Bir kış günü, her tarafin karla örtülmüş oldugu bir zamanda, bir papaz, büyük Hak velilerinden Hazret-i Muhyiddin Üftade'nin huzuruna gelmiş ve kendilerine dalından yeni koparılmış bir salkım üzüm takdim ederek, sözüm ona keramet izharı dâvasında bulunmuştu. Hazret-i Üftade (Kuddise sirruh) dervişlerine nazar buyurmuş ve lisan-i hal ile onlara mâ'nevî talimatını vermiş. Dervişler arasında bulunan Aziz Mahmut Hüdâ'i kuddise sirruh efendimiz, usulca oturdukları yerden kalkarak dışarı çıkmışlar ve bir kaç dakika sonra bir küfe taze üzümle huzur-u hazret-i pîre dahil olmuşlar ve küfeyi diger dervişlerin de yardımlarıyla sofranın üzerine boşaltmışlar. Papaz bakar ki, o bir küfe üzüm, kendi getirdigi bir salkım üzümün aynıdır ve hattâ aynı bağın mahsulüdür. Hayret ve dehşet içinde bakınırken, Hz. Aziz Mahmut Hüdâ'i efendimiz mürşidine:
— Sultanım! demiş, bizim bagdan bir asma dalı bağın dışarısına doğru uzanmış. Üzerinde de bir salkım üzüm varmış. Bu keşiş efendi, aslında bize ait olan bu salkım üzümü dışarıdan çalarak bize getirmiş... Şimdi, kendisine ferman buyurunuz. Gitsin ve bir salkım üzüm daha getirsin. Eğer, buna muvaffak olursa, ben onun dinine intisap edeceğim. Getiremezse, acaba o benim dinime girmeğe razı olur mu?
Papaz, verecek cevap bulamamış, bir süre sükût ettikten sonra kendisine hidayet nasip olmuş ve şeref-i islâm ile müşerref olarak dalâletten kurtulmuştur.
Hamd-ü bi-had, şükr-ü minnet daima olsun sana;
Çün bize iyman-ı islâm ni'metin kıldın atâ...
Evet, dersimize devam edelim:
Salih amellerin başı, helâl ve tayyib yemektir. Tayyib demek, yenilen şeyin bi-zâtihi kendisinin ve satın alındığı paranın helâlden olması demektir. Bunun içindir ki, Allah azze ve celle, Kur'anı azimde, (Helâl ve temiz olan şeyleri yiyin, salih ameller işleyin, helâl ve temiz şeyler yemiyenler salih ameller işleyemezler, işleseler bile zevkine ve hazzına varamazlar.) buyurulmaktadır.
Tövbenin başı, yemekte ve içmekte helâli ve güzeli taleptir. Fakirlere ve yoksullara ikram etmek ve yedirmektir. Çünkü, bu HALILIYYET sıfatıdır. Allahu tâlâ'nın gaib hazinelerinden helâl rızık talep etmeli, helal yemeli, helalinden yedirmelidir ki, ilâhî ni'metlere nail ve mazhar olunabilsin...
Kul, dünya ve âhirette aziz ve mükerrem olabilsin... Ah!.. Yedirmek, gözyaşı silmek ne ulvi haslet...