Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Dine sonradan sokulan uydurma şeyler. 2. Tarikate sonradan giren âdetler. “Kan et, kanun etme,” sözü “sakın tarikate bid'at sokma” anlamına gelir.
- Tarikate sonradan giren âdetler. “Kan et, kanun etme,” sözü “sakın tarikate bid'at sokma” anlamına gelir.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Ortaya çıkan, yeni görülen şey. 2. Peygamber sonrası çıkan, sünnete uymayan, şer’î bir delile dayanmayan inanç, ibadet, fikir ve davranışlar için kullanılan bu terim, aynı zamanda “sünnet” {bk. bu madde) karşıtı olarak da yaygmlaşmıştır. “Bid'at’Tn oluşumu şu sebeplere bağlanmıştır: Bilinçli olarak üretilmesi; cehaletin artması; olumsuz manada kültür etkileşimi; eski dinlerden ve İslâm öncesinden kalan batıl inaçlar; dinî yükümlülükleri abartarak yerine getirme gayreti. § tam. bid'at-ı hasene a. (4a. ot^j) Şeriat hükümlerine uygun düşen, kabul edilebilir yeni şeyler. bid'at-ı makbûle a. «jÂ. «J bk. bid'at-ı hasene bid'at-ı merdûde a. (»jjjjj ot^) Şeriat hükümlerine göre uygun düşmeyen yeni şeyler. bid'at-ı mütehaddise a. («dS^u ot.u) Sonradan ortaya çıkan yendikler. bid'at-ı seyyi'e a. (4u, ocju) Şeriat hükümlerine aykırı düşen ve beğenilmeyen yeni şeyler. bid'atü’l-kübrâ a. (^1 4^) Hz. Ali’yi sevme konusunda smırı aşma, hatta Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer’i aşağılama amacına yönelik davranışlarda bulunma anlamında terim. bid'atü’s-suğrâ a^^u-JI icjj) Hz. Ali’nin sahabe arasında en üstün ve makbul olduğuna inanma anlamında terim.
- Peygamber sonrası çıkan, sünnete uymayan, şer’î bir delile dayanmayan inanç, ibadet, fikir ve davranışlar için kullanılan bu terim, aynı zamanda “sünnet” {bk. bu madde) karşıtı olarak da yaygmlaşmıştır. “Bid'at’Tn oluşumu şu sebeplere bağlanmıştır: Bilinçli olarak üretilmesi; cehaletin artması; olumsuz manada kültür etkileşimi; eski dinlerden ve İslâm öncesinden kalan batıl inaçlar; dinî yükümlülükleri abartarak yerine getirme gayreti. § tam. bid'at-ı hasene a. (4a. ot^j) Şeriat hükümlerine uygun düşen, kabul edilebilir yeni şeyler. bid'at-ı makbûle a. «jÂ. «J bk. bid'at-ı hasene bid'at-ı merdûde a. (»jjjjj ot^) Şeriat hükümlerine göre uygun düşmeyen yeni şeyler. bid'at-ı mütehaddise a. («dS^u ot.u) Sonradan ortaya çıkan yendikler. bid'at-ı seyyi'e a. (4u, ocju) Şeriat hükümlerine aykırı düşen ve beğenilmeyen yeni şeyler. bid'atü’l-kübrâ a. (^1 4^) Hz. Ali’yi sevme konusunda smırı aşma, hatta Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer’i aşağılama amacına yönelik davranışlarda bulunma anlamında terim. bid'atü’s-suğrâ a^^u-JI icjj) Hz. Ali’nin sahabe arasında en üstün ve makbul olduğuna inanma anlamında terim.
Dinî Terimler Sözlüğü
Sonradan ortaya çıkan şey, ilk defâ benzersiz bir şey ortaya koymak.
Peygamberimizin ve dört halîfesinin zamanlarında bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkarılan, uydurulan söz, yazı, usûl ve işler, reformlar.
Dinde yeni ortaya çıkan şeylerden kaçınınız. Çünkü bu yeni şeylerin hepsi bid'attir.Bid'atlerin hepsi dalâlettir. Yoldan çıkmaktır. (Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd)
Bir millet, dîninde bir bid'at yaparsa, Allahü teâlâ, buna benzeyen bir sünneti yok eder.Kıyâmete kadar bir daha geri getirmez. (Hadîs-i şerîf-Dârimî)
Sünnete giden yol; bid'atten kaçmak, Eshâb-ı kirâmın icmâ'ına (söz birliğine) uymak, bozuk din adamlarından uzaklaşmak, bir Allah adamını tanımak ve eserlerini okumaktır. (Ebû Ali Hasen Cürcânî)
Değiştiremeyeceğim bir bid'atı görmektense, mescidde söndüremiyeceğim bir ateşi görmeyi tercih ederim. (Ebû İdrîs Havlânî)
Bid'atin terki, sünneti yerine getirmekten iyidir. Bid'atin yaygın olduğu, sünnetin terk edildiği bu karanlık zamanda, ilim öğrenmek, öğretmek ve yaymak en önemli iştir.
Resûlullah'ın sünnetini ihyâ etmek maksadların en büyüğüdür. Bu dünyâ amel, iş, ibâdet yeridir. (İmâm-ı Rabbânî)