Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, zevk sahipleri demektir. Tecellîlerin hükmünün ruhdan, kalbden, nefse ve hislere geçmesiyle, bundan zevk alan kimselere, ehl-i zevk denir. Cürcânî’nin bu tarifinden anlaşıldığı gibi, ilâhî ilhama mazhar olma kabiliyetini kazananlar, mânâ zevkine ermiş ve bu zevki, ruhunun derinliklerinde duyabilen kimselerdir.