Bu bölüm kaynakta aktarılan menkıbe hafızasıdır; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.
Ubeydullâh Ahrâr, gençlik yıllarına ait bir rüyasında Şâh-ı Nakşibend’i gördüğünü; onun kendisine birtakım mânevî işlemler yaptığını ve ardından yürüyüp gittiğini anlatır. Ahrâr peşinden yetiştiğinde Şâh-ı Nakşibend’in “Allah mübarek eylesin” dediğini nakleder.
Kaynak bu rüyayı tarihî bir görüşme olarak değil, Ahrâr’ın kendisini Nakşibendî mânevî mirası içinde konumlandırdığı gelenek içi bir intisap anlatısı olarak verir. Devamındaki kayıtlarda onun Taşkent çevresindeki kabir ziyaretleri, ilk tahsili ve irşad yoluna hazırlanışı anlatılır; böylece rüya, biyografinin başlangıcındaki yöneliş ve yetkilendirme işareti hâline gelir.