Bir zât, nasılsa Allahu teâlâ'ya isyanda bulundu ve bir günah işleyerek azaba müstehak oldu. Veliyullah'tan bazı zevat-1 zevil-ihtiramın şefaatleriyle azaptan kurtuldu. Buna rağmen, gece-gündüz durmadan ağlıyordu:
— Neden ağlıyorsun? Rabbin seni af ve mağfiret buyurdu, dedikleri zaman şu cevabı verdi:
— Efendimin rizasını terkettiğim için ağlıyorum. Zira, rizayı ilâhi benim için affı ilâhiden her vechile evlâ idi, dedi.
Eylersin Hakka izhar-ı muhabbet, Niçin ey kul yine isyan edersin?
Revâ mı terkedip râh-ı ilâhı, Tarik-i nefs-i şeytana gidersin?
Evet kardeşler! Evet Hak yoldaşlar!
tahsil, illâ ihlâs...
Rabia't-ül-Adviyye (kuddise sirruha) sabah akşam bin rekât namaz kılarmış. Bu tâ'ati neticesinde, beşerî sıfatlardan sıyrılmış, melâ'ike-i mukarrebiyn zümresinden olmuştur.
Menkibelerini bul ve oku! Allahu teâlâ, şefaatine nail eylesin..
Mükellef-i mahlâkat üç simiftır:
1. Melekler II. Şeytanlar III. Insanlar
Melekler hayr-ı mahzdır, mâ'sumdur, günah işlemezler.
Şeytanlar şerri mahzdır, her türlü şer ve kötülüklerle Hakka isyan ederler.
Insanlar, hem şer, hem de hayır işlerler. Zira, insanın hilkat ve cibilliyeti, her iki fiili de işlemeğe müsait ve müste'ittir. Günahsız da kalamazlar, tiynetleri böyle halk olunmuştur.
İnsana lâyık olan; her türlü isyan, nisyan ve kötülükleri izale ve vücudünü tâ'at-i ilâhiyye imâle ettirmektir. Günahsız ve mâ'sum olan insan yalnız Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizdir. Diger Enbiya-i mürseliynden dahi zelle sadir olmuştur.
r.
Tulû etti dehre fahr-i kâ'inat, Din çerağı ol ekmel-üt-tahiyyat, Efdal-ül-Enbiyâ aled-derecât, Nuruyla garketti bütün cihan...