Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Bir mescit imamı, cehri namazlarda zammı sûre olarak Tebbet sûre-i celilesini okurmuş.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 2 · s. 53

Bir mescit imamı, cehri namazlarda zammı sûre olarak Tebbet sûre-i celilesini okurmuş. Bir gece, rü'yâsında Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizi görmüş ve:

— Kur'anı azimde başka sûre-i şerife yok mu ki, hep Tebbet'i okuyorsun, itap ve hitabıyla karşılaşarak korku ile uyanmış ve bir daha zammı sûre olarak bu sûreyi okumamıştır.

Bu sûre, Kur'an-ı kerimden bir sûre-i celiledir. Fakat, Kur' anı hatrnetmek müstesnâ her namazda okunmamalıdır, demişlerdir. Anlamak lûtfuna mazhar olanlar için bu kadarını kayıt ve işaret edivermekle iktifa ediyorum.

Fakirin anladığıma göre, bu yüce ümmetin bu hale düşmesi Fahr-i âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimize karşı, hürmet ve muhabbetin azalmasındandır. Zira, iymanın kemali Resûl-ü zişâna muhabbetle mümkündür. Öyle bir muhabbet olacak ki, onu herşeyimizden ziyade seveceğiz, sayacağız, onu incitmemeğe çalışacağız. Böyle yapmadıkça, iymanımız kemale ermez, iymanı kemale ermeyenler de elbette â'lâ olamaz, esfel olur.

Ve entüm-ül-alevne in küntüm mü'miniyn..

Al-i-Imran: 139 (Eğer siz Allahu tâlâ'nın vâ'd ve yardımına inanıyorsanız, onlardan üstünsünüz.)

Bu hükm-ü ilâhi ne demektir bilir misiniz? Eger, iymanınız kâmil olursa, gerçek müminlerden olursanız sizi cihanda âli kılarım, bütün milletlerden üstün olursunuz demektir.

Biz, böylesine bir kâmil iymana sahip olduğumuz, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellemi herşeyimizden ziyade sevdigimiz çağlarda bütün cihana hâkim olduk. Saffet-i Islâm, Hz.

Ömer'le beraber defolundu. Sonra, evlât ve ezvâc-1 Muhammed'e dil uzatılmağa başlanıldı. Hatta, efendimize tecavüzler âşikâr oldu. Münafıklar meydana çıktı ve bu tecavüzler vasıtalı veya vasıtasız artırıldı. İslâma, Kur' anı kerim namına hakaretler reva görüldü. Şeyheyn ki, Hz. Eba-Bekir-İs-Sıddıyk ve Hz. Ömer-ül-Faruk rıdvanullahi tealâ aleyhim ecma'yn efendilerimiz, Resûl-ü zişânın kaim-pederleri ve halife-i hak oldukları halde ve bu zevata hürmet bu ümmete vacip olmasına rağmen, münafik yahudilerle ateşperestlerin ve bunlarla menfaat işbirliği halinde bulunan müfsitlerin hücumuna maruz kaldılar. Bu münafıklar, sözde ehl-i beytin hakkını gözetmek maskesi altında ve suret-i haktan görünerek bu yoldan Resûl-ü zişâna kadar tecavüzlerini ileri götürdüler. Kıt ve kısır görüşlü, düşüncesiz müslümanlar da bu münafıklara uydular ve onlar da Hazret-i şeyheyn'e tecavüze ve dil uzatmağa başladılar. Düşünemiyor ve anlayamıyorlardı ki, Resûl-ü zişân onları kendisine lâyık görmeseydi, kızlarını nikâhına alır mıydı? (VE MÂ

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.