Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
fıkıh, -khı a. [Ar. ] Sözlük anlamı “Bir konuyu gereği gibi anlayıp bilme, derinlemesine kavrama.
” olan bu söz, İslâmî bilimlerde ibadet ve hukuk sahasında, “Kur’ân-ı Kerîm’den ve sünnetten yararlanarak dinî bilgilere ve hükümlere vakıf olmak. ” anlamında yaygmlaşmış bir terimdir. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de bu son anlamlanyla türevleri ile birlikte yirmi ayette, mealen “Bir şeyi iyi ve tam anlamak, kavramak, bir şeyin özünü bilmek” anlamlarmda yer almaktadır.
Hz. Peygamber döneminde bu söz yerine “kurrâ” kelimesinin yaygın kullanıldığı, bu terimin ise geç dönemlerde yaygınlaştığı, özellikle ilmihal, hukuk, hukuk metedolojisi, ekonomi, siyaset, idari bilimler ve bu bilimlerle ilgili kurumlar alanında İslâmî bilimler çerçevesinde “fıkıh” dah içinde anlam genişlemesine uğradığı kaynaklarda ifade edilmektedir. İslâm dünyasında “şerî'at” (bk.
bu madde) olarak da ifade edilen fıkıh, İslâmî devlet yönetiminin siyasî, İktisadî, hukukî hükümlerinin Müslüman unsurlar arasında ve toplum hayatmda tarih boyunca uygulanmıştır. Son çağlarda, özellikle 20. yüzyıl ile birlikte Müslüman hukukçular ile bu konu üzerinde çalışan Batılı bilim adamlarının mukayeseli çalışmaları ve eleştirel tutumlar yanında İslâm devletlerinde Batılı kanun telâkkilerinin artması sonucu fıkıh alanında modernleşme eğilimleri baş göstermiştir.
Bunlara ek olarak Batılı eğitim sistemleri örnek almarak üniversitelerde ilâhiyat, hukuk ve iktisat fakültelerinin açılması bu sözünü ettiğimiz mukayeseli araştırmaların yoğunlaşmasını sağladı. Bu araştırmalar modern hukuk sisteminin tanınmasmda önemli rol oynadı. Yeni Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasından sonra bizde ve bazı Ortadoğu Müslüman ülkelerinde ortaya çıkan kanunlaşma hareketleri, Batılı modern hukuk sistemlerine geçiş yolunu açtı ve bu yolda ciddî ve önemli adımlar atıldı.