Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Vaktiyle, bir beldenin emiri mâ'sum ve günahsız bir zatı, hiç bir suçu ve…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 534

Vaktiyle, bir beldenin emiri mâ'sum ve günahsız bir zatı, hiç bir suçu ve kabahati bulunmadığı halde, zulmen hapsettirir. Biçare mazlum, yıllarca zindanlarda inler ve nihayet ece li erişir, hâlet-i nez'e gelir. Bulunduğu hapishanenenin müdürünü çağırtarak, kendisine bir mektup teslim eder ve bunun vefatından sonra emire takdim edilmesini yemin verdirerek rica eyler. Bir müddet sonra da ruhunu teslim ederek. âhirete göçer.

Hapishane müdürü, mazlumun kendisine emanet ettigi mektubu, emirin gazabından çekinerek takdime cesaret edemez. O gece, rüyasında mazlümu görür ve ondan şu haklı sitemi işitir:

— Ey müdür efendi.. Emirin gazabından korkarak, kendisine takdim edilmek üzere sana teslim ettigim mektubu veremedin. Sana, şunu hatırlatırım ki, emirler emirinin gazabından seni hiç kimse kurtaramayacaktır. Emirden korkma, emirler emirinden kork ve asıl onun azap ve gazabından çekin.. Sana emanet edilen mektubu yerine ver..

Bu tehdit üzerine, hapishane müdürünün aklı başına gelir ve hemen ertesi günü emirin huzuruna çıkarak, mes'eleyi arz ve mazlûmun mektubunu takdim eyler.

Mazlûm, emire şunları yazmız imiş:

(Mâsum oldugu halde, haksız yere hapsettirilen mazlüm göçtü. Hiç bir suçu ve kabahati bulunmadığı halde, onu hapseftirerek yıllarca zindanlarda çürüten ve inleten zalim de, yakın zamanda mazlüma tâbi olacak ve göçecektir. Kıyâmette, Cebrail aleyhisselâm o zâlimden mazlümun hakkını almak için, her ikisini de huzur-u hakka çıkaracaktır. O günün kadısı, hâkimi. Mâliki meliki Allahu zül-celâl'dir. O ulu hâkimin;

beyyineye, delile ve şahide ihtiyacı yoktur. Asıl dava, işte o hâkim-i mutlakın huzurunda görülecek ve adalet-i ilâhiyye mutlaka tecelli edecektir..)

Bu mektubu okuyan emir, yaptıgı zulme pişman oldu, ağladı, sızladı amma ne fayda? Dava, huzur-u Hakka kalmıştı.

Zâlim, yine bir zulme giriftar olur âhir, Elbette olur ev yıkanın hanesi viran...

Sana yaptığı zulümden dolayı, af dileyen zâlimi bağışlayarak ehl-i fazl ol.. Musibetlere sabrederek, Allahu tâlâ'nın çok sevdiği sabirlerden olmağa çalış…. Din kardeşini, hak yoldaşını hiç bir karşılık beklemeksizin garazsız, ivazsız Allah için sev ve kendisine Allah için ikram et ki, sualsiz, hesapsız cennete dahil olasın..

Ehl-i fazl, ehl-i kerem ol demiştim: Insanların en kerimi istenmeden ikram edendir.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.