İbrahim ibn-i Ethem kuddise sırruhu, bir gün hamama girecek oldu. Hamamcı, kendisine:
- Ey derviş, dedi. Hamama girmek için para lâzımdır.
Bedava olmaz, paran var mı?
Hazret boynunu büktü:
- Param yok, dedi.
Hamamcı, kesti attı:
- Parası olmayan hamama giremez.
Ibrahim ibn-i Ethem, öyle bir sayha vurup ağladı ki, işitenler kendisini teselli etmek için başına toplandılar:
— Behey derviş.. Hamama sokmadılar diye, kendini helâk etmen revâ mıdır? Kalk, ağlama.. Biz, senin hamam paranı veririz, dediler.
Ibrahim ibn-i Ethem, kendilerine şu cevabı verdi:
— Ben, hamama giremediğim için ağlamıyorum ki.. Benim, ah-ü eninim büsbütün başka bir sebepledir. Hamamcının ücret talep etmesi ve parası olmayanın hamama giremeyecegıni söylemesi bana bir şeyi hatırlattı da, ona aglıyorum. Şu deniy dünyada, ücretsiz hamama girmege müsaade olunmazsa, ya âhirette cennete girmeğe lâyık hiç bir amelim yok.. Yarın, ahirete vardıgımda:
— Ne ile hangi güzel amel ile geldin, getir görelim de seni öyle cennete bırakalım, derlerse halim nice olur? Dünyada, parası olmayanı hamama sokmadıkları gibi, ahirette de güzel ameli bulunmayanı elbette cennete bırakmayacaklar. Ben ağlamayayım, figan etmeyeyim de kimler ağlasın, figan etsin?
diyerek etrafındakileri derin derin düşündürdü ve ağlattı.
Aklı başında olanlara, bu hikâye kâfidir.
Bu itibarla, ne yap yap â'mal-i saliha hâsıl etmeğe çalış!..
Fırsat elde, zikir dilde ve kuvvet belde iken, gayretini ve himmetini artır!. Başın teneşire vurunca, bu gaflet uykusundan uyanırsın.. Uyanırsın amma ne fayda? Oğluna, kızına, ehline yaline, malına hasret kalır, geri bıraktığın musibetlerle dolu ömrüne yanarsın.. Fakat o zaman âh-ü enin fayda etmez. Mâ'- siyyet yaralarına o gün merhem vurulmaz. Gideceğin o karanlık yerden geri dönülmez.
Aklı başında olanlar, çalışır çabalar ve şeriat ile dışını islâh eder. Hak huzurunda kıyam, kıraat, rükû ve secde ile Rabbine karşı zillet ve meskenetini gösterir, nefsinin burnunu yerlere sürer, kibrini ve gururunu kırar, nefsini de islâh eyler.
Tekrar ediyorum: En büyük düşmanın nefsindir. Her nefes, nefsinle mücadele ve cihat eyle. Onun çirkin ve mezmum
sıfatlarını, ahlâk-ı haseneye tebdil ve tahvil etmege çalış.
Nefsini, u'cub'tan zillete; kibirden tevazua; hasetten şefkat ve merhamete; hubbu maldan kanaate; hubbu. câhtan haline rizaya ve teslimiyyet-i kâmileye; kinden affa; şehvetten ve behimiyetten yani hayvanlıktan melâike sıfatına tebdil ve tahvil etmege ugraş!.
Bu çirkin ve mezmum sıfatlar, ind-i ilâhide memduh sıfatlara, tevfiki Rabbani ile tebdil olunca, dünya hayatında iken tasfiye-i kalbe, tecelliyat-ı ruha erişmek, safa ve sürüra, rahat ve huzura kavuşmak nasip ve müyesser olur. Dünya ve âhiret huzur ve rahatının, ebedi saadet ve selâmetin yolu ve çaresi ancak budur.
Kibar-ı Evliyâullah:
(Kulun, dünya hayatında iken bir cennet-i âcilesi vardır ki, ekseri nâs hazır olan ve dünya hayatında iken girilebilen bu cennete girmeyi arzu etmezler..) buyurmuşlardır.
Işte, mezmum sıfatlarını, sıfat-ı haseneye tebdil eyleyenler, tasfiye-i kalbe, tecelliyat-ı ruha sahip olanlar bu dünya cennetine dahil olanlardır. Şu halde, akıllı olanlar cennete daha burada iken girerler ve ebedi cennette kalırlar.
Allahu sübhanehu ve teâlâ, cümlemize tevfik verip hidayet eyleye..
Ey ihvan-ı din-i mübiyn:
Işte, ehl-i saadet bu zatlardır. Saadet alâmetleri de, bu sıfatlardır. Allahu teâlâ, kerim ve rahiymdir. Keremi o kadar boldur ki, bu kerem-i ilâhiyyeyi tarif ve tavsife, kulun ilmi ve aklı kâfi değildir.
Bazı ârifler:
(Kıyâmet gününde, hesabımın anam ve babam farafından yapılmasına razı degilim. Hesabımın, bizzat Allahu azim-uş-şân tarafından yapılması, anamın ve babamın şefkat ve merhametinden, bana daha güzel gelmektedir. Zira, Allahu teâlâ bana anamdan ve babamdan daha fazla müşfik ve merhameflidir.)
demişlerdir.
Allahu teâlâ, Erham-er-rahimiyn'dir diyerek, isyan etmek hayali, aklı başında kulun işi değildir. Kula, kulluk yakışır.
Rabbine itaat, kulun en mühim vazifesidir. Adil ve ihsan sahibi olan efendisine itaat eden kul da, hiç bir şüphe yoktur ki, mazhar-1 gufran olur.. Ebedi cennet-i zata girer, nihayetsiz lûtuflara erer.
Yâ Rabbi.. Bizlere hidayet eyle.. Tevfikini refik eyle...
Noksanlarımıza bakma, bizlere lûtfunla muamele eyle.. Habibine bahşeyle.. Tövbe-i nasuha nail ve muvaffak eyle. Mezmum huylarımızı, ahlâk-1 haseneye ve sıfat-ı memduheye tebdil ey.
le.. Tâ' atine mahkûm eyle.. Tâ'ate mağrur olanlardan eyleme.
Bu risâlemizi ind-i ilâhiyyende makbul ve indi-i Resûlünde memduh eyle.. Okuyanları, okutanları ve dinleyenleri lûtfunla irşâd ve ihlâs ile amel nasip eyle.. Ahir ve âkibetlerimizi hayreyle.
Iyman üzere çene kapatmak müyesser eyle.. Bi-hürmeti Kur'an-il-azim ve bi-hürmeti men erseltehu rahmeten lil-âlemiyn.. Sübhane Rabbike Rabbil izzeti ammâ yasıfûn ve selâmün alel-mürseliyn vel-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn