Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Hz. Musa aleyhisselâm, Tûr'a giderken karşısına gayet fakir bir adam çıktı ve:…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 2 · s. 428

Hz. Musa aleyhisselâm, Tûr'a giderken karşısına gayet fakir bir adam çıktı ve:

— Ya Nebiyallah! dedi. Allahu teâlâ'ya arzeyle bana dünya malından bir şeyler ihsan buyursun. Şu halimi görüyorsun, kışın soğuktan ve yazın sıcaktan harap ve perişanım. Kendimi koruyacak, barınacak hiçbir şeyim yok. Bana ihsanda bulunmakla, hazinesinden mi eksilir?

Hz. Musa aleyhisselâm Tûr'a vardı. Gizli veya açık herşeyi hakkıyle bilen Allahu zül-celâl vel-kemal şöyle buyurdu:

— Yâ Musa! Bizden mal isteyen o kulumuza söyle, haline şükretsin. Zira, fakirlik kendisi için zenginlikten daha hayırlıdır.

Hz. Musa aleyhisselâm, dönüşünde emr-i celil-i ilâhiyyi o kula tebliğ eyledi. Fakat, o gafil bu habere sevinecek ve haline şükredip fakirliğine sabredecek yerde, kıt ve kısır aklıyle itiraza yeltendi:

— Verseydi, mülkünden bir şey mi eksilirdi? dedi. Beni yarattığına göre böyle süründürmekten zevk mi alıyor?

O ânda, hitab-ı izzet şeref-sadir oldu:

— Yâ Musa! O kuluma söyle, kendisine dünya malı vereceğim. Kendisini gazabımdan ve bize âsi olmaktan korusun...

Gerçekten, o kimse kısa bir zaman içinde birdenbire zenginleşti, zenginleştikçe evvelce çektiği sıkıntıları unuttu ve zâlim bir kimse oluverdi. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, mal güneşi nefis yılanını canlandırmış ve hatta kudurtmuştu. Fakirliğinden ne kadar âciz ve miskin ise, zenginliğinde de o derece âsi ve hain oldu.

Birgün, Hz. Musa aleyhisselâm darağacında birisinin salandığını gördü ve kendisini derhal tanıdı. Idam edilen kişi, Allahu teâlâ'dan zenginlik isteyen adamdı. Neden bu hale düştügünü sordu:

— Yâ Nebiyallah! dediler. Bu adam, evvelce çok fakir ve âciz bir kimse idi. Sonra, birdenbire li-hikmetin zenginleşti.

Fakat bu zenginlik ona hiç yaramadı, azıttıkça azıttı. Yapmadığı rezalet, işlemediği denaat kalmadı. Öyle bir zâlim oldu ki, nihayet cezasını buldu ve darağacında can verdi.

Zâlimin zulmü ziyandır canına, Zulmünün cezası kalmaz yanına...

Evet, Salibe âleme ibret oldu ama, Salibe gibi olanlar bu ve benzeri olaylardan ibret alamadıklarından, bir çok bahtsız kimseler azgınlıklarının ve taşkınlıklarının belâsı ile yine âleme ibret oldular.

Hakka âsi olanların bu âkibetlerinden gerçekten ibret almak gerekir. Yoksa, ibret almayanlar başkalarına ibret olmağa mahkûmdurlar. Allahu tâlâ'nın bahş ve ihsan buyurduğu

ni'metlere şükretmeyenler, üstelik Hakkın emirlerine karşı çıkarak küfran-ı ni'met edenler, birgün aynı âkibete düşmekten kurtulamazlar.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.