Ara
Menü
ذ

Elifte Birşey Yok

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arap alfabesinde, elif harfi, yukarıdan aşağıya basitçe düz bir çizgiden ibarettir. Diğer harflerin, eğrisi, çıkıntısı, girintisi, noktası, şekil kargaşası bu harfte yoktur. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde kurulan mahalle mekteplerinde, harflerin biçimi çocukların hatırında kalsın diye, hep bir ağızdan, basit fakat güzel bir beste ile “elifte birşey yok, be altında bir nokta, ta ona benzer, se ona benzer cim karnında bir nokta, ha ona benzer, hı ona benzer, dal beli bükük, zel ona benzer, rı orak gibi, ze ona benzer, sin üç dişli, sın ona benzer” tekerlemesi söyletilirdi. Tasavvufta da fena makamına ermiş, ölmeden önce ölmenin sırrına vakıf olmuş, temkin ehli, artık kendisinde lezzet ve zevklerin kalmadığı mahv ehli kişilerin durumu, elif harfine benzetilir. Nakşibendî manevî tekamülünün sonunda, başlangıçtaki, lezzet ve zevklerin artık yok olduğu, tabir yerindeyse insanın kupkuru, tatsız ve lezzetsiz hale geldiği ifade edilir. Sıfat ve esma tecellilerinden geçmiş, zat tecellilerine muhatab olmuş, zâta bağlı mutlak gayba dalarak, orada boğulan ve her makamda, çeşitli renk tecellilerini müşahede eden sufî, bu makamda “bilâ levn” denilen renksizliğe, yani renklerin kaybolduğu bir alana ulaşmıştır. Bu durumda olan sufinin bütün renklerin anası kabul edilen beyaz rengi müşahede ettiği veya beyaz nura garkolduğu da söylenir.Çün elif çîzî nedâreddir semain arifi, Saye-i hatt-ı istivâ-yı Şems’in oldur vâkıfıEsrar Dede

Sözlüğe dön