Emevi halifeinden rüşd sahibi olarak tanınan ve anılan Ömer ibn-i Abdülaziz radıyallahu anhın tabibi olan ve aynı
zamanda hizmetinde bulunan bir hristiyan genç vardı. İyi huyu ve temiz ahlâkı sayesinde halifenin teveccühüne mazhar olmuştu. Birgün, bir sohbet esnasında halife ona islâmın ve Kur'anın hikmetlerini tatlı bir lisan ve inandırıcı bir beyan ile anlatarak, kendisinin de şeref-i islâm ile müşerref olmasını, iki cihanda da saadet ve selâmete kavuşmasını teklif etmişti.
Genç adam:
— Yâ Emir!.. Biliyorum, islâm dini Hak ve gerçek dindir, dinlerin en güzeli ve mükemmelidir. Fakat, lûtfedip beni serbest bırakınız, Hristiyan olarak kalayım, dedi.
Ömer ibn-i Abdülaziz hazretleri, kendisinden özür diledi, eskisi gibi lûtuf ve keremini, iltifatını esirgemedi ve hizmetine devam etmesine de müsaade buyurdu.