Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Hazret-i Imam-ı â'zam, Ravza-i Nebiyye vardığında, kırk gün ravzanın kapısından içeriye bakmış ve…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 393

Hazret-i Imam-ı â'zam, Ravza-i Nebiyye vardığında, kırk gün ravzanın kapısından içeriye bakmış ve dışarıda namaz kılmış.. Kırk birinci gün, yine kapıdan baktıktan sonra, Huzur-u Nebiyye ve Şebeke-i Resûle yüz sürmüş.. Kendisine.. bu hareketinin sebebini soran talebelerine:

- Kırk gün, bana işaret ve davet olunmadığı için huzura varamadım. Ancak, kırk birinci günü emr-i Peygamberi ile Ravza'ya vararak, şebeke'i Resûle yüz sürdüm, buyurmuştur.

Imam-i â'zam gibi bir zat-ı muhteremin. kırk gün huzura varamayışının sebebi, Resûlüllah'a karşı olan edebindendir. Davet-i Resülün kendisine teveccuhü, Resülüllah indindeki faziletinin işaretidir. Kendisine fahri âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden davet gelmedikçe, kendi kendisine huzura girmeye ruhsat verememiştir. Zira, Huzur-u Nebi de edep lâzi dır:

Sakın terk-i edepten, gûy-i mahbub-u Hüdâ'dır bu;

Nazargâh-ı ilâhidir, makamı- Mustafa'dır bu;

Müra'at-ı edep şartiyle gir Nâbi bu dergâha, Mutaf-ı kudsiyyandır, busegâh-ı enbiyâ'dır bu..

Ne çare? Gafil insanlık, bütün bunları tamamen unutmuş

görünüyor. Ehl-i vefa olan ehl-i Medine, o ensar çocukları

—Estagfurullah— ensar yerine kaim ve Resûl aleyhisselâtü vesselâma komşu olan bugünkü Medine halkı, çok uzaklardan aşk ve iştiyak ile gelen huccac-ı müslimiyne, 400 riyale kiraladıkları odaya bir hasır parçası, bir örtü bile koymaya lüzum görmüyor ve çoğu yaşlı ve hastalıklı insanları, taş üzerinde misa fir ediyorlar.

Bugünkü ehl-i Medine'nin bu misafirperverliğini. doğrusı iyman ve islâm ile bağdaştıramadım. Resûl aleyhisselâma komşu olmak şeref ve bahtiyarlığına nail olan bu nankörlere bakarak, misafirlerin ensar-1 kirama buğzetmelerinden korktum.

Ekserisinin gözleri. paradan ve riyalden başka bir şey görmü.

yor. Hele, Urfa'lı bir Türk mücavirin, bizi kovmasını ömrüm oldukça unutamayacağım. Paramla ayakkabılarımı tamire götürdüğüm bu Türk mücaviri, Medine-i-münevverede eskicilik yapıyordu. Bizim gibi Resûl aleyhisselâma misafir gidenleri ağırlayacağı yerde, sert ve haşin muamelede bulunması. cidden hazin ve şayanı teessüftür. Keşke, mücavir olup Medine-i münevvere'de kalacağına, Urfa'da ibadullaha hizmette bulun saydı, onun için herhalde daha hayırlı olurdu.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.