Evliyâ'ullahtan Abdüseselâm-ül-Esmer hazretleri, öyle yüce bir sultandır ki, onu yalnız müslümanlar değil, gayri müslimler dahi sever ve sayarlar. Türbe-i şerifleri Tarablusgarp'ta olup, bu sevgi ve saygı hâlâ devam etmekte ve müşarünileyhi her gün binlerce kişi ziyaret eylemektedir.
Yüksek bir evin, üst katında oturan bir yahudi ailesinin beş yaşlarındaki çocuğu, damda oynarken müvazenesini kaybederek aşağıya düşmüş. Yavrusunun düştüğünü gören annesi:
— Aman yâ Abdüsselâm, diye hazreti veliyye ismi ile gelenmiş ve çocuğunun âkibetini öğrenmek üzere sür'atle aşağıya inmiş ki, ne görsün? Çocukcağız, aşağıda avluda akranları ile oynaşıp duruyor.. Yavrusunu bağrına basmış ve sormuş.
— Bir yerin acımadı ya?
Çocuk, kemali sâfiyyetle cevap vermiş:
— Hayır, hiç bir yerim acımadı. Damdan düşerken, sakallı ve sarıklı bir amca beni tuttu ve yavaş yavaş aşagıya indirdi ve yere bırakarak kayboldu..
Bu kerameti gören yahudi ailesinin şeref-i islâm ile müşerref olduklarını söylemeğe bilmem lüzum var mıdır?
Bu gibi ufak tefek kerametleri, Evliya'ullaha çok görmemelidir. Zira, bütün kevn-ü mekân onlara müsahhar kılın-
mıştır. Evliyâ' ullah ın, sayılmayacak kadar kerametleri zâhir ve âşıkârdır.
Dersimize devam edelim:
Kıyamet günü, Allahu tealâ Resûl-ü zişânına hitap buvuracak:
— Ey Habibim Ahmed... Yâ Mahbubum Muhammed...
cennetime gir. sayısız nimetlerimi, cennet saraylarını. hurileri sana verdim, ikram ve iltifatı ilâhisi zâhir olacaktır.
Bu ikram ve iltifata karşılık, iki cihan serveri aleyhissa lâtü vesselâm efendimiz şöyle tazarrû ve niyazda bulunacaktir.
— Yâ Rab.. Ummetimin âsileri, başıboş ve kimsesiz kalacaklardır. Onları feryad-ü figan ederken nasıl bırakayım da bana ihsan buyurduğun cennetine girevim? Bu âsileri de bana bağışlamadıkça, cennete giremem... Eger. günahkâr ümmetimi bana bağışlamaz ve onları cehennemine atarsan, ben ümmetimden ayrılamam. Beni de onlarla birlikte cehenneme at. Fatımam Hasan'ım, Hüseyn'im, Rukiyvem. Zeyneb'im Kasım'ım, Tayyib'im, Ibrahim'im ümmetime fedadır. Onları da benimle birlikte cehennemine at... Illâ, ümmetimi benden ayırma.. Ya onları da benimle birlikte cennetine veya beni de onlarla birlikte cehennemine gönder. Ümmetim nârda iken.
ben cenneti ne yapayım? Onlar. cehennemde yanarlarken, ben cennette zevk-ü sefada olabilir miyim? Onlar cennete girmeyince ben de girmem, diyecek ve gözyaşları dökerek arşın önünde secdeve varacak. Rabbine ümmetinin affı için valvarip yakaracaktır.
Bunun üzerine. enbiyalar serverine hitabı izzet gelecek:
- Ey Habibim.. Başını secdeden kaldır. Şefaatin makbul ve dilediğin kabul olundu.. Üzülme. mahzun olma.. El' Habibim: cenneti senin için halk ettim. Seni nâra gönderemem.
Ummetinin âsilerini ve günahkârlarını da sana bağışladım.
Onları da cennetime kabul eyledim. Tâ ki. senin ben azim-üş- Irgad, oild 3
şân indindeki izzetin, kadr-ü kıymetin ve şerefin bütün mah lükat yanında zâhir olsun, buyurulacaktır.
Ol ehl-i vefa, mâden-i mürüvvet efendimizin. ümmetinden günahkâr bir kişinin dahi nâra girmesine rizası yoktur.
Baba, evlâdının çektiği azaba razı olabilir mi? Resûl-ü efham efendimiz, bize nefsimizden de, ana ve babalarımızdan da ya kın, bizlere karşı aklın alamayacağı kadar şefkatli ve merhametlidir. Bu sebeple. bütün gücümüzle ona ümmet olmağa çalışmalı ve bu şerefe lâyık olmalıyız. Yalnız. bu lûtf-ü ilâhi bize kâfidir. Onu sev: canından, malından, evlâdindan, her şeyinden fazla sev…. Iymanın kemali, onu her şeyden ziyade sevmekle mümkündür. Ona, daima salât-ü selâm oku.. Onun alini, evladını, ashabını, ensarını da sev ki, SEVEN SEVDİĞI