Ara
Menü
5 dakikalık okuma

Unvanı Basri olan bir zat diyor ki: Uzun yıllar, Malik bin Enes'ten…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 2 · s. 623

Unvanı Basri olan bir zat diyor ki: Uzun yıllar, Malik bin Enes'ten ilim tahsil etmiştim. Ehl-i beyt-i Mustafa'dan Imam-l Cafer-is-Sadık hazretlerinin Medine-i münevvere'ye teşrif buyurduklarını öğrenmiş ve kendilerinden feyiz alabilmek ümidiy.

le bir kaç defa huzur-u ârifanelerine gitmiştim. Birgün bana:

— Evlâdım, benim de gece gündüz derslerim ve evrâd-ü ezkârım var. Anladığıma göre sen de ilim tahsil ediyorsun, rica ederim beni meşgul etme ve Enes Bin Malik'ten derslerine devam et, buyurdu.

Bu sözlerine çok üzüldüm ve kendi kendime: (Bu zât-1 akdes, bende hayır alâmetleri görseydi, beni feyizlerinden ve himmetlerinden mahrum etmez, lûtfunu benden esirgemezdi..)

diye düşünerek ertesi sabah Ravza-i Nebiyye vardım ve niyaz eyledim:

— Yâ Rab!.. Ceddi emcedi hürmetine hazret-i imamın kalbini bana çevir, bana muhabbetini ihsan buyur ve bu âciz kulunu ilminden nasibedar eyle, sırat-ı müstakiym üzere rizayı ilâhiyye'ne vasıl olayım, dedim ve evime döndüm. Ikindi namazından sonra, yüzümü kızdırarak tekrar huzurlarına vardım. Hizmetinde bulunan zat ziyaret sebebini öğrenmek istedi. Vechi enverlerini görmek istediğimi söyleyince meşgul olduklarını bil dirdi. Bir müddet daha sabırla bekledim. Lûtfen kabul ve benim için dua buyurdular ve künyemi sordular ve Ebu-Abdullah olduğunu öğrenince, aramızda şöyle bir. konuşma oldu:

- Haydi, ne soracaksan sor bakalım, dediler.

— Bu âciz kölenize teveccüh ve muhabbet buyurmanızı ve fakiri ilminizden merzuk kılmanızı niyaz ederim.

— Yâ Ebâ-Abdullah!.. İlim, yalnız öğrenmekten ibaret de ğildir. Ilim, öyle bir nurdur ki, Allahu sübhanehu ve teâlâ hi dayetini murad buyurduğu kulunun kalbinde zuhura getirir.

Eğer, maksadın ilim ise, önce kendinde kulluğunun hakikatini ara ve ilme amel etmek için talip ol ve anlayabilmek için de Cenab-ı Hak'tan fehm-ü idrak niyaz eyle, o dilerse sana anlatır ve öğretir.

— Kulluğun hakikati nedir yâ İmam, lûtfedip söyler misiniz?

— Üç şeydir: Birincisi, halkın vereceği şeylerden hiçbirisine kendini malik görmemektir. Çünkü, Hakkın sevdiği kul.

lar, kendilerini hiçbir şeye malik görmezler. Malı, Allahu teâlâ'.

nın malı olarak bilirler ve onu kendilerine bahş ve ihsan buyuranın emirlerine uygun olan yerlere sarfederler. Allahu teâlâ indinde makbul olan kullar, onun emirlerini canla başla ya.

parlar ve nehiylerinden şiddetle kaçınırlar. Hiçbir zaman, kendi fikir ve kanaatleriyle hareket etmezler. Elindeki malın Allah'a ait olduğunu bilen kul, onu emrettiği yere kolaylıkla sarfeder.

Her işlerinde ve her tedbirlerinde Hakka tefviz-i umur ederler ve bunun için de dünya mihnet ve musibetlerinden müteessir olmazlar. Kul, emri hakkıyle ifâ ve nehiyden kaçarsa, insanlara gösterişe, riyâya vakit ve fırsat bulamaz.

Cenab-1 Vâhib-ül-atayâ kuluna üç şey ikram ederse, dün ya, şeytan ve insanlar o kimsenin gözüne büyük görünemezler, ki şunlardır:

1) Dünyaya mal ve para biriktirmek ve onunla öğünüp böbürlenmek için talip olmazlar.

2) Insanlarda bulunan makama,, ulvî ve izzet için talip olmazlar.

3) Günlerini ve ömürlerini bâtıl şeylerle geçirmezler.

Bunlar, tekvânın birinci derecesine ait yüksek hasletlerdir ki, Allahu teâlâ ve tekaddes hazretleri:

ret, KUNE YŞövİz Tllk-ed-dâr-ül-ahlretü nec'alüha lillezlyne la yüridane uluvven fil-ardl vo la fesaden vel-akibetü lil-müttekiyn...

El-Kasas: 83 (Biz, âhiret evini yeryüzünde kibirlenip böbürlenmeyenlere, haksızlıkla başkalarını ezmeyenlere, fesat çıkarmak istemeyenlere veririz. Âkibet, Allahu tâlâ'nın emirlerini yerine ge.

tiren ve nehiylerinden kaçınıp çekinen müttekilerindir.)

buyurmuştur.

Kendilerinden, biraz daha irşâdda bulunmalarını niyaz ettim.

— Sana dokuz tavsiyede bulunacağım. Bunlar, tarik-i hakka girmek isteyenlere aynı zamanda vasiyetlerimdir. Rabbim.

den, senin de bunlarla âmil olmanı dilerim. Bu vasiyetimin ilk üç maddesi nefsin riyazatına, üçü hilme ve üçü de ilme dair ola caktır. Bunları iyice ezberle ve öğren, başkalarına da öğret ve gereğine göre hareket et. Riyazat hakkındaki öğütlerim şun.

lardır:

I. Iştihan olmayan şeyleri yeme!.. Zira, iştihası olmayan şeyleri yemek, insana ahmaklık ve bönlük getirir.

Envar-ül-Kulob, cilt: 2 — F: 40

II. Karnın iyice acıkmadan yemekten sakın.

III. Ne yersen helâlinden ve mutlâka Besmele-i şerife ile ye...

Hilm hakkındaki tavsiyelerim de şunlardır:

a) Bir söylersen on işitirsin diyen kimseye, sen on söylersen benden bir karşılığını dahi duymazsın cevabını ver b) Bir adam sana söver ve kötü sözler söylerse, eğer bu sözlerin doğru ise Rabbim beni af ve mağfiret buyur sun, yok sen bunları kendiliğinden uyduruyor ve yalan söylüyorsan Rabbim seni af ve mağfiret buyursun diye mukabele et.

c) Bir kimse sana kötülük yapacağını söylerse, sen de kendisine nasihat ve dua edeceğin karşılığında bulun.

Ilim hakkındaki öğütlerim de şunlardır:

1. Bilmediğini, âlimlerden sor ve öğrenmeğe çalış, ama sakın bu soru o zatı tecrübe ve imtihan etmek için olmasu.

2. Kendi re'yin ve fikrinle amel etmekten sakın, ihtiyata yol bulduğun yerlerin ve şeylerin hepsinde ihtiyatlı bulun.

3. Insanlara, hangi konuda olursa olsun fetvâ vermekten, arslandan kaçar gibi daima kaç.

İşte sana öğütlerim ve nasihatlerim bunlardan ibarettir.

Artık, beni meşgul etme, zira ben kendi nefsimle meşgulüm, buyurdu ve ben de huzurlarından sevinerek ayrıldım.

Ey âşık-ı sadık!..

Kur'an-ı aziymi oku, anlamağa çalış, hükümleriyle âmil ol, bütün amellerin tam bir ihlâs ile olsun. Sakın sakın Besmele-i şerife okumadan hiçbir meşrû işe başlama.. Amelsiz ilimden son derece kaçın, hilm ve sabır sahibi olmağa çalış ve amel lerin efdali olan namazını kıl, zekâtını, sadakanı, yardımlarını zamanında ve yerli yerince yapmağa alış, malın Allahu teâlâ' ya ait olduğunu unutma, bütün musibetleri insanların kendi el leri ve nefisleriyle kazandıklarını hatırından çıkarma ki iki ci handa da başına saadet tâcı konulsun.

Şimdi, sizlere Kur'an-ı kerimin bazı sûre-i celillerinin kıy met, ehemmiyet ve faziletlerinden de bahsedeyim ki, Kur'an okumağa rağbet edesiniz ve Kitabullah'ı okumanın Hak'la soh bet olduğunu bilesiniz:

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.