Ara
Menü
1 dakikalık okuma

Hz. Musa aleyhisselâm zamanında, bir mahallede iki kör vardı.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 2 · s. 403

Hz. Musa aleyhisselâm zamanında, bir mahallede iki kör vardı. Bunlardan birisi hâsid kişiydi ve bu hasetçi kör gece ve gündüz Rabbine dua eder ve:

— Ilâhi!.. Sen neye kadir değilsin, lûtfen benim gözlerimin nurunu iade buyur, diye yalvarır yakarırdı.

Evet, böyle dua eder, yalvarır ve yakarırdı ama, arkadaşına da hased eder, fakat bunu belli etmezdi. Birgün, Hz. Musa aleyhisselâm Tûr-u Sinâ'ya gittiğinde, Hak celle ve alâ şöyle buyurdu:

— Şu mahallede, gözleri görmeyen bir kulum, gece ve gündüz gözlerinin nurunun iadesi için dua ediyor. Kendisine söyle, diğer kör arkadaşının yalnız bir gözünün açılması için de bana dua etsin, onun iki gözünü açayım.

Hz. Musa aleyhisselâm, emr-i celil-i ilâhiyyi yerine getirmek üzere bulundukları mahalleye geldi ve o hasedçi köre durumu anlattı. Hasedçinin yüz hatları gerginleşti, kaşları çatıldı, dudakları titremeğe başladı, beti benzi soldu ve gayr-i ihtiyari haykırdı:

— Hayır!.. Ne onun bir gözü açılsın, ne de benim iki gözüm, istemiyorum. Tek o kör kalsın da ben de kör olarak yaşar giderim, dedi.

Bir yerde ki, hased hükümrandır;

O yerde ziyayı hak nihândır...

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.