Ara
Menü
3 dakikalık okuma

Süleymaniye cami-i şerifinde, uzun yıllar fahriyyen imamlık yapmak şeref ve bahtiyarlığına mazhar olmuştum.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 1 · s. 420

Süleymaniye cami-i şerifinde, uzun yıllar fahriyyen imamlık yapmak şeref ve bahtiyarlığına mazhar olmuştum.

O günlerden birisinde, bir sabah namazından sonra, cami-i şerifin karşısındaki Ali efendinin kahvehanesinde, dini konular üzerinde sohbet ediyorduk. Meclisimizde, Hafız Alâeddin efendi, Hacı Nazif Çelebi, Süleymaniye cami-i şerifi birinci

imamı merhum Hacı Hafız Sadık efendi ve cemaatten bazı zevat hazır bulunuyorlardı. Sohbet esnasında, benim sigara içmemi hoş görmeyen Hafız Alâeddin efendi ile Hacı Nazif Çelebi, sigaranın kötülüğünden, zararlarından bahsediyorlar ve beni iğrendirmeğe çalışıyorlardı. Ben de, lâtife kasdiyle kendilerine sigarayı medhediyordum. Hazır bulunanlardan, seksen yaşlarında Fatih'li Süleyman efendi sofularından birisi de dikkatle bizi dinliyordu. Bilindiği gibi, Fatih sofularının hocalarının hocası sayılan Of'lu meşhur Hacı Emin Efendi (Rahimehullah) nin, on beş risâleden müteşekkil NECÂT-ÜL- MU'MINIYN adındaki kitabının bir risâlesi de tütün hakkındaki RISALE-I-DUAN'dır. Hazret, bu risâlesinde tütünün islâm dininde haram olduğunu iddia etmektedir. Bu sebeple, bütün Fatih sofuları da, şeyhlerine uyarak tütünün haram olduğunu söylerler, kendileri sigara içmedikleri gibi tütün içenleri de sevmezler. Onların inançlarına göre tütün içmek şarap içmek gibidir. Fakat, o sabah meclisimizde hazır bulunan seksenlik Fatih sofusunun, tütünün aleyhinde bulunmaması ve âdeta benim tarafımı tutması dikkatimi çekti. Nihayet, meclis dağıldı ve o zat cebinden bir paket gelincik sigarası çıkararak bana ikram etti ve kendisi de bir sigara yaktı. Hayretler içinde kalmıştım. Kendisine:

- Tütün, sizin büyük mürşidinize göre haram değil midir? Risâle-i duhanı okumadınız mı? Sizin ihvanınız, sigara içmedikleri gibi içenleri de sevmezler. Bu nasıl iş? diye sordum.

— Bana bir şey sorma! demekle yetindi. Fakat ben üsteledim:

— Bana öyle geliyor ki, sen bir mü'mini sigara içtigi için ayıplamışsın, dedim. Şaşkınlıkla yüzüme bakarak sordu:

— Nasıl anladın?

- Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, Hadis-i şeriflerinde böyle buyurmuşlardır da, ondan istidlâl ettim, dedim.

Bunun üzerine, o seksenlik sofu, mes'eleyi bana anlattı:

— Seksen küsur yaşındayım..

Bu yaşa gelinceye kadar agzıma sigara koymadım. Hatta, sigara içenlere da müthiş kızardım. Yaşım ilerledi, ecel gelip çatmadan bir sılaya gidip geleyim dedim ve doğum yerim olan Akseki'ye gittim. Hısım ve akrabayı, ahbap ve yârandan hayatta kalanları ziyaret ettim. Bana, orada Veli'lerden bir zatın el'an hayatta bulundugunu ve kendisini ziyaret etmemi hatırlattılar. O zât-ı muhteremi ziyarete gittik. Her haliyle cidden ve hakikaten mükemmel bir zât-1 şerif idi. Fakat, sigara içiyor ve bunu da gizlemiyordu. Yanından ayrıldığımız zaman, beni kendisine götürenlere çıkıştım ve çattım:

— Böyle mekruhlarla, haramlarla ugraşanlardan evliya olmaz, dedim ve o zat hakkında agzıma geleni söyledim. Açıkçası, o zatı ayıpladım ve arkasından uzun uzun çekiştirdim.

Günler tamam oldu, Istanbul'a dönmek üzere trene bindim. Tam karşıma kerli ferli bir beyefendi oturdu ve tren hareket etti. Yol arkadaşım olan zat, cebinden bir paket gelincik sigarası çıkararak bana da uzattı. Nasıl oldu, neden oldu hâlâ anlayamadım, bir el âdeta benim elimi tuttu ve uzatılan sıgara paketine dogru goturdu. Kırk yıllık sıgara tıryakısı glbi büyük bir istekle uzatılan paketten bir sigara aldım. Gayr-i ihtiyari agzıma götürdüm, o beyefendi kibritini uzattı ve sigaramı yaktı. Karşılıklı sigaraları tüttürdük. Ikinci bir siga ra daha ikram eder mi diye sabırsızlıkla bekledim ama, vermedi. O sırada trenimiz bir istasyonda durmuştu. Perone in.

dim ve büfeden birkaç paket gelincik sigarası aldım ve fütursuzca içmeğe başladım. Sekiz aydanberi de büyük bir istekle gece ve gündüz demeden sigara içiyorum. Ancak namaza girdiğimse, Kur'an-ı kerim veya Delâil-i Hayrât okurken aklıma gelmiyor, çıkar çıkmaz ilk işim bir sigara yakmak oluyor, dedi.

Çekinme, âkil isen itiraf-ı noksandan;

Emin olan delidir, aklının kemalinden..

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.