Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Yalova vâ'izi Mevlûd Karakuş (Sellemehullah) hoca efendi'den dinlediğim bir vak'ayı anlatmadan geçemeyeceğim.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 1 · s. 422

Yalova vâ'izi Mevlûd Karakuş (Sellemehullah) hoca efendi'den dinlediğim bir vak'ayı anlatmadan geçemeyeceğim.

Mevlûd hoca efendi diyor ki:

İstanbul ders-i-âmlarından ve tanınmış hocalarımızdan Çolak denmekle mâ'ruf Hacı Hafız Mehmed efendi rahmetullahi aleyhin, derslerinde ve vâ'azlarında bulundum. Her biri, inci mercan kadar kıymetli sözlerini dikkat ve alâka ile dinler ve herkes gibi çok istifade ederdim. Merhum hoca, o kadar güzel konular seçer ve öyle güzel şeyler anlatırdı ki, hayran olmamak kabil değildi. Fakat, çok acele konuşur ve âdeta kelime ve cümleleri birbirine karıştırırdı. Bu sebeple, derslerini dinlemek, hele kulağı biraz ağır işiten için hayli zor oluyordu. Birgün, yine onu dinlemiş ve cami-i şeriften çıkmıştık.

Kendi kendime:

— Ah, ne olurdu şu hoca efendi biraz agır konuşsa, kelimelerin ve cümlelerin hakkını verse, söyledikleri tamamiyle anlaşılır ve kafalara yerleşirdi, daha çok istifade edilirdi, diye içimden geçirdim.

Aradan bir zaman geçti, nasıl oldu hâlâ anlayamam. O güne kadar tane tane konuşmak itiyadında olan fakir de, tıpkı hoca Mehmed etendi merhum gibı acele konuşmaga, kelımeleri çignemege, cumleleri birbirine karıştırmaga başladım.

Sanki, Mehmed efendi hocanın hali ve acele konuşması bana giydirilmişti. O gündenberi de, maalesef bunu bir türlü düzeltemedim ve düzeltemiyorum.

Gerçi tam ve nakısı kâmil bilir, Kâmil olan cümleyi kâmil bilir...

Bu dünya hayatında kimi ve neyi ayıplarsak, o ayıpladıgımız şeye kendımız duşmeden olemeyecegımızı bılmelıyız.

Insana ve ozellikle kâmil bir müslümana layık olan, gordügu herhangi bir çirkin ve kötü durum ve davranış karşısında, aynı halin kendisinden de zuhur etmemesi için Rabbine sığınmaktır. Bu dünyada, herkesin bir ayıbı mutlâka vardır. Bazılarından bin, bazılarından da on bin ayıp bulunabilir. Bütün ayıplardan, âfetlerden, noksanlık ve eksikliklerden münezzeh olmak, ancak Allah tealâ'ya ve onun hıfzettiği Habib-i edibine mahsus ve münhasırdır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.