yanımızı, delillerle ispat edebilmek için, burada bazı açıklamalar yapacağız:
Bazı ulemâ diyorlar ki; bir kimse eşini boşamayı veya kölesini azat etmeyi leyle-i kadr'de tâ'lik etse, yemin ettiği zamandan bir sene tamam olmayınca, o verdigi talâk veya azat vaki olmaz. Bu beyan, Ibn-i Mes'ut radıyallahu anhın sözü ve ictihadıdır. Leyle-i kadr, 365 günden bir gecedir. Ramazanın son on günü içinde bulunması ihtimali mevcut olduğu gibi, ramazanın evvelinde veya ortasında veya ramazanın dışında da olması mümkündür. Allahu sübhanehu ve teâlâ.
bu geceyi gizlemiştir. Becerebilirsen, sen ara bul!..
Ibn-i Abbas radıyallahu anh buyuruyorlar ki; Cebrail aleyhisselâm, aleyhissalâtü vesselâm efendimize gelerek, Beni-israil'den bir kimsenin Allah yolunda düşman ile bin ay cenk ettiğini haber verdi. Imam-ı mücâhidiyn efendimiz, bu zatın Allah yolunda yaptığı bu gazayı ve aldıgı ecri begendiler ve Allahu teâlâ'dan ümmeti için de böyle gazalara iştirak ve ecirlere nail olmalarını temenni buyurdular ve niyaz ederek:
- Yâ Rabbi... Ummetimin ömürleri çok kısadır. Bu kısa ömürleri içinde, zât-ı ülûhiyyetine karşı yapacakları hayırlı amelleri de elbette az olacaktır. Ümmetim, Beni-Israil -kadar uzun yaşayamayacaklarına ve zatına onlar kadar ibadet edemeyeceklerine göre, bu ecirden mahrum mu kalacaklardır.
Ilâhi, ümmetimi de aynı ecre nail ve mazhar olacak hayırlı amellere sevk ve isâl eyle..
Resûl-ü Kibriya'nın bu üzüntüleri ve dilekleri. indallah müstecap oldu ve ümmet-i Muhammed'e de Leyle-i kadr ihsan buyuruldu. Ummet-i Muhammed'in, Kadir gecesindeki en kısa ibadetleri, Israil oğullarının bin ay Allah yolundaki cihatlarından hayırlı ve üstündür. Yani, ümmet-i Muhammed. onların bin aylık ibadetlerle erdikleri ecirlere. bu bir gece içindeki ibadetleriyle mazhar olacaklar, daha yüce makamlara ulaşacaklardır.
Said Ibn-i Müseyyib radıyallahu anh ki, Imam-ı Şâfi'i
rahimehullah bu zatın rivayet ettigi hadisleri ahzeylemiş ve onlarla ictihat buyurmuştur, işte bu zat-ı âli-kadr:
(Bir kimse, bir yıldan diğer yıla kadar, akşam ve yatsı namazlarını cemaatle kılsa, Leyle-i kadr'den nasibini alır, bu mübarek geceye herhalde yetişir.) buyurmuşlardır.
O gece, ancak rahmet ve selâmet gecesidir. O gece, güneşin gurubundan, ertesi sabah doğuşuna kadar, melekler mü'minlere Hakkın selâmını tebliğ ederler. O geceyi ihya eden, o gecenin faziletini idrak ederek Mevlâ'ya ibadet eyleyen, analarından dogdukları gibi pâk olurlar.
"EVid alat d'e şs gazâlıdes (Kadir gecesi, iyman ederek ve mutlaka yarlığanacağını umarak ibadet eyleyenlerin, bütün geçmiş günahları bağışlanır.)
Hadis-i şerifi ile müjdelenirler.
O halde, kadrini bil, kadri bul. gece gündüz Allah de.. Allahü tâlâ'nın rizasında bulun, men'ettiklerinden kaç.. Işte. o zaman kadre erersin.. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizi sev: canından. malından, evlât ve yalinden fazla sev.. İçinde bulunduğun ramazanın, belki de senin son ramazanın olabileceğini unutma.. Mahlûkat-ı ilâhiyyeyi hor görme.
Nefsini, herkesten aşağı gör.. Insana ve insanlığa yakışacak sifatlara bürün.. O sifatları da, yalnız Kur'an-1 azimde bulabilirsin.. HULK-I-AZIM üzere yaratılan Nebi-i-zişânın ahlâkı ile ahlâklan, ki iki cihanda aziz olasın.. Dâreynde saadet ve selâmet bulasın.. Nârdan ve azaptan kurtulasın.
Ey ehl-i iyman:
Leyle-i kadr, öyle bir mübarek gecedir ki, bu ümmete hassatan bahşolunan nimetlerin en yücesidir. Allahu teâlâ'- nın, ümmet-i Muhammed'e ihsan buyurduğu nimetler, sayıla- Irgad, CuN 3 - F: 29
mayacak kadar çoktur. Mahz-ı lûtf-ü ilâhi olan Leyle-i kadr gibi büyük bir nimet ise yoktur.
Allahu celle celâlühu, Habib-i edibine:
- Ey benim Habibim, Muhammedim.. Kadir gecesi, senin ve ümmetinin kılacağınız iki rekât namaz, Beni-Israil'in Allah yolunda bin ay salladığı kılıçtan bana daha sevgilidir. O iki rekât namaz, senin ve ümmetin için, daha hayırlıdır. buyurmuştur.
Cenab-ı Peygamberin son demleri idi. Mübarek kalpleri ne, bir endişe düşmüş, iki cihan serverini mahzun ve meyus eylemişti. Ümmetinden ayrılma zamanının yaklaştığını anlıyorlar ve için için ağlıyorlardı.
— Ben, bu dünyadan ayrılarak âlem-i cemale vardığımda, ümmetime Allahu sübhanehu ve tâlâ'nın selâmını kim tebliğ edecek? kaygusu içinde üzülüyorlardı.
Allahu azim-üş-şân, Resûlünün gamını ve kederini bu âyet-i celile ile giderdi ve kalb-i şerifini ferahlandırdı:
Tenezzel-ül-melâiketü ver-ruh-u fiyhâ...
El-Radr: 4 Ey Habibim: Mahzun olma, üzülme!.. Ümmetine selâmımı. meleklerimle Cebrail aleyhisselâm ile Kadir geceleri tebliğ ettiririm, buyurdu.
Imam-ı Râzi diyor ki:
Kadir gecesı, tecır yanı seher vaktı oldugunda, Cebrail aleyhisselâm yeryüzüne inen ve ümmet-i Muhammed'e selâm-1 ilâhiyyeyi teblig eyleyen meleklere:
- Haydi, artık makamlarınıza dönünüz, buyurur. Me lekler:
— Yâ Cebrail.. Allahu teâlâ, mü'minlere bu gece ne gibi bir ihsanda bulundu? diye sorarlar. Cebrai aleyhisselâm:
- Allah celle celâlühu, bu gece ümmet-i Muhammed'e rahmet nazarı ile nazar etti. Ümmet-i Muhammed'in kâffesini affeyledi, mağfiretine nail kıldı. Yalnız, ümmet-i Muhammedden dört sınıf bu magfiretten istifade edemediler ve affı ilâhiyyeden mahrum kaldılar, buyurur. Melekler. tekrar sorarlar:
- Affı ilâhiden istifade edemeyen ve mağfiretten mahrum kalan bu dört sınıf kimlerdir? Cebrail aleyhisselâm ce.
vap verır:
— Mahrum kalan bu dört sınıf şunlardır:
1) İçki içenlerdir. Allahu tâlâ'nın men'ettiği şarap, rakı ve benzeri sarhoşluk veren, insanların akıllarını başlarından alan şeyleri içenler ve içkiye tövbe etmeyenler, affı ilâhiden istifade edemediler ve Leyle-i kadrin kadrine eremediler.
2) Anaya ve babaya âsi olanlar, onların haklarını eda etmeyenler, ana ve babaya ihsanda bulunmayanlar da bu gecenin feyzinden istifade edemediler ve affı ilâhiden mahrum kaldılar.
3) Hısım - akrabayı terkedenler de, bu gecenin rahmetinden faydalanamadılar ve affı ilâhiden mahrum kaldılar.
4) Üç günden fazla mü'min kardeşi ile dargın duranlar da, bu gece affı ilâhiden mahrum kalanlardır.
Kadir gecesi, o mübarek geceye mahsus bir rahmet-i ilâhi zuhur eder ve doğu ile batı arasında bulunan bütün müminler bu rahmete gark olurlar, Bu rahmet, yeryüzündeki bütün mü'minlere taksim olunur, yine de artar. Cebrail aleyhisselâm, artan bu rahmetin ne yapılacağını Rabbilâlemiynden sorar. Allah celle, bu rahmet-i ilâhiyyenin de bu gece doğacak yavrulara, hattâ kâfir evlâtlarına dağıtılmasını emr-ü ferman buyurur ve bu irade-i ilâhiyye de yerine getirilir. Bu sebeple, kadir gecesi doğan kâfir çocuklarına islâm nasip olur ve o gecenin rahmetinden faydalanan o yavrular, iyman üzere ölürler.
Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz buyurdu:
Kadir gecesi, semavatın kapısı açıktır. Her dua kabul edilir, reddolunmaz.
O gece, namaz kılan her mü'mine, aldığı her tekbir için cennetteki makamında bir ağaç dikilir. Eğer, bu bineğe binerek, dikilen ağacın gölgesini dolaşmağa kalksa, yüz senede dolaşamaz.
Kıldıgı namazın her rekâtına mukabil, cennette kendisine bir ev yapılır. Bu evler zümrüt, yakut, zebercet ve gayet iri incilerle süslenir. " Kadir gecesi kılınan namazda okunan Kur'an-ı Kerim'in her âyeti için kendisine cennet tâclarından bir tâc ikram olunuI.
Bu namazın her celsesi için, cennet derecelerinden kendisine bir derece ihsan buyurulur.
Bu namazda, her selâm için cennet elbiselerinden bir el bise ihsan buyurulur.
Yine Resûl-i zişân aleyhi ve âlihi salâvatullah-ül-Mennan efendimiz hazretlerinden rivayet olunduguna göre; Kadir gecesi dört büyük sancak yeryüzüne indirilir. Bunlardan birisi LIVA-IL-HAMD, diğeri LIVA-I-RAHMET, üçüncüsi LiVÂ-İ-MAĞFİRET ve dördüncüsü de LiVÂ-i-KERAMET'.
tir. Her bir sancakla beraber, yetmiş bin melâike semadan nüzul eder. Her sancağın üstünde: