Ara
Menü
4 dakikalık okuma

Yine Hz. Musa aleyhisselâm, Tûr'a giderken karşısına birisi çıktı: - Ya Nebiyallah!

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 1 · s. 170

Yine Hz. Musa aleyhisselâm, Tûr'a giderken karşısına birisi çıktı:

- Ya Nebiyallah! dedi. Rabbine niyaz et; ben fakirim, bana biraz dünya malı versin. Mülkünden bir şey eksilmez.

Hz. Musa aleyhisselâm kendisine cevap verdi:

— Evet, mülkünden bir şey eksilmez ama, senin eline dünya malı geçince senden pek çok şey eksilir. Onun için, sen haline şükret O zat israr etti:

— Ya Nebiyallah! dedi. Kerem buyur, Rabbine niyaz et, bana biraz dünya malı ihsan buyursun..

Hz. Musa aleyhisselâm, Tûr'a vardı, Rabbiyle söyleşti, Allah azze ve celle hitap buyurdu:

— Ya Musa! O kuluma haber ver, kendisine zenginlik ihsan edeceğim. Fakat, kendisini korusun...

Hz. Musa aleyhisselâm, bu emr-i ilâhiyyi o zata tebliğ etti. Müsebbib-ül-esbab olan Rabbil-alemiyn, zengin bir kadını o kuluna âşık etti, evlendiler. Kadın bir süre sonra ölünce, bütün malı ve mülkü o adama kaldı. Bu büyük ni'mete, rica minnet mazhar olan o nankör, şükrünü artıracağı yerde kütran-ı ni'mete başladı. Hergün biraz daha azdı ve azıttı. Kızgin güneş gören zehirli yılan gibi, etrafında kimi görse sokmağa, zehirlemeğe başladı ve sonunda da belâsını buldu.

Hz. Musa aleyhisselâm, yine bir gün Tûr'a giderken, darağacında asılı birisini gördü, kim olduğunu sordu, dediler ki:

— Bu adam, fakirken gayet iyi bir insandı, âbid, zâhid bir kişiydi. Sonra, zengin bir kadınla evlendi ve karısı ölünce de bütün malı mülkü kendisine kaldı. Ondan sonra da azdı da azdı. Herkesin ırz ve namusuna tasallût etmege, şunun bunun karısına kızına göz dikmege başladı. Parasına güvendiği için, elinden gelen kötülüğü ardına koymadı ve sonunda işledigi agır bir suçtan ötürü sehpada can verdi.

Hz. Musa aleyhisselâm, Tûr'a vardı. Allahu azim-üş-şân kendisine hitap buyurdu:

— darağacında gördügün kimdi ya Musa?

— Ya Rab! Sen herşeyi hakkiyle bilensin...

— Bir zamanlar, zenginleşmesi için niyazda bulunmani rica eden kulumdu. Ona, zenginlik ihsan ederken kendisini korumasını da irade eylemiştim. Işte, o zenginliğin sonunda böyle darağacında can verdi, buyuruldu.

Ashaptan Salibe de böyle oldu. Onun kıssasını da İRŞÂD adındaki kitabımızda sunmuştuk.

Kula düşen görev şükretmektir. Zengin zenginligine, fakir fakirligine şükredecektir, sabredecektir, hamd-ü senâ edecektir. Kaderimiz, meçhul bir perdedir. Perde kalkınca, arkasında neler saklı bulunduğuna vakıt oluruz. Allahu tealâ, neylerse güzel eyler:

Deme şol niçin şöyle, Yerincedir ol öyle, Bak, sonunu seyreyle;

Mevlâ görelim neyler, Neylerse güzel eyler...

Ey bizi yoktan var eden Allah! Bizi, ni'metlerine garkeyleyen Allah! Sana, yüzbinlerce şükürler olsun.. Şükür ya Rab..

Şükür ya Rab.. Şükür ya Rab: Bizi, şükründen ayırma.. Bizi, hamdinden sıyırma.. Iymanlı yaşat, iymanlı öldür, lûtfunla güldür, kalplerimizi aşkınla doldur, fazl-ü kereminle oldur, iymanın ve islâmın kadrini bildir, cemalini gördür, zira seni tanımayanın basireti kördür, lûtfü inayetin gelsin cûş-u huruşa, Habib-i edibinin aşkıyla gönüllerimiz tutuşa, tathir eyle kalplerimizi ricisten, koru ve kolla bizi mel'un Iblis'ten, iyman ile göçelim, hayrı şerri seçelim, ni'met verip azdırma, rızık için diyar diyar gezdirme, bizi din ve devlet düşmanlarına ezdirme, Habibine komşu et, Habibini bizden hoşnut et, nâmerde muhtaç kılma, gördüklerimizden ayırma, sensin ancak penâhımız, göklere çıktı ahımız, şeytan nefse uydurma, düşmanı bize güldürme, mü'minleri sevindir, düşmanlarımızı

yerindir, vatanımız mâ'mur ola, ordularımız her nereye yönelirse galip gele, gözlerimiz aydın ola, gönüllerimiz daim mesrur ola, sancagımız mansur ola, düşmanlarımız makhür ola, dualarımız makbul ola, âsiler islâh ola, çaresizler felâh bula, müşkillerimiz âsan ola, daim lûtf-u ihsan ola, dideler cemal göre.. Bi-hürmeti Tâ-Hâ ve Yâsin ve bi-hürmeti âl-i Yâsin.. Bi-hürmeti aşk-ı ilâhi, nur-u Nebi, kerem-i islâm, nur-u Kur'an, hâdim-üd-din Eba Bekri, Ömeri, Osmanı, Ali ve bihürmeti âl-i aba, Hazret-i hayr-ün-nisâ Hatice't-ül-Kübrâ, enti bid'atün minniy Fatıma't-üz-Zehrâ, Imam-ı Hasan-1 müctebâ ve Hüseyn-i şehid-i Kerbelâ ve cümle ashab-ü ensâr-ü bâ-sefa ve bi-hürmeti evliyâ'ullah kutb-ül-aktâb EL-FATIHA..

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.