Ara
Menü
1 dakikalık okuma

Ibrahim Edhem (Kuddise sırruh) hazretlerine, dervişlerinden birisi yüz dirheın altın verdi.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 2 · s. 438

Ibrahim Edhem (Kuddise sırruh) hazretlerine, dervişlerinden birisi yüz dirheın altın verdi. Hazret, bunları kabul edemeyeceğini söyleyince:

— Yâ Şeyh! dedi. Bunları lûtfen kabul buyurunuz. Ben zengin bir kimseyim. Illi bin altuna varan büyük bir servetim vardır. Ayrıca bir çok gayr-i menkulüm, atım arabam, bağım bahçem vardır.

Ibrahim Edhem huzretleri, gülümseyerek sordu:

— Sahip olduğunu söylediğin elli bin altunun, elli bir bin olmasını ister misin?

Derviş, düşünmeden cevap verdi:

- Helâlinden olursa elbette isterim şeyhim, dedi. Servetinin fazlalaşmasını kim istemez?

Hazret-i şeyh, başını salladı:

— Sen daha zengin olamamışsın evlâdım, dedi. Senin gibi bir fakirin parasına el süremem.

Böylece, hem o dervişe ve hem de bizlere gerçek zenginliğin paranın çokluğunda değil, kanaatte olduğunu isbat ve bizleri de böylece irşâd eyledi...

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.