanlann iyiliği için dua eden Hz.</p><p>İbrahim’den almıştır. Konusu, AUah’m varlığı ve n + birliği, vahiy, peygamberler, ölan dükten sonra dirüme ve sorguya de) çeküme gibi temel inançlardan ak oluşmaktadır. re</p>Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10244- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Kendi memleketinde zengin ise de, bulunduğu yerde yanında malı, parası kalmamış olan ve çok alacağı varsa da, alamayıp, muhtâç kalan.</p><p>Sadakalar ( zekâtlar ) Allah'tan bir farz olarak; fakîrlere, miskinlere ( bir günlük nafakası olmayanlara ), zekât me'murlarına, müellefet-ül-kulûba ( kalbleri İslâm'a ısındırılmak istenenlere ), mükâteb ( efendisinden kendisini satın alıp, borcunu ödeyince, âzâd, serbest olacak ) kölelere, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve ibn-üs-sebîle verilir. Allahü teâlâ bilendir, hikmet sâhibidir. (Tevbe sûresi: 60)</p><p>Ganîmetlerin beşte biri yetimlere, miskinlere ve ibn-üs-sebîl'e verilir. Bunlardan herbirine ayrı ayrı verilebildiği gibi tek bir sınıfa da verilebilir. (İbn-i Hümâm)</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
İslâm’ın beş şartında biri olan “zekât” {bk. bu madd m verildiği yerlerden biri olara Kur’ân-ı Kerîm’in “Tevbe sur si, 9 / 60”nde ifade edilen v yolculuk sırasında muhtaç d ruma düşenleri anlatan bir t rim. Pek çok fakih, bu durum düşenleri, memleketinde malı v parası olmakla birlikte seyaha te bulunduğu sırada çeşitli s beplerden dolayı parasmı ka betmiş, geçim sıkıntısma dü müş, yerine yurduna dönece parası bulunmayan kimsel olarak tanımlamışlardır.
Bunl ra zekâttan ve ganimetten hiss verilmesi uygun bulu muştur. ibrâ o. [Ar.
] ftk. Bir kişinin b başka kimseden alacağı için b tün haklarmdan vazgeçmesi. İbrahim suresi a.
(^jeP Ar. “Sûretü İbrahim” ] Kur’ân-ı Kerîm’in on dö düncü, iniş sırasma göre yetm ikinci suresi olup “Nûh sures nden sonra ve “Enbiyâ su 343 i'câm. resi” nden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve elli in iki âyetten meydana gelmektedir.
Kur’ân’da “elif-lâm-ra” n + harfleriyle başlayan beş surenin er beşincisidir. Adını ise 35. ayette en geçen ve Mekke’nin güvenliği, esi orada yaşayanlann iyiliği için dua eden Hz.
İbrahim’den almıştır. Konusu, AUah’m varlığı ve n + birliği, vahiy, peygamberler, ölan dükten sonra dirüme ve sorguya de) çeküme gibi temel inançlardan ak oluşmaktadır. re
Dinî Terimler Sözlüğü
Kendi memleketinde zengin ise de, bulunduğu yerde yanında malı, parası kalmamış olan ve çok alacağı varsa da, alamayıp, muhtâç kalan.
Sadakalar ( zekâtlar ) Allah'tan bir farz olarak; fakîrlere, miskinlere ( bir günlük nafakası olmayanlara ), zekât me'murlarına, müellefet-ül-kulûba ( kalbleri İslâm'a ısındırılmak istenenlere ), mükâteb ( efendisinden kendisini satın alıp, borcunu ödeyince, âzâd, serbest olacak ) kölelere, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve ibn-üs-sebîle verilir. Allahü teâlâ bilendir, hikmet sâhibidir. (Tevbe sûresi: 60)
Ganîmetlerin beşte biri yetimlere, miskinlere ve ibn-üs-sebîl'e verilir. Bunlardan herbirine ayrı ayrı verilebildiği gibi tek bir sınıfa da verilebilir. (İbn-i Hümâm)