Ara
Menü
1 dakikalık okuma

Ibrahim Temimi kuddise sirruhu hazretleri buyuruyorlar ki: Kâbe-i şerifin bir tarafında oturmuş, zikr-ü…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 463

Ibrahim Temimi kuddise sirruhu hazretleri buyuruyorlar ki:

Kâbe-i şerifin bir tarafında oturmuş, zikr-ü tesbih ile meşgul bulunuyordum. Beyaz elbiseli, güzel kokularla muattar, nur vüzlü bir zat yanıma gelerek bana selâm verdi. sağ yanıma oturdu. Selâmını aldım ve kiminle müşerref olduğumu sordum.

- Yâ Ibrahim.. Sen, beni tanımazsın.. Fakat, ben seni ta.

nırım. Allahu celle celâluhu hazretlerinden, seninle buluşmayı niyaz ettim, ancak bugün nasip oldu geldim ve seni ziyaret ettim.

Hamd-ü senâ olsun ki, bu mülâkatımız, Beytullah'ta nasip ve mü.

yesser oldu. Sana, önce kendimi takdim edeyim Ben Hızır'ım;

nezdimde bulunan hediyyeyi sana sunmayı münasip gördüm..

Ziyaretimin sebebi de, bu hediyeyi takdim edebilmektir.

Tabiatiyle çok memnun oldum ve büyük bir sevinçle sordum:

— Acaba bu hediyyeniz nedir?

Hızır aleyhisselâm cevap verdi:

— Yâ Ibrahim.. Bu hediyyenin kadri, indallah pek yücedir.

Ona göre iyi hıfzeyle buyurdu ve saymaya başladı:

Güneş doğup, ziyası yeryüzüne dağılmadan ve akşamları da güneş henüz batmadan önce; yedi kerre SÜRE-İ-FATİHA, yedi kerre SÜRE-I-IHLÂS, yedi kerre KUL 'EUZÜ BI-RABBIL-FELÂK yedi kerre KUL E'UZÜ BI-RABBIN-NAS, yedi kerre KUL YA EYYÜHEL-KÂFIRUN, yedi kerre AYET-EL-KÜRSİ, yedi kerre

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.