Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Ibrahim Edhem kuddise sirruh efendimiz de, bir mecliste halkı irşâd için, padişah sarayları…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 1 · s. 181

Ibrahim Edhem kuddise sirruh efendimiz de, bir mecliste halkı irşâd için, padişah sarayları ile kabirler arasında bir mukayese yapmışlar ve şöyle buyurmuşlardı:

— O muhteşem saraylar ve kâşâneler fâni ve geçicidir.

Asıl imâr edilmesi gereken yerler kabirlerdir. Saraylara ve ibadet vere özt ve dyin, sahin amellere pü telhid iegm amm!

Hazır bulunanlardan birisi, işin inceliğini kavrayamayarak birden öfkelendi:

— Bu softalar da padişah sarayına karışırlar, kabre karışırlar, herşeye bir kulp takmaga çalışırlar, diyerek hazrete şiddetli bir tokat patlattı. Patlattı ama, kendisine Ibrahim Edhem hazretlerinin kim olduğu haber verilince de adamda şafak attı. Zira, bilindiği gibi Ibrahim Edhem hazretleri saltanatı ve tâc-ü tahtı terketmişti ama, ülkenin padişahı oğlu idi. Bu gerçeği öğrenen adamcağız, yaptığı korkunç hatayı anladı ve ayaklarına kapanarak kendisine yalvarmaga başladı:

— Beni bağışlayın efendim, zât-ı devletlerini tanıyamadım, sözlerinizin mânasını da anlayamadım ve büyük bir suç işledim, affediniz..

İbrahim Edhem hazretleri kendisinden sordu:

— Benden özür ve af dilemenizin sebebi nedir?

Adamcağız, utana sıkıla cevap verdi:

— Size haksız yere vurdum efendim, deyince şu cevabı aldı:

— A iki gözüm evlâdım! Asıl sen bana hakkını helâl et, bana vurduğun zaman elin kim bilir nasıl acımıştır..

Hikâyenin sonunu söylemege bilmem lüzum var mı? O genç adam, şeklen insan olduğu gibi, bu olaydan sonra mâna yönünden de insan oldu, ebedî saadet ve selâmete kavuştu.

Sözün burasında, ister istemez akla bir soru takılıyor:

— Bu hikâyeler iyi hoş ama, herkese aynı muamele yapılabilir mi? Her haksızlığa uğrayan bu şekilde af ve müsamaha ile karşılaşırsa, nizam-ı âlem büsbütün bozulmaz mı?

Bu çok haklı ve yerinde soruya biz de cevap verir ve deriz ki:

— Hayır, herkese bu şekilde muamele yapılamayacağı gibi, herkes böyle davranamaz. Insan hakkı tanımayan, kendisinden gayrı hiç kimsenin hak ve menfaatini korumayan, kalplerinde millet ve memleket muhabbeti bulunmayan, mahılûkata şefkat ve merhamet eylemeyen zâlimlere af ile muamele etmek, hainleri bağışlamak, o zalim ve hainlere yardım etmek, onların suçlarına ortak olmaktır. Arifler buyurmuşlardır ki:

— Zehirli ve azgın bir yılana, şefkat ve merhamet etmenin halka ihanet olacagı, hiçbir zaman hatırdan çıkarılmamahdır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.