Sulehâdan bir zatı, vefatından sonra rüyada görenler, yüzünde feci bir yara bulunduğunu görmüşler ve kendisinden yüzüne ne olduğunu sormuşlar. Merhum, onlara şöyle demiş:
- Bir tenekeci Yahudiye, teneke lehimlettirmiştim. Yahudinin hakkı olan bir lirayı, ecel eriştiginden dolayı ödeyemedim. Işte, bundan dolayı yüzümde bu yara çıktı. Allah rızası için, o Yahudiyi bulun ve borcum olan bir lirayı kendisine ödeyin. Zira, bu yaradan dolayı çok ıstırap çekiyorum. beni kurtarınız.
Yahudinin alacagı olan bir lirayı ödemişler ve kendisini tekrar rüyada görmüşler. Bu defa:
— El-hamdü lillah, yaram iyi oldu.. Yahudinin hakkından beni kurtardınız, demiştir.
Bu mevzuda, yüzlerce vak'a zikredilebilir ve daha bir çok misaller verilebilir. Ancak, risâlemizin hacmi elvermediginden bunlarla iktifa ediyor ve diyoruz ki; Ahmed Gazali'nin buyurdukları gibi, bütün kitapların özü: Allahu Teâlâ'ya tâ'- at ve muhabbet.. Mahlûkata şefkat ve merhamettir.
Onun için, kul hakkından da, hayvan hakkından da kaçın!. Sonra, pişman olursun amma, iş işten geçer.
Evet; dersimize ve ehl-i saadetin alâmetlerini saymaya devam ediyoruz.
10) Mahlûkata, yararlı olmaktır. Eğer, elinden geliyorsa, mahlükata iyilik et.. Amma, iyilik edemiyorsan, hiç olmazsa fenalığın dokunmasın.. Güzel konuşmasını, hakkı tavsiye etmesini bilirsen, konuş ve hakkı söyle. Beceremiyorsan, ağzını açma ve sus!.. Beşeriyete muzır olma, nâfi ol!.. Herkes, senin malından. canından, sözünden ve özünden hayır görsün.
Allahu teâlâ'ya yarar, Peygamber-i zişânı memnun kılar, bütün müminleri hoşnut ve razı eyler amellerde bulun.. Herkes, senin elinden ve dilinden emin olsun.. Herkes, senden hayır ve iyilik görsün..
11) Ölümü unutmamaktır. Ölümü unutmayanlar, daima tövbe üzerinde bulunur, tövbelerini aslâ bozmaz ve daima hazırlıkhı olurlar.
Evet; bir uzun yolculuga çıkacağız. Beraberimizde götürebileceğimiz ne ise, onları hazır bulundurmalı ve yolculuk saatini hazırlıklı olarak beklemeliyiz. Unutmayalım ki, bu sefer emri ansızın gelivermektedir. Onun için isyanlarımıza ve günahlarımıza daima tövbe etmeli, hem de bir daha günaha dönmemek üzere töbve etmeli, dersimizin başında da açık ladığımız gibi nasuh bir tövbe ile tüvbe etmelidir. Allah ve Resûlünü çok, ama pek çok sevmelidir. Allahu teâlâ'ya iymandan sonra, Nebi aleyhisselâma tâ'zim, tekrim ve muhabbet etmek, necat ve felâh sebebidir. Zira, muhabbetullah muhabbet-i Resûlüllah ile hâsıl olur. Resûlün kapısından giren, hakka vasıl olur. Aleyhissalâtü vesselâm efendimize muhabbet ve meveddet saadet ve selâmetin anahtarıdır. Kendi cinsimizden, Ademoğlu olması itibariyle, ona muhabbete fitri kabiliyetimiz vardır. Onun muhabbeti tahsil olunduktan sonra, kalpte muhabbetullah kendi kendine hâsıl olur. Bundan dolayı, Kur'an-ı azim-ül-bürhanda:
Men yuti-ır-Resüle fekad etâ' Allah...
En-Nisâ: 80 (Kim, Allahu tâlâ'nın Peygamberlerine itaat ederse, Allahu telâ'ya itaat etmis olur.)
buyurulmuştur. Resûl aleyhisselâma itaat, Allahu teâlâ'ya itaati gerektirdiği gibi, Nebi-i-zişâna muhabbet de, Allahu zülcelâle muhabbeti gerektirir. Mü'mine lâyık olan, Resûl-ü efham efendimize muhabbet etmektir. Kim, Resûl aleyhisselâma muhabbeti kalbinde ve kalıbında hasıl ederse, geleceğini sağlama bağlamış olur. Zira, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, vasıta-i tam ve sefir-i küllidir.
Onun için, ona muhabbet etmeğe ve ruhunu, ruh-u Nebi ile seviştirmeğe gayret et.. Bu muhabbetin ilk belirtisi, onun sünnetine dikkat ve riayettir. Aleyhissalâtü vesselâm efendimize muhabbet eden, iki cihanda sultan olur.
Aşağıda anlatacağım hikâyeyi ibretle oku da, Nebi aleyhisselâma hürmet ve muhabbetin ne demek olduğunu anla!