Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Eski tabur imamlarından Naci efendi namında bir tanıdığım vardı.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 3 · s. 243

Eski tabur imamlarından Naci efendi namında bir tanıdığım vardı. İstiklâl harbinde ve bilhassa Sakarya muharebelerinde pek çok yararlıkları görülmüş, zâhiri şeri'at ile müzeyyen ve bâtını aşk ve iyman ile münevver bir merd-i kâmil idi.

Kendisi gazi olduğu gibi, ihtiyar çağlarında bir oğlunu da insanlık ideali uğrunda Kore'ye göndermiş ve o yiğit genç orada şehit olduğundan şehit babası olmak şerefine de ermişti. İstanbul'da Haseki'de otururdu ve son zamanlarda kendisine nüzul isabet etmişti. Kendisini ziyarete gider, hal ve hatırını sorar, ellerini öperek hayır duasını alırdım.

Birgün, yine ziyaretine gittiğimde, nüzulünün geçtiğini ve kendisinin eskisinden daha sıhhatli göründüğünü farkettim ve nasıl şifa bulduğunu kendisinden sordum. Bana, aynen şunları anlattı:

— Dün gece, şehitlerin ruhları bana geldiler. Haseki ile Fatih arası onların mübarek ruhları ile dolmuştu. Kore'de şehit düşen oğlumu kendilerinden sordum. Oğlumun aralarında olmadığını ve onun tâbi olduğu ervâh-ı şühedâ ile Sibirya'ya gittiklerini bildirdiler.

Bulgaristan'da tahsilde iken, medrese arkadaşlarımdan Molla Mustafa'yı Bulgarlar şehit etmişler ve mübarek başını gövdesinden ayırmışlardı. Işte o Molla Mustafa da, başı arkasından kesik olduğu halde, gelen şehit ruhları arasında bulunuyordu. Şehit ruhlarından birisi, vücudumun inmeli olan tarafını meshederek bana (Geçmiş olsun!) dedi. Ben, hemen o ânda şifaya kavuştum ve gördüğün gibi eskisinden iyi ve sıhhatli oldum, dedi.

Derin bir hayretle mübarek yüzüne bakarak sordum:

— Hoca efendi, rü'yâda mı böyle gördünüz?

Merhum, yemin ile temin etti:

— Hayır!.. Vallahi rü'yâ değil, aynen anlattığım gibi oldu, dedi. Rahmetullahi aleyh...

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.