Ara
Menü
4 dakikalık okuma

Müslüman - Türk milletine kendi ismiyle anılan ve batı âleminde de bir san'at…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 1 · s. 480

Müslüman - Türk milletine kendi ismiyle anılan ve batı âleminde de bir san'at şaheseri olarak tanınan Sultanahmet camii şerifini armağan eden I. Sultan Ahmed Han (Allah ona rahmet eylesin) hazretlerinin kızlarından birisi ağır bir hastalığa yakalanmıştı. Hastalık ve sağlık, fakirlik ve zenginlik insanlar içindir. O devrin, bütün tabipleri ne kadar uğraşırlarsa da sultan hanımın derdine bir çare bulamazlar. Padişaha:

— Devletlû sultanım! Elimizden geleni yaptık, kerime-i duhter pâkizelerine şifadan âciz kaldık. Bir de, dil ehline müracaat buyursanız ve hanım sultanı okutsanız, belki faydası olur, derler.

O devrin büyük mürşitlerinden Kutb-ül-ârifiyn, gavs-ülvâsiliyn Usküdar'lı Eş-Şeyh Aziz Mahmud Hüdâ'i kuddise sirruh efendimiz, Sultan Ahmed Hanın da mürşididir. Hazret-i şeyh, saraya dâvet olunarak hanım sultanı okuması niyaz olunur. Fakat, müşarünileyh padişaha kızının şif asının kendi netsinde olmayıp, Koca Mustafa Paşa'da Sünbül Sinan hazretlerinin dergâhında Eş-Şeyh Es-Seyyid Adli efendiye okutulmasını tavsiye ve iltimas buyurur.

Sünbül Sinan dergâhı şeyhi Adli efendi Hazretleri saraya dâvet olunur, gelir ve sultan hanıma nefes eder ve o aziz nefesle kızcağız derhal şifâyab olur.

O çaglarda, saraydaki etibbâ-i şahanenin ve hatta şehirdeki bir çok ünlü tabiplerin kendisine şifa veremedikleri hanım sultanın, Şeyh Adli efendinin nefesi berekâtıyla iyileşivermesi başta padişah-ı âlempenah olmak üzere bütün saray erkânını çok sevindirir ve padişah hazretlerinin şeyh efendiye hürmet ve muhabbeti artar.

Ehlullah, işte böyledir. Ehlullah, Enbiya'nın vârisleridirler. Nebilerde mû'cize olarak zuhura gelen ve insan akıl ve idrakini acze düşüren sıfat, velilerde keramet olarak zuhura gelir. Hz. İsa aleyhisselâmın mû'cizeleri ki, Allahu tâlâ'nın izniyle ölüleri diriltir, cüzzâm ve baras illetini bir nazar ve bir meshile şifâyab ederdi. Omrü karanlıklar içinde geçmiş körleri gördürür, toprak ve çamuru üfürdüğü zaman kuş olup uçardı. Elbet ve elbet, bütün bunlar Allahu azim-üş-şânın izniyle, lûtüf ve keremiyle oluyordu. Bütün bunlara Kur'an-:

azim-üş-şân, Resûl-ü zişân ve bütün ümmet-i Muhammed aleyhisselâm şahittir.

Ve iz lahluku min-et-tryni ke-hey'et-it-tayri bi-iz-niy fetenfuhu fiyhr je-tektinu tayren bi-izniy ve tübriy-il-ckmehe vel-ebrasa bi-izniy ve iz tuhric-âl mertâ bi-izniy..

El-Mâ'ide: 11' (Hani, iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmıştın, ona üfürüyordun da iznimle kuş oluveriyordu. Anadan doğma körü ve abrası da iznimle iyi ediyordun. Yine iznimle ölüleri kabirlerinden diri olarak çıkarıyordun.)

Envar-Ül-Kulûb, Cilt 1 - F: 31

Bu mû'cizelerin mirasçiları olan velilerde de, bu mû'cizeler keramet olarak zuhura gelmiştir ve gelecektir.

Hz. İsa aleyhisselâmda zuhura gelen bu mû'cizeler ve diğer peygamberlerde görülen diğer mû'cizeler, âlemlere rahmet olarak gönderilen, bütün peygamberlerin en üstünü Resûl-ü Kibriyâ'da tümüyle zuhura gelmiş ve bu ümmet-i merhumeyi dilşâd eylemiştir. Bunları okuyup öğrenmek isteyenlere, (MU'CIZAT-I-ENBIYA) namındaki eseri okumalarını tavsiye ederim.

Nebi'lerin vârisleri oldukları Hadis-i Nebevî ile sabit olan velilere bazı kerametleri çok görmemeli ve meselâ Şeyh Adli efendinin bir nefeste Sultan Ahmed hanın kızını şifâyab etmesini yadırgamamalıdır. Menakıp ve siyer kitapları, bu ve benzeri daha bir çok harikulâde haberlerle ve olaylarla doludur.

Ozellikle, bu kutsal ve muhterem zevatı, günümüzdeki bazı sefihlerle mukayeseye kalkışmanın bâtıl bir kıyas olacağını da hatırlatmakta fayda görürüz. Bir çok dolandırıcı ve şarlatanlar, saf ve mâ'sum insanları hasta okumak ve büyü yapmak gibi ellerinden ve dillerinden gelmeyen sahtekârlıklarla aldatıyorlarsa, bunun elbette o muhterem kişilerle ilgi ve ilişkisi olamaz. Onlar, bu ulvî hisleri istismar ve halkın emniyet ve itimadını sui-istimal ediyorlar ve bu yüzden hasis menfaatleri ugruna mukaddesatı âlet olarak kullanıyorlarsa, bu işi tamamiyle Allah rizası ve halka hizmet için yapanları onlarla bir tutmak lâyık degildir. Halkın mâ'neviyyat ve mukaddesatını kötüye kullanarak menfaat sağlayanların şerlerinden Allah'a sığınırız.

Okumak haktır, okumak ve okutmakla bir çok kimselerin mâ'nen ve maddeten şifaya kavuştukları da haktır ve gerçektir. Bugün, batı âleminde bu tez kabul ve tatbik edilmektedir.

Ancak, şu var ki, bu iş para ile, menfaat karşılığı olarak, hattâ söhret temini için yapılmaz ve yapılmamalıdır. Aksine hareket edenler, ergeç cezalarını bulacak ve iki cihanda rezil ve perişan olacaklardır. Evet, dikkat etmeli ki, okuyan sahtekâr ve şarlatan olmasın. Netekim, iyman etmek de iyi ve güzel şeydir ama, dikkat etmeli, bâtıla iyman olmasın.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.